3'ün 1'i

Şinasi Kula yazdı

8 Eylül 2015 00:24
A
a
Öncelikle değerli okurlarımıza açıklamak zorunda olduğum konuyu hemen paylaşarak yazıma başlamak isterim. Gencecik canları ecelsiz topraklara gömdüğümüz böylesi bir günde neden bu konuyu derinlemesine yazmıyorsun diyenler olabilir. İnanıyorum ki beni tanıyan kentimin insanları, söylem ve eylemlerimin birbirine denk düştüğünü gayet iyi bilirler. İnançlarımı samimice ve korkmadan haykıran yapımı bilirler. Hatta kimi zaman öfkeme kapıldığımda gözümün karardığını ve bu öfkenin beni kimi zaman haklı iken haksız konumuna düşürdüğünü de bilirler. Bodrum sahillerinde karaya vuran dünya güzeli bir bebeğin içimizdeki yangınını henüz söndüremeden onlarca gencecik askerlerimizi al bayraklara sarılı tabutlarla baba ocaklarına yolluyoruz devletçe-milletçe! Ve sadece o anlamını yitirmiş sloganı atıp, ölümlerden siyasi medet uman birilerinin yağdanlığını yapmaya devam ediyoruz; “şehitler ölmez, vatan bölünmez” diyerek…

Bu konu üzerine yazacağım bir yazı ne benim yüreğime şifa olur, ne de siz saygın okurlarımızın. Onun için farklı bir konuyu irdelemek istedim bugünkü yazımda…

Yenigün Gazetesinden Gökhan Koçal kardeşim ilginç bir habere imza attı dün gazetesinde.

“3 kişiden biri icralık” başlıklı haberinde, Eskişehir’de 8. İcra Dairesinde 2015 yılı ile birlikte icralık dosya sayısı 250.000’e ulaştı diyor. Bu rakamlar 18 yaş ve üstü nüfusu 613.000 olan kentimizde her üç kişiden birinin icralık olduğunu anlatıyor. Yani Eskişehirliler olarak üçün birini almış konumdayız bunu net bilmeliyiz. Eskişehir Baro Başkanı Rıza Öztekin de benzer bir açıklama yaparak diyor ki; “Eskişehir’de yüz elli bin insanımız borçludur…”

Hayatın böylesine ağırlaştığı ve acımasızlaştığı ülkemizde gerçek gündemi saptırmak için ne tür şaşırtmacalar yapılıyor görüyor musunuz?

Hayır, hepimiz görmüyoruz!

Görsek bu belirsiz gidişatı kanıksar mıydık?

Görsek istikrar nakaratları ile on küsur yıldır amigoluk yapar mıydık?

Bu nasıl bir taraftarlıktır ki tüm acılara, tüm korkunç örneklere rağmen; dün söylediklerini bugün binlerce kez yalanlayanlara rağmen hala ölümüne biat!

Rakamlar yalan söyler mi?

Söylemez ise, alın işte Gökhan Koçal kardeşimin önümüze koyduğu tabloya bakarak konuşalım. Üç kişiden biri artık icralık olmuşuz kardeşim, icralık!

Yani bu haber yakın gelecekte şunun kanıtıdır; gidişat gösteriyor ki yakında iki kişiden birinin icralık olduğu bir Eskişehir’de yaşayacağız gözünüz aydın…

“Çalıyor ama hizmet de ediyor” diyen hemşehrim sözüm sana!

Mutlu musun Gökhan’ın çizdiği tablodan?

Körü körüne kendi tablonu savunacak mısın yine bana?

“Öl de ölelim kefeni giyelim” diye ucuz slogan atan hemşehrim!

Ya sen, senin neden sesin çıkmıyor ki şimdi?

Bak çok değil daha dün şehit üstüne şehitler gönderildi baba ocaklarına. Analar ağladı yine, ağıtlar yaktı. Anadolu’da her taraf ağlayan ANA-DOLU!

İstersen sen hazır kefeni de giymişken, “öl de ölelim” demişken, o mübarek anaları daha fazla ağlatma ne dersin? Ateşin yandığı o coğrafyaya gönüllü gitsen de vatanımızı korusan benim yiğit hemşehrim! Anaların daha fazla ağlamasına da engel olsan!

 

Lösemiye karşı tek yürek…

Özgür Şahin ve Tuğba Kuru adlı iki güzel insan, böylesi karamsar bir ülkede güzellikleri de yaşatmak adına bir etkinliğe imza atmışlar. “Lösemiye karşı tek yürek” paydasında bir etkinlikte insanları buluşturmuşlar. Diyorlar ki; öncelikle belirtelim ki bu etkinliği oluşturmamızdaki amaç kesinlikle ticari değildir. ESOGÜ Onkoloji Hastalıkları Çocuk Servisinde yatan lösemili meleklerimizin küçükte olsa bir tebessüm etmelerini sağlamak. Çam sakızı çoban armağanı olarak kendilerine teslim edilmesi üzere yıkanabilir oyuncaklar, gecelik, kırtasiye malzemeleri vs hediyeler almak için bir kampanya başlatmaya karar verdik. İnşallah güzel sonuçlar elde edeceğiz. Hastanede uzun süre kaldıkları için en çok geceliğe ihtiyaçları olduğunu düşündük. İsteyen arkadaşlar miniklerin yanında refakatçi olarak kalan annelerine de gecelik alabilir. Bu kampanyada bizlere eşlik eden Arkadaşlara şimdiden teşekkür ediyoruz.. Unutmayın ki herkesin başına gelebilir. Bir çocuk da biz sevindirelim diyorsanız lütfen bize ulaşın…

Samimi olduklarına inandığım bu gençlere ileti yazarak bu konuyu köşe yazıma taşıyacağıma söz verdim. Özgür Şahin;Şinasi abi lösemi için tek yürek programına davetimi geri çevirmeyip katıldığınız ve saygı değer düşüncelerinizle birleştirip gazetenizde bizlere yer vereceğinizi duyduğumda çok mutlu oldum” diyor.

Tuğba Kuru; “en başta muhtarımız Sülbiye hanim olmak üzere bir kaç arkadaş başlattık bu etkinliğimizi. Hediyeler şu an bende birikmekte isteyenler kendileri de götürebilir biz eşlik ediyoruz isterlerse. 10-15 gün içerisinde hediyeler teslim edilecek. Yardımda bulunan arkadaşlar hediyelerini kendileri de teslim edebilirler” diyor.

“Lösemiye karşı tek yürek” ya da isimlerini verdiğim iki gencin adını yazarak Facebook’a giren duyarlı insanlarımız bu etkinliğe yürek verebilirler. Teşekkürler sevgili gençler…

 

OZANCA

Kalıcı ondurmaz mazlumun ahı

Buz dağları gibi yarın erirler

Günü geldiğinde indirir şahı

Ahrete kalmadan hesap verirler

Buz dağı gibi yarın erirler…

 

Feyzim zalime sorulmaz uyruk

Barışı istemez başına buyruk

Sıkışıp kendini soksa da kuyruk

Ahrete kalmadan hesap verirler

Buz dağı gibi yarın erirler…  Feyzullah SEÇKİN

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi