Ahmet Ataç Nereye Koşuyor?

Ahmet Ataç Nereye Koşuyor?

15 Ekim 2014 09:35
A
a
Biliyorum “Turgut nereye koşuyor” türünden bir algı oluşturdu sizde ama bizim örneğinimiz ya da konu kahramanımız diğerinin tersine güzel bir örnek. Hem de oldukça üretken! Bizim onu köşe yazılarımızda göklere çıkarmamız, ya da yerin dibine sokmaya kalkmamız, var olan gerçeği pek değiştirmez. Zaten ianesi iştir kişinin gerçeği doğrultusunda yaptıkları, ölümlü dünyada geriye bıraktığı eserleridir kişiyi en iyi anlatan…

Anadolu’nun incisi Eskişehir’den selamlar sevgiler diye söze başlarım her sabah ES TV ekranlarından. Boşuna söylemem, ya da laf ola torba dola türünden değildir tanımlamam. Bu ülkenin 81 vilayetinden nice insan bilir bunun doğruluğunu. İyi de bu kanı ne zamandan beri oluşmuştur ülkem insanın beyninde ya da yüreğinde? Yirmi yıl öncesine kadar Çamurkent olarak burun kıvrılan, turistik seyahatler için hiçbir turizm şirketinin listesinin sonunda dahi yer almayan bu kentte sihirli değnek mucizesi mi yaşandı? Aynen öyle oldu!

Büyükşehir örneğinde olduğu gibi, Tepebaşı bölgesinde de bir siyasi sihirbaz hünerlerini sergiledi. Günü kurtaran nice politikacının tamamen aksine projeler üretti. Ürettiği projeleri hayata geçirmek üzere kaynaklar yarattı. Halka tepeden bakmak yerine onlarla iç içe olarak, onlara dokunarak, onlara sarılarak müdahil kıldı kendine inananları. “Cami de bizim okul da” diyerek statükonun dışına, halkın içine daldı…

Dün “Sabah Kahvesi” programımda konuğumdu Sayın Ataç. “Akıllı Şehir” Projelerinin, Avrupa Komisyonu tarafından kabul edildiği ve beş milyon Euro hibe verileceğini müjdeledi. Üstelik yirmi ülke projesi arasında ikinci sırada değerlendirilerek değerlendirildiğini açıkladı kamuoyuna. Proje Aşağısöğütönü bölgesindeki otuz dönüm alanı kapsayan “Yaşam Köyünde” gerçekleştirilecek. Gereksiz tüketimden arınan, tükettiklerinin hiç değilse büyük bir bölümünü üreten toplumlar yaratmak için cesur adımlar bunlar. Örneğin bisiklet kullanımını özendirici yollar yaratarak, insanları araç kullanımından arındırmak! Hava kirliliğinden ve müthiş benzin masrafından kurtarmak! Güneş enerjisini en iyi biçimde değerlendirerek kendi elektriğimizi üretebilmek! Elektrikli araçların çoğaltılmasını sağlamak! Çiftçinin korkulu rüyası olan susuzluğa çare adına, güneş enerjisinden yararlanıp üretilen elektrik sayesinde yeraltından su kaynaklarını değerlendirmek! Köy Enstitülerinden feyiz alınarak “Kent Enstitüleri” projesini olgunlaştırıp hayata geçirmek de Ahmet Ataç’ın hayallerinden biri sadece. Tüketiciliğe alıştırılmış bir gençlik yerine, üreten nesiller yetiştirmek için projeler yaratmak! Uçmuş bu Ataç gerçekten uçmuş! Bu adamdan kurtulmanın en iyi yolu, genel seçimlerde el birliği ile Ankara’ya yollamak benden söylemesi…

Sen gazeteci misin, manav mı?
Birkaç gün önceki yazımda kısaca değinmiştim, eşlerimizi de yanımıza alarak Pazar günü Mihalıççık ve Gürleyik gezisi yaptık. Dolmuşta giderken, gazetemizde her Çarşamba köşe yazılarını keyifle okuduğumuz Hüseyin Güven kardeşim rehberlik ediyordu. Geçtiğimiz yerleri tanıtıyordu bizlere. Bir ara “ben manavım” diye söz çıktı Güven’in ağzından. Sevgili Bülent Özyazıcı da kafasını sallayarak onayladı “ben de manavım” diyerek. Hiç gecikmeden takıma katıldım “ben de manavım” dedim ki demez olaydım. Benim yârim olacak İzmir çıkıntısı, alaycı biçimde suratımıza bakarak şöyle dedi; “hadi oradan ya, mademki manavsınız el âleme ne diye gazeteciyim diye yutturuyorsunuz kendinizi…”

Gülüşmelerden sonra Hüseyin Güven Pazar günü yapacakları bir etkinliğe davet etti bizi. Uyuşturucuya dem vurmak adına hazırlanan bir tiyatro gösterisineydi bu davet. Sunuculuğunu da çok güzel yaptığı bu etkinliğe emek veren tüm hemşehrilerimi, başta Engin Şahan olmak üzere tebrik ediyorum. Uyuşturucu ile yok edilmek istenen gençliği kaybetmemek adına cesurca savaşı göze alan her yiğit insana selam olsun!
 
OZANCA

OĞLUM
İçimdeki harın nedenini sorarlar
Benim senden başka sızım mı var oğlum
Yurdumda beni göçmen sayarlar
Gidecek başka yurdum mu var oğlum
Benim sizden gayrı derdim mi var oğlum…

Bir yanda ülkem, bir yanda sen
İkiniz de yaralı, kaderine küsen
Uğrunuza feda bu can bir bilsen
Gidecek başka yurdum mu var oğlum
Benim sizden gayrı derdim mi var oğlum…

Yatarım aklımda, kalkarım aklımdasınız
Sevgisi arttıkça artan, gizimde saklımdasınız
Kimi kaybetme korkum, kimi yaşatansınız
Gidecek başka yurdum mu var oğlum
Benim sizden gayrı derdim mi var oğlum…
                                              Şinasi KULA
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi