24 Kasım Hangi Öğretmenlerin Günü

24 Kasım Hangi Öğretmenlerin Günü

24 Kasım 2014 01:41
A
a
Pek çok ülkede 1994’ten beri her yıl 5 Ekim günü UNESCO tavsiyesiyle Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. 12 Arap ülkesinde her yıl 28 Şubat günü, Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Türkiye’de her yıl(1981 yılında başlayan uygulama ile)24 Kasım, Öğretmenler Günü olarak kutlanır. 24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün "Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği"ni kabul ettiği gündür. Ve bugünü de öğretmenler günü olarak ilan etmiş “beşi bir yerde” gurubu! Yani anlayacağımız üzere 12 Eylül darbesinin bir mirasıdır bugün bizlere. Her ne kadar ATAMIZIN başöğretmen ilan edildiği günü de kullansalar asla içime sindiremediğim bu göstermelik gün hangi öğretmenlerin günüdür acaba?

12 Eylül 1980 sabahı itibarı ile 1402’lik olan on binlerce öğretmen-akademisyenin günü müdür? Sorgusuz sualsiz mesleklerinden edilmiş, aç kalmamak uğruna bambaşka işlere soyunmuş öğretmenlerin mi yoksa! O günden bu yana, senede bir göstermelik günle kandırılan ve hak aramayı unutan öğretmenlerin günü olabilir mi? Yandaş-candaş-kandaş tanımlamaları ile atomlara ayrılmış yüz binlerce öğretmenin günü mü? İktidarı koşulsuz desteklemeyi görev edinmiş, sözde sendikalar adı altında birleşen öğretmenlerin günü olabilir mi? Sanki öğretmenlerin temel sorunuymuş gibi, “ana dil” avuntusu ile yollara çıkmış işgüzarların günü olabilir mi? 300.000 öğretmen adayı var bu ülkede aşsız işsiz! Bu çocuklarımız öğretmen olmak üzere donanımlı okullar bitirip öğretmenlik yapmak üzere diploma almışlar devletin okullarından. Bunu yetersiz bulan yani kendi verdiği diplomaları yetersiz bulan “devlet”, yeniden sınavlarla işe alıyor bu öğretmenleri canı istedikçe. Ve hayatından çok memnun güzide sendikalar(!)bu yüz binlerce öğretmen adayını görmezden duymazdan geliyor. İşsiz ve aşsız konumdaki bu yüz binlerce öğretmeninin günü olabilir mi acaba 24 Kasım? Valla kimin günü olursa olsun doya doya kutlasınlar! Ama bir öğretmen olarak benim günüm değil 24 Kasım…


Sokak hayvanlarını besleyenleri sakın tehdit etmeyin!

Diyelim ki sokak hayvanlarından nefret ediyorsunuz. Ruhunuzun derinliklerindeki karanlığın nedenini hiç bilmeden hem de! Belki çocuk yaşınızda korktunuz ya da korkutuldunuz. Belki gözünüzün önünde en sevdiğiniz bir varlığa şiddet uygulandığı için içinizdeki şiddet duygusunu bu mazlumlara yönelttiğinizin farkında bile değilsiniz. Hatta yüzleşmekten bile utandığınız bilinçaltı bir kirliliğinizin bütün nefretini bu savunmasızlara kusarak tatmin olduğunuzu bildiğiniz halde bu nefrete engel olamıyorsunuz. Toplumda öylesine çok bilinçaltı kirliliğinin yönlendirmesi ile nefret kusan güruh var ki, bunlardan bir tanesi olduğunuzun belki de hiç farkında değilsiniz. İşte bu ve benzeri nedenlerden ötürü sokak hayvanlarına savaş açarak, onlara “gebersinler” diyerek, yemek artıklarını sokak hayvanlarına verenlerin başına bela olarak yaşam sürdürüyorsunuz diyelim. Hele ki bu sokak hayvanlarına merhamet duyan, evindeki yemek artıklarını paylaşmaya kalkan bir de yalnız yaşayan bir hanımsa vay haline! Ucuz erkekliğinizi onu tehdit ederek kanıtlamaya çalışıyorsunuz! Sokak hayvanlarını besleyen böylesi birisine ağzınızdan salyalar akıtarak şöyle bağırıyorsunuz mesela; “kadın kadın bana bak! Bir daha bu hayvanlara yemek artıkları verip buraları kirletirsen, Allah yarattı demem seni doğduğuna pişman ederim…”

Yağma yok hemşerim, bu ucuz tehditleri savurduğun an başına gelecekleri sana bir hatırlatayım olur mu? Sokak hayvanlarını beslemek kişinin yasal hakkıdır, ne kadar          GABİ olsan da bunu öğren öncelikle. Emniyet ya da jandarma karakoluna tehdit ve hakaretten şikâyet edildiğinde nevrin döner emin ol. Tehdit ettiğin kişi, Orman ve Su İşleri Müdürlüğünden yerinde inceleme için talepte bulunur idari para cezası kesilmesi talebinde bulunabilir karşındaki. Apartman ve site yönetimlerinin çağdışı “yasak kararlarının” hiçbir hükmü ve geçerliliği yoktur. Hayvanları koruma kanunu ve ulusal sözleşmeler geçerlidir. Hele bir de zehirlemek yolu başta olmak üzere, bir biçimde o Allah’ın mazlumlarını öldürdüğün ispat edilirse ne olur biliyor musun? Onu ben söylemeyeyim istersen. Sen iyisi mi kendini alıştıra alıştıra bir avukattan öğren. Kalpten gitme neme lazım!

 

OZANCA 

Y O R U L D U M

Kar yağıyor yatağıma her gece

Ateşini özlemekten yoruldum

Kalbi düşman, gülüşü dost yüzlere

Gözyaşımı gizlemekten yoruldum

              Hasret yoktur hasretimin üstüne

              Paslı hançer gibi saplı göğsüme

              Koca şehir yıkılıyor üstüme

              Yollarını gözlemekten yoruldum.

Bu hasretlik gelir miydi aklıma

Dönüşünü beklemekten yoruldum

Cehennemden ateş düştü bağrıma

Yüreğimi közlemekten yoruldum.

             Çok yalnızım ihtiyacım var sana

              İki elin kan da olsa gel bana

              Gel de su serp içimdeki yangına

              Öpüşünü özlemekten yoruldum.

                                    Yalçın Benlican
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi