Prof.Dr. Alper Çabuk

Afetler doğal, olumsuz etkileri doğal değil...

15 Ağustos 2016 09:00
A
a
Sizce de son haftalarda hava durumu alıştığımızın ötesinde aşırı sıcak değil mi? Bir de şu sağanak yağmurlar; sanki tropik yaz yağmurları gibi geliyor bana bu yağmurlar..
 
…………………..
 
Washington Post gazetesinde çıkan bir habere göre, Ortadoğu’yu kasıp kavuran sıcaklıklar önümüzdeki yıllarda daha da yükselecek. Habere göre bu bölgede hava sıcaklıklarının bu yıl vahşi seviyelere ulaştığını İran, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde sıcaklığın kimi zaman 50 derecenin üzerinde ölçüldüğü, bu dalganın, “yeryüzüne cehennemi getirecek” küresel ısınmanın açılış perdesi olabileceği belirtiliyor. Haberde Basra kentinde yaşayan ve Haziran’dan beri çok gerekmedikçe evden çıkmayan 26 yaşındaki üniversite öğrencisi Zainab Guman, bu durumu şu şekilde ifade etmiş:
“Dışarı çıkmak yangının içine girmek gibi. Sanki tüm vücudunuz, teniniz, gözleriniz, burnunuz yanıyor.”
Elektrik kesintilerinin günde 12 saati geçtiği Irak’ta, aşırı sıcaklar nedeniyle işyerleri zorunlu tatilde, çiftçiler hasat yapamıyor, IŞİD’le savaş yüzünden evlerinden olan ve çadırlarda kalan on binlerce Iraklı için yardım çalışanları “Pek çoğu muhtemelen ölüyor, ama haberimiz olmuyor” diyor.
 
Birleşmiş Milletler Yüksek Göç Komiserliği Başkanlığı’na göre geçen yıl yeryüzünde yaşayan her 120 kişiden biri bölgesel çatışmalar, afetler, terör, ülkedeki baskılar nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kalmış. Küresel iklim değişiklikleri bunun her geçen yıl biraz daha da artacağını gösteriyor. BM Kalkınma Programı Arap Bölgesi Büro Şefi Adel Abdellatif, iklim değişikliği yüzünden günümüzde yaşanandan çok daha büyük çatışmaların ve yeni mülteci krizlerinin yolda olduğu görüşünde. “Bu inanılmaz sıcaklar, iklim değişikliğinin şimdiden büyük zarar verdiğini gösteriyor. İklim değişikliği giderek bölgenin tarihinde karşılaştığı açık arayla en büyük sorun haline gelecek” diyor.
 
.........................
 
Ortadoğu’yu iyi bilen biri olarak çok yerde ifade etmişimdir; Petrol kaynakları bölge için bir şans değil… Arap Yarımadası depremlerden etkilenmez, dolayısıyla tarih boyunca katı kalmış, kırılmamıştır. Anadolu toprakları Arap Yarımadası’nın da baskısıyla tarih boyunca büyük depremlere sahne olmuştur. İşte bu depremlerin yer altında oluşturduğu kırıklar, Anadolu topraklarında çoğu yerde petrolün büyük miktarlarda birikmesine olanak vermemiş ya da petrol yer altında daha alt seviyelere inmiştir. Diğer taraftan depremlerden etkilenmeyen Arap Yarımadası petrol açısından zengin hale gelmiştir. Ancak depremlerden etkilenen Anadolu topraklarında biyolojik çeşitliğimiz artmış, doğal güzelliklerimiz-yüzey sularımız oluşmuş, verimli tarım topraklarımız ortaya çıkmış, bölgemizin klimatik özellikleri daha yaşanabilir hale gelmişken, Arap Yarımadası kupkuru düzlüklerle şekillenmiştir. Hangisi daha büyük zenginlik sormak isterim sizlere, korursak hiç tükenmeyecek yer üstü kaynakları ve zenginliği mi, yoksa birkaç yüzyıl boyunca zenginliğe neden olacak ancak Dünya’nın süper güçlerinin iştahını kabartan petrol mü?
 
.........................
 
Depremler gezegenimizi yaşanır hale getiren güzel doğa olayları. Yeter ki, gezegenimize ve onu oluşturan sistemlere uyumlu olarak yerleşimlerimizi planlayalım, ona uygun mühendislik, mimarlık çözümleri ortaya koyalım. Geçen haftaki yazımda da belirttiğim gibi, bu hafta 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıldönümü... Yaşadığımız depremlerden yeterince dersler çıkarabildik, düşünmek için vesile olur inşallah bu hafta...
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi