Soner Yüksel yazdı
Mevcut Stadyumu kapatın sonra Spor Bakanı’nı açılışa çağırarak yeniden açın…
Dede Korkut parkını birkaç aylığına Odunpazarı Belediyesi’ne devredin, sonra geri alın, yeniden açın...
Sazova Park içinde A.Ü. devrolan Kubbeyi siz yapamıyorsunuz diyerek geri alın ve Başbakan’ın katılacağı bir törenle görkemli bir açılış yapın…
Tabi bunlar şaka, İşin latifesi bir yana diyeceğim ama diyemiyorum. Şehri Derya parkını yıllar önce görkemle açan ve ardından Belediye’ye devredip sonra ondan geri alan ve herhangi bir farklılık olmadan kamu harcaması yaparak yeniden hizmete açan kafanın çok sağlıklı bir kafa olmadığı ortadayken bunu tebessüm ederek geçiştirmek basit kalır diye düşünüyorum.
Fıkranın, şakanın ötesinde insanın zekâsıyla dalga geçer, gözüne sokar gibi yanlış mı yanlış bir iş…
Belki Eskişehir’e onca hizmet getiriyor, yatırım kazandırıyor ama İktidar partisi tüm bu yapılanlar için insanlar teşekkür, takdir beklemek yerine hepsini iç eden uygulamalara imza atıyor. Bozulan elektronik eşyaları kapatıp açarak çalıştıranlara rastlamıştık ama bozulan parkı kapatıp açarak çalıştırmak hakikaten sevgili Cihan Yıldırım’ın yazdığı gibi “Fıkra” adeta.
Şanlı değil de başkası kazansaydı…
Eskişehir’in en küçük en şirin ilçelerinden birisi Han ve karınca kararınca bir şeyler yapmaya çalışan gerçekten halk adamı, işçi bir Başkanı var. Geçtiğimiz günlerde Kamu- Der’in ülke çapında yaptığı geleneksel anket sonucu Han Belediye Başkanı Erdal Şanlı’nın Yılın Belediye Başkanı seçildiğini okuyunca inanın çok mutlu oldum.
Biliyorum ki ve hatta biliyoruz ki bu ödülü Şanlı değil de başka bir Belediye Başkanı alsaydı hemen herkesin haberi olur, şaşalı, kımıl kımıl başlıklar atılır demem o ki pazarlaması çok çok üst düzey yapılırdı. Ancak Şanlı’nın ödül aldığını duyan insan sayısı bile inanın çok az oldu.
Hem haberi olmayanlar varsa haberdar edelim hem de Şanlı’yı tebrik edelim diye not düşmek istedim. Düşük bütçeler ile yapılan işlerin karşılık bulması ve ilçe belediyelerinin de ciddiye alınması bence önemli bir husus.
Anormal değil mi?
Bilmem dikkatinizi çekti mi? Eskişehir trafik açısından sıkışık, dar ve sorunlu ama birkaç haftadır alıştığımızın daha da ötesi ve neredeyse İstanbul mu burası dedirten farklı bir sıkışıklık var. Tamam, hafta sonu, güneşin son demleri, herkes kendini dışarı atıyor ama bu durum onunda ötesi hiç rastlamadığımız kadar sorunlu bir şekilde. Hatta şehir içi çok fena olur diyerek çevre yoluna sapanlar bile kaçamıyor bu tıkanıklıktan. Ankara yönü, Kütahya yönü, İstanbul yönü inanın şehir içinden farksız ve isyan ettirecek kadar yavaş ilerliyor.
Çok araştırdım, merak ettim ama ne yazık ki bu durumun neden kaynaklandığını bir türlü çözemedim. Şehre gelen günübirlik turlar toptan mı çıkış yapıyor? İnşaat kamyonları sözleşip aynı anda mı trafiğe çıkıyor başka bir şey mi bilemedim. Belki bir bilen, duyan vardır diye sorayım istedim. Sizce de bu durum anormal değil mi?
Tebrikler Atlan ailesi
DHA’nın uzun yıllardır emektarı, sevgili meslektaşımız Kemal Atlan artık bir kız babası. Sevgili Meral ile birlikte bundan sonra minik Elif’i büyütecek ve çekirdek aile sıcaklığını daha da pekiştirecekler. Nicedir gönüllerinden geçen Elif ile birlikte Atlan ailesine sağlıklı, mutlu, huzurlu bir ömür dileriz. İnşallah Elif, Defne, Rüzgâr, Ömer diye sıralayıp gideceğimiz bu yeni nesil, gazeteci ailelerinden genetik miras kalan işlerle değil de daha az stresli keyifli, huzurlu işlerle meşgul olurlar. Hepsinin bahtı güzel olur inşallah.
Tehlikenin farkında mısınız?
Geçen gün Yılmaz Büyükerşen’in Ilıca Barajı’nda yaptığı açıklamaların içinde ciddi bir tehlikeye dikkat çekilmesine rağmen bu ana gündemin biraz dışında kaldı. Baraj’ın engellenmesi v.s. gibi konuların arasında kaybolup giden bu gerçek aslında Eskişehir’in biraz da kurak geçeceği tahmin edilen kış mevsimi öncesi alarma geçmesine sebep olmalıyken nedense kimseden tık yok.
DSİ uyarıyor, su kaynağımız Porsuk barajında su seviyesi yüzde 45’in altına indi diyor. Bir başka yazıda ise birkaç ay içinde ortalamanın altında yağış beklendiği dile getiriliyor. Nereden bakarsanız bakın bu kuraklık demek. Bu Eskişehir seneye ciddi bir sıkıntı yaşayabilir demek. Ankara’nın yıllar önce yaşadığı sıkıntı bu kez Eskişehir’de kendini gösterebilir demek.
Önce bu gerçeği ön planda tutar ve tehlikenin farkına varırsak. Sonra böylesi durumlarda can simidi olabilecek bir barajın neden ve kimler tarafından engellediğini sorgulamak daha doğru olacaktır. Zira yıllar önce bitmesi gereken bir baraj hala bitmediyse, engel olunduysa 6 ay sonra yaşayabileceğimiz sıkıntının müsebbibi de o olacaktır. Ama bu durum yaşanacak sıkıntıyı gidermeye yetecek mi derseniz bence önümüzdeki 6 ayı hızlı kullanalım derim.
Bakalım GS ne ceza alacak?
GS- FB derbisinin özetini izlerken sahaya atılan maddelere takıldı gözüm. Yan hakemi bile yaralayacak kadar çok yabancı maddenin atılması mı bundan etkilenen kişinin maçın hakemi olması mı daha sıkıntılı bilemiyorum. Tek merak ettiğim bu herkesçe paylaşılan malum görüntülere rağmen GS acaba nasıl bir ceza alacak?
İnsanlara başkasına zarar vermediği halde terörist muamelesi yapanlar, sabahın köründe operasyon yapan ve evinden aldırıp günlerce gözaltında tutan zihniyet acep bu konuda nasıl adaletli çok merak ediyorum.
Peşin hükümlü, önyargılı, önceden sipariş bir şey not düşmek istemiyorum ama içimdeki ses bu işin sadece para cezasıyla sınırlı olacağını fısıldıyor bana. İşte bu yüzden futbol ve adalet kelimesi pek yan yana gelmiyor ya, inşallah yanılan ben ve benim gibi düşünen Anadolu çocukları olur.