AKP oyları hızla düşüyor!

Şinasi Kula yazdı

1 Eylül 2015 00:11
A
a
Yıl 2002

Adalet ve Kalkınma Partisi adı ile kısacık bir zaman dilimi öncesi kurulmuş bir parti ilk girdiği genel seçimlerde ortalığı silip süpürüyor tabiri caiz ise! Aslında bu yeni kurulmuş partide, birçoğu siyasi arenanın tanınmış isimlerinden. Erbakan’ın takımından hepsi de yani eski milli görüşçülerden. Erbakan’ı unutmak olası mı? Hani zimmetine para geçirmekle yargılanan ve suçu sabit bulunup hapis cezasını evinde geçiren Necmettin Erbakan’dan bahsediyorum. “Biz gömlek değiştirdik” söylemi ile yeni parti kurup kendilerinden ayrılanlara sinkaflı göndermelerde bulunsa da sonucu değiştirememişti hatırlayacağınız gibi…

Anımsayın ilk genel seçimlerde kaç milletvekili çıkarmıştı AKP?

Tamı tamına, 363 milletvekiline sahiptiler.

Yıl 2007

Yine aynı AKP bu genel seçimlerde 341 milletvekili çıkarıp iktidarı ele geçirmişti. Milletvekili sayısı düşse de onlar yine iktidardı.

Peki, 2011 yılında durum ne idi?

Bu kez 327 milletvekili ile yetinmek durumunda kalarak üçüncü kez iktidar koltuğundaydılar.

Bir de yakın zamana dönelim haydi gelin!

2015 yılının 7 Haziran gününü anımsayalım. Bu kez tam bir hayal kırıklığı yaşamak durumunda kalacaklarından habersiz biçimde seçimlere giren AKP zoru zoruna 258 milletvekili çıkarabilecekti. On üç yıla yakın sürdürdükleri iktidar koltuğuna veda etmek zorunda kalacaklardı.

“Eee, veda ettiler mi” diye bir soru sordunuz biliyorum. Hayır, sizin de gördüğünüz gibi etmediler. Seçim hükümeti adı altında öyle ya da böyle Ahmet Davutoğlu Başbakanlığında hala devleti yönetmekteler. Ama benin vurgulamak istediğim çok hayati konu başka. Gelin bu rakamları bir de yan yana gösterelim ki çok daha vurucu olsun…

Yıl 2002,AKP milletvekili sayısı:363

Yıl 2007, AKP milletvekili sayısı:341

Yıl 2011. AKP milletvekili sayısı:327

Yıl 2015. AKP milletvekili sayısı:258

Biliyorum ki şimdi demek istediğimi çok daha net anlatabildim. Gittikçe eriyen ve her seçimde iktidar olamayacak biçimde sayısal gücünü kaybeden bir partiden söz ediyoruz.

Şu an ülkemizde yaşanan vahim olaylara hepimiz tanıklık etmekteyiz. Oluk oluk kan, gözpınarlarından sel olup akan ve dinmeyen gözyaşları! Anadolu’nun her yanı ağlayan ANA-DOLU.

Analar ağlıyor bu memlekette fasılasız biçimde. Gencecik insanlarımız ecelsiz biçimde toprağa birer birer sarmalanıyor. Al kanlar içerisinde sarmalanıyorlar. Gün geçmiyor ki bir polis ya da asker şehit edilmesin! Gün geçmiyor ki bunca yıl “açılım” adı altında giderek palazlanmış ve küstahlaşmış bölücü örgüt ülkede terör estirmesin. Canları istediği zaman güneydoğunun bazı yerleşim birimlerinde “özerklik” açıklaması yapmasın!

1 Kazım 2015 Pazar günü bu ülkede erken seçim yapılacak, artık herkes buna kilitlendi. İyi de her kafadan bir ses çıkmaya, senaryolar uydurulmaya devam ediyor bu kaos içerisinde. Erken seçimin olmayacağına, bir yıl sonrasına erteleneceğine dair söylentiler. Seçim ortamının sağlanamamasını gerekçe göstererek bu tarihin uzatılacağı senaryosunu yazanlar var!

Ben müneccim değilim, bir ay sonrası için garip ülkemde tahminlerde bulunmam olası değil. Yani seçimler ertelenir mi ertelenmez mi bunun doğruluğunu teyit edemem. Lakin şunu net bir biçimde yazıp söyleyebilirim. Tüm bu yaşananlar, tüm bu gerçekler doğrultusunda bir öngörüde bulanabilirim. Ve diyebilirim ki AKP’ye zamanında o ya da bu gerekçeyle oy vermiş onlarca insandan edindiğim bilgiler ışığında; bir daha tek başına iktidara gelmesi kesinlikle olanaksız. Devlet Bahçeli liderliğindeki MHP, her türlü şaşırtmaca ve kitlelere güven vermeyen(ve hatta tabanını sinir eden) çizgisine rağmen %12 oranında oy alacak teşekküldedir. Bahçeli’ye rağmen bu partiden şaşmayacak olan kitlenin AKP’ye oy vereceğini düşünmüyorum. Yani milliyetçi tabandan oy beklentileri boşunadır…

Şimdi ilk başta yazdığımı son cümlemde de yazarak bitireyim yazımı.

AKP oyları hızla düşüyor!

 

Başta Muharrem Şenel olmak üzere(2)…

Değerli okurlarımız anımsarlar, 25 Ağustos Salı günkü köşe yazımda bu başlıkla bir yazı yazmıştım. Muharrem Şenel başta olmak üzere, partisine kırgın herkese bir gönderme yaparak yazımı şöyle tamamlamıştım…

“Şimdi başta Muharrem Şenel olmak üzere, onun konumundaki tüm küskünlerin, kırgınların, hayal kırıklığı yaşayanların yapması gereken tek bir eylem vardır. Cumhuriyetin devamından yana, Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimlerinden yana bir yaşam biçimini tercih eden tüm insanların ivedi biçimde birleşmesi ve güçlerini birleştirmesi gerekmektedir. Zira diğer türlü davranıldığında, küsüp kırılacakları bir dünyayı dahi mumla arayacakları kesindir…”

Muharrem Şenel bir açıklama yaparak partisine geri dönüşünü haykırıyor adeta. Şöyle diyor açıklamasında; “145 gün sonra, kanat çırptığım ama asla uçmayı düşünmediğim yuvama döndüm. 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı kutladığımız; birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla gereksinim duyduğumuz bu anlamlı günde; koltuğa adeta yapışmış, Atatürk"ün "Yurtta Barış Dünya'da Barış" ilkesinin tersini ispatlamaya çalışan iktidara karşı mücadeleye CHP saflarında devam ettiğimi bildiriyor, herkesi kucaklıyorum…”

Şenel, ülkenin bu hayati döneminde yurtseverlik örneği gösterdi öncelikle onu kutlamak lazım. Şimdi sıra diğer kırgınlarda ya da dargınlardadır. Gün birlik ve beraberlik günü ise, yapılması gereken de budur zaten!

 

OZANCA

 

Uyur idik uyardılar

Diriye saydılar bizi

Koyun olduk ses anladık

Sürüye saydılar bizi… Pir Sultan Abdal

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi