YAZIYORUM
A.Ü. SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİ…
18 Ağustos 1993 tarihinde kurulmuş olan Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu, 24 Temmuz 2013 tarihinde Spor Bilimleri Fakültesi’ne dönüştürüldü malumunuz. Yani tam yirmi yıllık bir deneyime sahip! Bir Eskişehirli olarak Anadolu Üniversitemizle gurur duyanlardanım. Bunu gerek yazılarımda, gerek televizyon programlarımda vurgulamaktan da haz duyarım. Çünkü benim bazılarından farkım, üzüm yemektir. Lakin Spor Bilimleri Fakültesi ile ilgili olarak aynı övgüleri yapmak içimden gelmiyor açıkçası. Okulun web sitesinde amaçlarını şöyle sıralıyorlar… “Kent bölge, ülke ve dünya insanının yaşam kalitesini artırmak, spor bilimlerine yönelik eğitim araştırma ve projeler aracılığıyla evrensel bilgi sağlamak ve yaymak, sportif ve sosyal amaçlı uygulamalar ile sağlıklı insanların yetişmesine katkı sağlamak, toplumun sporu bir yaşam biçimi haline getirmesine destek sağlamak, sportif yeteneklerin geliştirilmesine aracılık etmek genel amaçları arasındadır…”
Sportif yeteneklerin geliştirilmesine aracılık etmek şıkkından başlayalım isterseniz. Burada söz konusu yetenekler sadece okulunuzu kazananlar mı, yoksa buna Eskişehir’deki yetenekli gençler de dâhil mi? Sizler de çok iyi biliyorsunuz ki Eskişehirli gençleri ilgilendiren etkinlikleriniz söz konusu değil. Hangi kulüplerle işbirliği içerisindesiniz doğrusu yetkili ağızlardan bunu bilmek ve duyurmak isterim köşemden. Havaalanının yakınlarında güzel bir kampusunuz var. A.Ü. olarak da olağanüstü maddi olanaklarınız var. Ve bildiğim kadarı ile o bölgedeki kamu arazilerinin büyük bir bölümü de satın alınmaya devam ediyor üniversitenizce. Ve Spor Bilimleri Fakültesi olarak sizlere Amerikan Futbol sahasının kurulması için projeler verenler de var. Gittikçe tüm Üniversitelerde ilgi var ve çoğu da artık Amerikan Futbol takımlarını oluşturuyorlar. Üniveristeler arası turnuvaların da Eskişehir’imizde olması için her türlü alt yapı hazırmış. Kanal D, bu tür organizasyonları canlı yayınlamak üzere hazırmış. Yağ hazır, un hazır, şeker hazır da siz hazır değil misiniz? Geçelim sporun temeli olan atletizm branşına! Açık öğretimde üç milyonu aşkın öğrenciniz var. Örgün eğitimde ise yirmi beş bin aslan gibi genç okuyor bünyenizde. Ekonomik gideri en az olan bu branşta bir takım oluşturmak, Türkiye’de kafaya oynamak bu denli zor mu? Zor derseniz gülerim, çünkü ben bir beden eğitimi öğretmeniyim. Kazım Tokat hocamı tanımayanlarınız var mı içinizde(!)Hiç bir şey bilmiyorsanız ona sorun derim. Bu güzide üniversitede bir voleybol takımı yeri göğü inletmeli arkadaşlar. Burnunuzun dibindeki Gazi Üniversitesine bir bakmanız yeterlidir aslında. İnegöl ya da Sivas 4 Eylül voleybol takımından feyz almanız hiç de zor değildir! Eskişehir DSİ’den yetişen otuza yakın isim Milli takımızın ay yıldızlı formasını giymiştir bunu biliyor muydunuz? Neslihan hala Bayan Voleybol Milli Takımımızın kaptanıdır Erkan Toğan İsveç milli takımını çalıştırmaktadır bunu da biliyor muydunuz? Okulunuz sayesinde üniversiteler arası sportif etkinliklerin odak noktası olamaz mı bu güzel kentimiz? Eskişehirspor’un alt yapısında 1965-75 arasında seyretmekten haz duyduğumuz değerlerimiz bugün EFSANELER diye anılmaktadır. Böylesi efsanelerin kaynağını oluşturmanın yolunu yöntemini en iyi bilen bilim insanları olarak bir el veremez misiniz bizlere? İnanıyorum ki sizin salt kaygınız akademik kariyerlerinizle ilgili değildir. Biz Eskişehirlilere, Eskişehir’e kalıcı eserler ve güzellikler bırakmak da amaçlarınızdan birisidir. İnanıyorum ki etrafını kozalarla örenlerden değil, kampusunuzun dışında da bir hayatın olduğuna inananlardansınız ve gereğini yapanlardansınız. Yine inanıyorum ki akademik kariyerlerinin ardına sığınarak(prof-doç vs)sosyal paylaşım sitelerinde lüks restoranlarda yedikleri yemeklerin-içkilerin fotoğraflarını paylaşmayı hüner sayanlardan değilsiniz!
Şimdi bana şöyle bir soru soran olabilir belki; “Sen beden eğitimi öğretmenliği yaptığın dönemlerde ne halt ettin ki bay bilmiş?”
Polatlı İstiklal Ortaokulu kız takımını il birincisi olarak bir üst kümeye yükselttim.
Aynı okulun kız-erkek atletizm takımları ile il ikincisi olduk ve Ankara’yı temsilen Kayseri’de Türkiye şampiyonasına katıldık. Yine aynı okulun güreş takımı ile il ikincisi olup, Çorumda Türkiye şampiyonasına katıldık. Ha bir de Polatlı Site Spor voleybol takımını üst üste lider konumda dördüncü kümeden ikinci kümeye yükselttim. Polatlı’da voleybol denince akla ilk ben gelirim. Övünmekse de övünmek olsun bunun adı arkadaş, bilmem anlatabildim mi?
OZANCA
Esmer tenhalığına çekildin
Bebeklerin uykusunu büründü gözlerin
Saatime ne çok baktım
Neden eski hızında değil zaman
Nedir içimi böylesine acıtan
Seni uzaktan öptüm uyanınca duyarsın
Durmadan seninleyim dualarımsın
Endişenin koridorlarında
Ürkek ayak sesleri
Yaklaşan, uzaklaşan
Ve tedirgin perşembenin
Çarmıhında yelkovan
Hayatın bize öğrettiği bir şey var
Bazı saatler ki altmış dakikadan uzaktalar...
YALÇIN BENLİCAN