Şu parti üç, bu parti iki, diğeri bir çıkarır.
Ya da üçer milletvekilini paylaşır iktidarla ana muhalefet.
Her gazete köşesinde tahminler.
Bazen her hafta tahminleri değişenler.
Geçen hafta yazdığını unutanlar.
Tahminden öte içinden geçeni tahmin diye yazanlar.
Üst üste erken seçim yaşarsanız tüm bu olanlara tanıklık etmek de doğal kanımca. Herkesin bir dünya görüşü doğrultusunda gönlünden geçeni dillendirmesi de doğal. Lakin bunu gözü kapalı biçimde, hani tabir caiz ise tamamen amigoluk biçiminde yapılmasıdır itici olan. Gözümüzün içerisinde bakarak eğrileri doğru gibi yutturma çabalarıdır yakışıksız olan…
Eskişehir’de son on beş yılda yaşananlardan memnun olmayanların sayısı ile memnun olanların sayısını karşılaştırdığınızda nasıl bir sonuçla karşılaşırsınız? “Memnunum” diyenlerin sayısı, “değilim” diyenlerin sayısından daima fazladır. Buna yüksek tahsil için kentimize gelen genç evlatlarımızı da dâhil edebilirsiniz. Bu gerçeğin altında imzası bulunan Yılmaz Büyükerşen isminden, malum güruhun neden ürktüğünü anlamak için adınızın Zeki olması gerekmez! Her türlü Ali Cengiz oyunlarına rağmen, engellere rağmen engel olamadıkları; her dört beş yılda görmek zorunda oldukları korkulu rüyayı o isim sayesinde yıllardır görmektedirler…
Bir baş belası yetmiyormuş gibi, yıldızı parlayan ve yıldızının parlaklığını kentimize yansıtan bir de Ahmet Ataç ortaya çıkarsa ne olur peki? Ne olacak, Eskişehir yaşanası kentlerin başında anılmaya başlanır her ankette elbette. Bu iki başarılı ismi gören Eskişehirli Odunpazarı için de bu dünya görüşünden bir başkanı seçelim diye “üçleme” yaparsa! Seçtikleri kişi de Milletvekilliğinden vazgeçecek kadar işe sevdalanırsa ne olur? Kazım Kurt olur ne olacak…
Her türlü zor koşullara rağmen, iktidardan zerre kadar destek bulamamalarına rağmen bu kentin insanlarına “Eskişehirliyim” demenin gururunu tattırırlar…
Bunlar Eskişehir’in gerçeği benim değil!
Ve mutsuz birileri ne yaparlarsa yapsınlar bu gerçeği değiştiremiyorlar görüldüğü üzere…
Şimdi gelelim 1 Kasım seçimlerinde Eskişehir manzarası ne olur sorusuna. Tahminde bulunmak kolay, sallarsınız köşenizden olur biter. Tahmini tutturursanız haftalar boyu her köşe yazınızda kasım kasım kasılırsınız. Değil tutturmak, yanından bile geçemezseniz daha kolay. Adını bile anmazsınız nasıl olsa unutulur!
Bunun için tahminden öte şu gerçeği sormak gerekir seçmene. AKP on üç yıllık iktidarı döneminde ne yaptı, nasıl bir güzellik kattı bu kente? Hani ekstra dedikleri türden nasıl bir ayrıcalık sundu? Şimdi hemen “Türk Dünyasını unutma naköööör” diyecek birisi. Ben de ona diyeceğim ki, yahu sen yirmi yıla yakın bir zamandır bu kenti marka etmiş insanların emeklerini görmemek için üç maymunu oynarken ben sana bu denli kızıyor muyum? Takdir etmek bir yana, yerin dibine sokma adına ithal zurnalar getirtip kentini kötületirken alı al moru mor oluyor muyum? Yaşadığın kente misafir gelip, hemşehrilerini ahlak yoksunu diye itham eden borazanları alkışlamandan ötürü “yazıklar olsun” diyor muyum?
Ben sadece sana yanıtla diye bir soru soruyorum;
AKP Eskişehir’de ne yaptı ki 3 milletvekili çıkarsın?
İnsan hayatından daha mı değerli?
Seversiniz ya da sevmezsiniz diye başlar kimileri. Orta yolu bulmak adına insanları belki de sakinleştirmek adına bir başlangıç sözcüğüdür aslında. Buna gerek duymuyorum ister sevsinler ister sevmesinler. İster takdir etsinler, ister nefret etsinler icraatlarından ötürü. Ama bir insana binlerce kişi bir ağız olup küfür etmesinler kardeşim. Bu mudur insanlığa yakışan biçim? Kimin içindir bu sözlerim? Mesut Hoşcan için elbette. Eskişehirspor Kulüp Başkanı Mesut Hoşcan için…
Bu adamı iki yıl önce kulüp başkanlığına layık görüp oylarınızla seçenler sizler değil misiniz? Eskişehirspor’un iyi gittiği dönemlerde alkışlayan, birlikte sevinip birlikte yenilgilerde hüzünlenen sizler değil misiniz? Nasıl bir anda gözünüzü karartıp tukaka ilan edebiliyorsunuz? Ne oldu, ne değişti de acıda sevinçte beraber olduğunuz insana koro halinde ağza alınmayacak sözlerle imha edebiliyorsunuz? Memnuniyetsizliğinizi dile getirmeniz, onu istememeniz, istifasını istemeniz son derece insancadır. Ama onu infaz edecek biçimde hedef almanız, sağlığına kastetmeniz hiç de insanca değil! Bir insanın yaşamından daha mı önemlidir tutkularımız? Mesut Hoşcan’ın hastaneye kaldırıldığı haberini duyunca gözümün önünden film şeridi geçti adeta. Ters düştüğümüz konular olabilir, beklentilerimizin karşılık bulmayışı hayal kırıklığına neden olabilir karşılıklı. Ama “iyi ki onun kalbini kıracak hiçbir eylemim, tercihim olmadı Allah’ım” dedim haberi duyar duymaz. İnsan hayatı bir kerelik sunulmuş bir armağandır insana zira.
Gelmiş geçmiş olsun Mesut Hoşcan…
OZANCA
Sana düşman, bana düşman
Düşünen insana düşman
Vatan ki bu insanların evidir
Sevgilim, onlar vatana düşman… Nazım Hikmet RAN
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Eskişehir’in 7 olan milletvekili sayısında ibre kimden yana?
Tarkan Demir
İl Emniyet müdürü hesap versin
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy