AKP olmadan istikrar imkânsız!

Şinasi Kula yazdı

30 Temmuz 2015 00:07
A
a
İktidar partisinin Eskişehir il başkanının iddiası bu. Dündar Ünlü, genel seçimlerin şokunu üzerinden atmış olacak ki, birkaç gün önce basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Hâlbuki çok değil, 53 gün önce genel seçim sonuçlarının belli olduğu günün sabahında çıkan gazetelere bir göz gezdirin. Belleklerimizin zayıf olduğunu çok iyi bilen biri olarak yazımı okuyan herkesten tekrar rica ediyorum; o günlerde gazetelerde hem Dündar Ünlü’nün, hem de Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın hüsrana uğramış bezgin fotoğraflarını ve açıklamalarını net görebilirsiniz. Bu sonucu beklemiyordum, hak etmedik gibilerinden açıklaması yapan Nabi Avcı’nın da, Eskişehir bazındaki yenilginin nedeni benim türünden açıklamasında bulunan il başkanı Ünlü’nün de fotoğraflardaki hüzünlü bakışları taptaze belleğimde inanın. Ve çabuk unutan halkımıza minik bir anımsatma daha yapmak isterim. Çok değil, seçimlerden üç gün sonraki 20 Haziran 2015 Çarşamba günkü köşe yazımda ne demişim bakınız… (http://www.anadolugazetesi.net/akpnin-diinda-tum-partiler-kazandi-mi-yani-a-12698.aspx)

“Çok yakında bir genel seçim tekrarı yaşanacak görünen bu” demişim. Henüz seçimlerden üç gün sonra söylediğim bu sözü Ahmet Hakan, Yılmaz Özdil, Bekir Coşkun gibi ulusal ölçekte tanınmış isimler söyleseydi, ciddiye alınıp yüz binlerce kez paylaşılırdı sosyal paylaşım sitelerinden. “Adım Hıdır, elimden gelen budur” demiş benim güzel yurttaşım bir zamanlar. Benim için de geçerlidir bu, yerel bazda, minicik bir kalemle elimizden gelen budur diyerek sürdüreyim yazımı. Az önce de vurguladığım gibi yenilgi şokunu atlatan Sayın Ünlü’nün açıklamalarından yola çıkarak bazı sorularımızın yanıtlanmasını dileyelim hiç değilse! “Biz olmadan istikrar olmaz” diyen değerli hemşehrime şu an iktidarda hala siz yok musunuz? Başbakandan bakanlara, danışmanlardan üst bürokratlara kadar seçim öncesindeki isimler yine koltuklarında oturmuyorlar mı? Ben bütün partilere eşit olduğunu söyleyip, içimde bir aslan yatar diyerek o aslanın da siz olduğunuzun altını çizen Cumhurbaşkanlığı makamında oturan Recep Tayyip Erdoğan hala görevinin başında değil mi? Değişen ne de, sanki bu “işe yaramaz” vurgusunu sürekli yinelediğiniz muhalif partilerden biri iktidardaymış algısını yaratıp açıklamalar yapabiliyorsunuz? Yani zaten siz vardınız, şimdiye kadar geçen sürede de sizsiniz erk olan. Sorumlusu sizsiniz yani tüm olan bitenlerin! Polisimize, askerimize kıyanlara ve onun meclisteki uzantısı olduğu imasında bulunduğunuz partiye verip veriştiriyorsunuz ağzınıza sağlık! “HDP’ ye iyi niyetle oy vermiş, barış söylemlerine inanmış halkımıza sesleniyorum; lütfen kanlı ellerle el ele tutuşan bu zihniyete ilk fırsatta gereken dersi verin” diyorsunuz. İyi de on iki yıllık iktidarınız döneminde bu partinin yöneticileri ile ve hatta kimi zaman da (MİT aracılığı ile) İmralı’daki ile görüşmeler yaparak açılım adı altında bunları muhatap sayanlar kimdi söyler misiniz? Habur’dan araçlar üzerinde davullu zurnalı karşılayanlar, mahkemeler kurduranlar kimlerdi? Barzani’yi resmi devlet töreni ile karşılarken; Şivan Perver ile İbrahim Tatlıses’i de yanına alarak kardeşlik mesajları verenler kimlerdi? O Şivan Perver ki; Pkk terörist bir örgüt değildir, terörist olan devlettir” diyerek koca bir Türkiye Cumhuriyeti’ni dünyaya terörist diye lanse eden zat değil miydi? İslamiyet ile terörizmi eşdeğer göstermek için adeta ABD’nin ve haçlı ordularının tetikçiliğini yapan, tekbir sesleri ile ve merhametsizce Müslüman kanı akıtmaya devam eden Işid için tek bir sözünüzün dahi olmaması sizi basın açıklamanızdan sonra üzmedi mi? Benim geçmiş yazılarıma bir göz atın lütfen! Tek bir partiyi göklere çıkaran tek bir yazımı görebilecek misiniz? Üstüne üstlük dalına dalına korkusuzca bindirdiğim en çok yazılar yazdığım parti hangisidir görünüz! Ama şunları söyleyerek rahatladığınızı ya da tarihsel görevinizi yerine getirdiğinizi düşünüyor musunuz; “Zaten Eskişehir’de CHP iftira dışında başka ne iş yapmaktadır…” Yukarıdaki paragraflarda sıraladığım ve sizlerden yanıt vermenizi dilediğim sorularımı da mı Eskişehir’deki CHP’liler sorduruyordur bana? Ya da sizin tanıdığınız herhangi bir CHP’li bu soruları yüzünüze sormuş, sizden yanıt istemiş ise lütfen beni tanıştırınız o kişi ile. Ona hemen saygımı söyleyeyim ve diyeyim ki; “sizin gibi bir CHP’li vardı da ben neden şimdiye kadar tanıyamadım affedin…”

Türk Dünyası Vakfı’nın hizmetlerine nankörlük ettikleri için belediyelere de göndermişsiniz. Diyorsunuz ki; “Kültür gezilerini çıkardığınızda belediyelerin ne iş yaptığını bize kim anlatacak?” O belediyelerin kültür gezilerini övüyor musunuz, yeriyor musunuz sanırım övüyorsunuz! Çünkü kardeşlik, dayanışma, tanışma, kaynaşma söylemleri altında sayısını unuttuğum gezilere imza atanları unutmadık biz de. Tataristan’dan Azarbeycan’ına, Kırım’ından Kazakistan’a, Makedonya’dan bilmem neresine kadar ilgisi olan da olmayan da geziye götürüldü mü götürülmedi mi? Türk Dünyası bu muhteşem organizasyonunda ülkemize ve Eskişehir’imize ne kadar büyük katkı sağlamışsa, belediyeler de ucundan kıyısından da olsa takdiri hak ediyordur öyle değil mi?

Dündar Ünlü’yü ben her şeyden önce Eskişehir’imin bir çocuğu olarak görürüm. Aslında politikadan sıyrıldığı anlarda mülayim ve yapıcı kişiliğini de hissederim. Demem şudur değerli hemşehrime; vatanımızın bölünmez bütünlüğü, bağımsızlığımızın yeniden tescili, Atatürk’e ve Cumhuriyet değerlerimize bağlılık ekseninde birleştirici olmanın tam zamanı değil mi? Böylesi bir gündemle de birlik ve beraberlik vurgusunun zamanı şimdi değilse ne zaman? “Vatan aşktan üstündür” diye bir şarkı vardı mazide kalan. Siyaset ya da içinde bulunduğunuz politika sahnesini bir aşk olarak görüyorsanız; VATAN aşktan gerçekten de üstündür. Çocuklarımızın, hatta torunlarımızın öldükten sonra ardımızdan göndermelerini ben önemsiyorum, ya siz?

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi