Adalet dağıtırken insanlara eşit olsun diye.
Namussuzlara göz yumulmasın diye…
Evet, adaleti simgeleyen ve elinde terazi olan kadın heykelinin gözleri sembolik olarak bundan ötürü kapalıdır. Neden erkek heykel değil peki? Kanımca kadın yüreğinin ya da ana yüreğinin daha şefkatli oluşundan bu tercih…
Adalet dağıtan insanların da adalet ile sıkıntılarının olabileceğini hiç düşündünüz mü saygın okurlarımız? Eğer yanıtınız evet ise, bir ülkede yaşanmaması gereken büyük bir tezat ya da açmaz değil midir bu? Adalet dağıtan insanlar (hukuk insanları)…
Savcısı, hâkimi, avukatı, kâtibi vs; bunlar da adaletten yana kaygılarını dillendiriyorlar ise tablonun vahametini görmemiz, tartışmaya sunmamız gerekmez mi? Demokrasiyi özümsemiş ülkeler, batılı ülkeler, sistemini oturtmuş ülkeler adına ne derseniz deyin. Bu ülkelerden böylesi hüzünlendiren, yarınlar adına umudumuzun yeşermesini engelleyen haberler duymak olası mı?
Bugün köşe yazımın her iki bölümünde de bir hukuk adamından bahsetmek istedim. Medyamızın yakından tanıdığı bir isim olan Hâkim Kemal Karanfil’den…
“Dürüst hâkim ve savcının Allah’tan başka dostu ve sahibi yok” başlıklı bir yazısını paylaşmış sosyal paylaşım sitesinden. Gelecek adına adaletin işlevi bazında toplumsal umutsuzluğun veya karamsarlığın yazıya dökülmüş biçimi değil midir bu?
Sayın Karanfil özetle şunları demiş…
***
Yalnız bırakıldığımıza örnek olarak Eskişehir’de yaşadığım bir anıyı anlatmak istiyorum. Eskişehir halkı ve barosu kararlarımı, gayretimi bilir. Sokak çocukları için çırpınışlarımı, haksız cezaları affetmediğimi, birçok takipsizlik kararını kaldırdığımı, haksız yere 10 yıl hapis alan ve 5 yılını yatan kişinin masum olduğunu delilleriyle ortaya çıkardığımı, bu yüzden Eskişehir’de yerel gazetelerin 3 kere manşetten “Eskişehir’de hâkimler var” şeklinde haber yaptığını bilir.
Buna rağmen, yeni HSYK’nın haksız ve hukuka aykırı, kış ortası yaralı evladımla tayinime ise, yerel medya küçük bir haber olarak yer verdi. Eskişehir milletvekillerinden hiçbiri çıkıp, “yanlış yapıyorsunuz, kanunsuz iş yapıyorsunuz, bu hâkimden Eskişehir halkı olarak memnunuz” diye sahip çıkan olmadı. Oysa Eskişehir halkına çok yararım dokundu. Çok sıkıntılı dosyalara korkusuzca baktım.
Sokak çocuklarına sahip çıkışım nedeniyle Eskişehir Barosu 1,5 sayfalık basın açıklaması yaparak kararlarımı methetti. Çocuk hakları komisyonu üyesi 4 avukat teşekkür ziyaretine geldi. Ancak teşekkür ettikleri konu ile ilgili Eskişehir Valisi ile aramızda gelişen bir davada “tanık olabilir misiniz” diye rica ettiğimde, kimse tanıklığa yanaşmak istemedi. Bir bahane ile “beni mazur gör” dediler. Anlayacağınız dostlar, iyi günde yanınızda olanlar, kötü günde kayboluyorlar. Dürüst insanın, hele hâkim ve savcının, Allah’tan başka dostunun olmadığını gördüm ve anladım...
***
Ben sen, o, biz, siz, onlar…
Hepimize, tüm Eskişehirlilere sitem etmiş kısacası.
En çok da kendisini alkışlatan ama tanıklık etmekten kaçınan avukatlara bu sitem! Rıza başkan, çocuk hakları komisyonu üyesi avukat arkadaşlar ne yanıt verirler bilemem! Yanıt vereceklerini de sanmam! Kendi adıma uzun yıllar öncesinden öğrendiğim bir halk deyişini söyleyebilirim ancak; geç gelen adalet, adalet değildir…
Hakim Bey!
Evet, Kemal Karanfil, farklı bir hukuk adamıydı.
Eskişehir’imizde hâkim olarak görev yaparken, tayini çıkarıldı Zonguldak’a. Onu çok geç tanıdım ne yazık ki. Hani giderayak dedikleri bir süreçte tanıdım. Farklılığı neydi diye sorarsanız bununla ilgili verdiği kararlardan örnekler sıralamam gerekir ki önümüzdeki günlerde böyle bir yazı yazacağım. “Gaflet uykusundan uyanmanın ilk adımı” başlıklı köşe yazıma yaptığı yorumu paylaşacağım öncelikle. Sayın Karanfil şöyle demiş yorumunda…
***
Üstadım, yazınız on numara, süper tespitler. İzninizle yazınızı destekleyen, iki gün önce yaşadığım bir olayı paylaşmak istiyorum; Odamda ertesi günün duruşma dosyalarını okurken üç kişilik bir aile odama girdi. Zarif ve güzelce bir kız ile anne babası. Kız hemen söze girdi, “hâkim bey bir sıkıntımız var yardımcı olur musunuz” diye. Ben de oturttum, buyurun dedim. Uzunca hikâyeyi kız ve ailesi anlattı. Özetle, kız on beş yaşında ve yedi aylık hamile! “Lisede okurken biriyle sevgili olduk ve beraber olduk. Ancak evlenemiyoruz, yaşımı büyütebilir misiniz” diyor. Aileye ve kıza çok acıdım. Baba asgari ücretle çalışan bir gariban, anne tahsilsiz… Kız da güzelce bir kız. Hamile kalınca öğretmenleri ve arkadaşları bilmesin diye okulu terk etmiş. Beraber olduğu kişinin de bir kulağı duymuyor ve kalbi delik. Ne yapacağımı şaşırıp kaldım. Normalde on altı yaşından önce mahkemeden erken evlenme için izin alınamıyor, on altı yaşından küçükler de kızın rızası da olsa cinsel ilişki suç hem de on yıldan fazla hapis cezası var. Ruh sağlığı bozulmuşsa on altı yıl. Yaşını büyütemez, zira hastanede doğum yapmış. Evleneceği kişi sakat biri! İşleri özetle çok zor ve onları bir avukata yönlendirdim… Ancak, yazınızda belirttiğiniz gibi, dizilerdeki ahlaksız ve gayri meşru ilişkiler, uçkur ve sevgili etrafında dönen hayatların gençlerimize maliyetini, hayatlarını nasıl kararttığını düşünebiliyor musunuz?
***
Eskişehir Baro Başkanı Rıza Öztekin’e ve çocuk hakları komisyonu üyesi avukat arkadaşlara sormak istiyorum şimdi…
Toplumu kendisine yabancılaştırmak üzere kültürel bir bombardımanın bilinçli aletleri olan dizilere, yapımcılarına dava açmak istiyorum. Gençliğimi korumak adına; onlara kötü örnek olan düzeysiz diziler artık sorgulansın istiyorum. Nasıl bir destek verirsiniz bana? Gücünüz, gönlünüz yeter mi yanımda olmanız için?
OZANCA
Dünyada yapılmamış işler çoktur çocuğum
Derlerse ki bu işler bişeye yaramaz
De ki bütün işe yarayanlar
İşe yaramaz sanılanlardan çıkar… Aziz NESİN
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Eskişehir’in 7 olan milletvekili sayısında ibre kimden yana?
Tarkan Demir
İl Emniyet müdürü hesap versin
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy