Gaye Usluer, Utku Çakırözer ve Cemal Okan Yüksel…
Merkez yoklamasıyla veya ön seçimle, artık bunları konuşmanın bir anlamı yok. Bir gerçek var ki Eskişehir siyasi tarihinde “sosyal demokratların zaferi” tanımlaması ile tarihe geçtiniz. Dünkü yazımda da belirttiğim gibi, önce yerel seçimlerde alınan zafer, akabinde genel seçimlerdeki zaferle bütünleştiniz. Bu zafer, bu bütünlüğün yani bir ekip çalışmasının pratiğe nesnel yansımasıdır bilesiniz. Sizin emeklerinizin ve inancınızın yanı sıra, sizin önünüzü engellerden küreyen yerel yönetimlerin; CHP il örgütünün il başkanı başta olmak üzere tüm parti teşkilatındaki Atatürkçü insanların kararlılığı sayesinde gerçekleşmiştir. 4-5-6. sıradaki milletvekili arkadaşlarınızın da bu kentte ilk kez olumlu bir örnek oluşturmasıyla, kenetlemesi ve topluma güven vermesiyle gerçekleşmiştir. Çok uzun bir zaman dilimi CHP genel ve yerel yönetimlerine yani sizlere ithafen köşe yazıları yazdım. Bunlar eleştirel anlamdaydı genellikle. Hele ki Cumhurbaşkanlığı seçimleri süresince(Ekmeleddin)menfi birçok yazımı görebilirsiniz gazetemizin internet arşivlerinde. Bir de bunlara yakından tanıdığım bazı milletvekilleriniz aleyhinde yazdığım yazıları ekleyebilirsiniz tabii. Özellikle Tolga Çandar’ın(yakından tanışırız)meclis çatısı altına bile gitmeye gerek görmeden, yan gelip yattığı gerçeği ile ilgili yazılarımdır bunlar. Hani o tarihi GEZİ olaylarında, Ergenekon ve Balyoz tanımlaması adı altında yapılan haksızlıklar karşısında bir CHP milletvekili olarak ağzından tek bir kelam çıkmamasını eleştirdiğim yazılardı. Atatürk’e içten içe saldıran birtakım takiyecilerin bu parti çatısı altında etkin görevlere getirilmesi ile ilgili yazılardı. Ama seçimlere aylar kala bu gerçekleri geçici de olsa sineye çekip, Atatürk’ün partisinin çatısı altında birleşmenin doğru olacağını vurgulayan yazılarımı okudunuz sürekli. Ben medyanın sadece yerel bazında minicik bir kalemle ama koca bir yürekle inançla yaptım bunu. Sosyal paylaşımlarımda da böylesi yönlendirmelerime gelen yüzlerce tepkileri sizlerle paylaşma olanağım olsaydı keşke. Beni ufacık aklı ve yüreği ile tehdit etmeye kalkan zavallıların seviyesiz yorumlarını da görmenizi gerçekten isterdim(böylesi yorumları yapanların seviyesine göre usturuplu yanıtlarımı kapak olarak kabul ettiler hak edenler bunu da bilin)… Nereye varacağım buradan biliyor musunuz? Hemen söyleyeyim! Hani toplumdan her kesimin şu sıralar sıkça söz ettiği “emanet oy” lakırdısı var ya? İşte asıl benim sizlere verdiğim oy bu kategoridendi bilesiniz. Bu ülkenin başında on küsur yıldır toplumu giderek geren bir erk ve onun da üzerinde tek adamlığı kafasına koymuş birinin giderek hayatımızı kâbusa döndürmesine yeter demek içindi bu tercihim. Cumhuriyet treninin rayından çıkartılarak, karanlık yöne sürüklenmesini önlemek adınaydı. Tek adamlığa, babadan oğla sistemine, padişahlığa özlem duyanlara “hayır” demek içindi…
Sizler yani Eskişehirli demokratlar, ilericiler, Atatürkçüler adınızı nasıl tanımlarsanız tanımlayın. İşte sizlerin de bu süreçte samimiyetinizle, emeğinizle ve kararlılığınızla Eskişehir siyasi tarihinde olağanüstü bir durum yaşanıyor. Cumhuriyet sisteminin adeta sona ereceğine inanan bazılarına ömürleri boyunca unutamayacakları bir ders verdiniz. Cumhuriyetin sahipsiz olmadığını haykırdınız adeta yüzlerine. Birlik ve beraberliğin en güzel örneğini bu kent verir dediniz ve dediğinizi de yaptınız. Egodan, dedikodulardan, harisliklerden arınıp yurttaş olmanın bilinci içerisinde bütünleştiniz son anda…
Ve yazımın başında da belirttiğim bu üç ismi meclise yolladınız. İşte üçünü de çok yakından tanıdığım ve yüreklerindeki samimiyetlerine inandığım bu elçilerimizden isteğim şudur! Bizim, yani halkın sesini meclistekilerin tamamına avazınız çıktığınca duyurunuz. Orada bu milletin vekilliğine soyunanlar dört yıl yan gelip yatmayı düşünüyorsa, bireysel anlamda paçamızı kurtardık ya da ikbal sorunumuz kalmadı diyorlarsa aldanıyorlar. Cumhuriyet Tarihin en zor anlarında milletvekilliği yapmaktasınız. Yetim hakkının yendiğini yıllarca haykırdınız her alanda, ayakkabı kutularında pazarlanan geleceğimizi dillendirdiniz. Bakara makara ile halkı Allah ile kandırarak saltanat sürenlerin yüce divana çıkarılması gerektiğini meydanlarda binlerce tekrar ettiniz. Demem o ki sözünüzü tutunuz! Tutmazsanız bu günler de hızla gelip geçecektir biliniz. Ve size emanet verdiğimi geri almak üzere gözünüzün içine bakarak isteyeceğime de adınızdan emin olduğunuz kadar emin olunuz…
EY CHP, MHP, HDP
Aklın yolu bir diyorlar ya saygın okurlarım, lütfen inanın ki ben köşe yazımı bitirmeme yakın şu iletiyi yolladı okurumuz F.K…
“Ey CHP, MHP, HDP’li milletvekilleri…
Hep birlikte AKP'yi suçlayarak hesap soracağız demediniz mi?
Yalancılar, dolandırıcılar, sahtekârlar demediniz mi?
O zaman bir araya gelin ve hesap sorun işte!
Uzun süreli anlaşamıyorsanız da kısa süreli bir hükümet kurun.
AKP'nin tüm hünerlerini ortaya dökün, yargı sürecini başlatın,
ve sonra yeniden seçime gidin! Türkiye'yi kâbustan kurtaracak en iyi yol bu değil midir? Haydi, samimiyetinizi göreyim(En başta Bahçel’nin)…”
OZANCA
BÜYÜKERŞEN…
İsmin anıldı tüm cihanda bütün
Bıraktın eserler, dikilecek büstün
Kazım, sorarlarsa en büyük dostun
Büyüksün sen Yılmaz Büyükerşen…
Kazım YILMAZ(9 Eylül 2014)
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Eskişehir’in 7 olan milletvekili sayısında ibre kimden yana?
Tarkan Demir
İl Emniyet müdürü hesap versin
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy