YAZIYORUM
A.Ü’DE KIZLI ERKEKLİ DANS ETTİLER!
Yer Eskişehir.
Anadolu Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi…
Tarih 22 Kasım 2013 Cuma akşamı.
Halk Bilim Araştırmaları Merkezi düzenlemiş bu gösteriyi.
Müdür, Prof. Dr. Deniz TAŞCI bu organizasyonun başı.
Alenen açış konuşmasında gençliği övüyor bir de!
Gösterinin adını gavurca koymuşlar ki illegalite anlaşılmasın?
Neymiş efendim, “Tymbris’in Dansı” imiş!
Porsuk nehrinin mitolojik ismi Tymbris anlayacağınız.
Gösterinin ismi Porsuk’un Dansı…
Salon tıklım tıklım…
Hem de göstericilerin aileleri ile dolu.
Ailelerinin gözleri önünde dans ediyor gençler.
Onlarca ve kızlı erkekli hem de.
Üstüne üstlük halk dansı yapıyorlar.
Bu coğrafyada konup göçen tüm kültürleri canlandırıyorlar.
Ne Frig, ne Hitit, ne Osmanlı, ne Balkan…
Bir de Cumhuriyetin doğuşunu canlandırıyorlar.
Öylesine emek harcanmış ki bu gösteriye aklınız şaşar.
Görsel efektlerle,
Birbirinden renkli ve mükemmel kıyafetlerle,
Koreografiyle,
Müziklerle,
Işıklarla,
Bir büyücü gibi hepimizi uyutup geçmişe götürdüler!
Şeyh Edebali dile geldi, Osmangazi, Battalgazi,
daha nicelerini dile getirdiler, konuşturdular.
Kocatepe üzerinde Atatürk’ü yürüttüler adeta.
Anadolu toprakları üzerindeki tüm medeniyetleri,
kare kare soktular gözlerimizden.
Bu kutsal topraklarda ayak izleri olan tüm halkların
danslarını kanaviçe misali işediler bu gösteride.
Bu gösterinin en tehlikeli yanında bilinmesini isterim!
Yunus’u vurguladılar sıkça,
hoşgörü ve kardeşlik mesajları verdiler hiç çekinmeden inanın.
Bu gösterinin(oyunun)senaristi çok tehlikeli bu böyle biline.
Yani efendim düşünsenize!
Bu gösteriyi izleyenlerin potansiyel birer barışsever
hatta vatansever olma ihtimali kesin!
Düşünsenize, hoşgörü kazanacaklar.
Bölünüp parçalanmayacaklar.
Yazılıkaya’yı, Kybele’yi, Apollon’u, Osmangazi, Battalgazi
isimlerini öğrenip tarih bilincine erecekler.
Geçmişlerini bilip, geleceklerine sahip çıkacaklar.
Üstelik de tüm bunları “sanat” denen deccal bir gücün
sıcaklığında içlerine sindirecekler…
Ben buradan uyarımı yapayım muhterem kolluk güçlerine.
Adamlar hem kızlı erkekli dans ettiriyorlar.
Hem de ne kadar işe yarar insani duygu varsa izleyenlerin
alayını büyülercesine bu duygularla donatıyorlar.
Sanat tehlikeli bi’şeydir gardaşım.
Ucube bu işler ucube!
Ne günlere kaldık, Allah beterinden esirgeye…
UZAKTAN GAZEL
Anadolu Üniversitesi Yönetimine önerimdir…
Hep söyledim, hep yazdım çizdim. Kişiler gelip geçicidir. Koltuklar gelip geçicidir. Kalıcı olan kurumlardır, eserlerdir ve devamlılıktır. Rektör o olur bu olur, dekanlar yerini korur ya da değişir. Benim umurumda değildir bu. Ben bu kentin çocuğu olarak şunu iyi bilirim. Anadolu Üniversitemiz(Osmangazi’miz de dahil) biz Eskişehirlilerin baş tacı, gözünün nurudur. Binlerce esnafın kepenklerinin kapanmamasının teminatıdır. Lakin bundan çok daha önemlisi bu gençlerin kente dağıttığı hoşgörü ışığıdır. Önyargıların, yoz zihniyetin, kısacası karanlığın aydınlığa dönüştüğü kaynaklardır buralar. Önerim de şudur; Güzide Üniversitenizin çok değerli birimlerini övgü ile köşelerimizde kaleme alırız. Onlar için “iyi ki varsınız” diyerek teşekkürlerimizi ve temennilerimizi yollarız. Ama bir de akademik kariyerinin dışında hiçbir kaygı taşımayan, sırf nefsi için yaşayan, sosyal paylaşım sitelerinde sadece beş yıldızlı otellerde tıkındıkları yemek ve içkilerin fotoğraflarını paylaşanlar var! Yani kozalarını örüp kampusun dışındaki hayattan bihaber olanlar var. Eskişehir’in semtlerini bilmeyenler var. Onları da Allah bildiği gibi yapsın ne diyeyim!
OZANCA
MANİ
Sana diyorlar ki “aydın”
Teranelerinle baydın da baydın
Keşke böyle aydın olacağına
Sade bir vatandaş kalsaydın!
Şinasi KULA