Çanakkale’de emperyalist güçlerin oyununu bozan, “Ulusal Kurtuluş Savaşımızda” omuz omuza vererek tarih yazan Anadolu’nun bağrı yanık insanlarının birbirine düşürülmesini asla istemiyorum. Daha düne kadar birbirine hep güvenen, kız alıp kız veren, çocuklarına birbirlerinin adını koyan insanlarımızın ayrışmasını istemiyorum. Hele hele etle tırnak diye nitelenmiş bir ulusun çocuklarının, bu alçak tezgâha düşmesini asla istemiyorum…
Yüreğimizde bayram sevincine neden olan dini bayramlarımızda omuz omuza bayram namazlarında saf tuttuk. Cenaze namazlarında acılarımızı paylaşarak saf tuttuk. Bayram sabahları küslerin barışması adına mükemmel bir vesile idi. Komşusu aç iken tok yatanların bizden olmadığını öğretirdi bilgelerimiz. Din adına öğretilen tüm bu güzellikler zaten yüzyıllardır bizim dokularımızda yaşatılmakta! Buna rağmen sanki İslam dinini yeni öğreniyormuşuz gibi, bizleri geri zekâlı yerine koyup; “din ile devlet işini” işlerine geldiği biçimde karmakarışık hale getirenlere, bize dinimizi sanki yeni öğretiyorlarmışçasına havaya giren zındıkların oyununa düşülmesini asla istemiyorum…
Atatürk’ü hayatımızın her alanından hızla sökülüp atmaya çalışan nankörler güruhu var! Kitaplarından, resmi dairelerden, koruma yasalarından hızla söküp atıyorlar! Gelinecek tabloyu uzun yıllar öncesinden bize anlatmaya çalıştı niceleri. Bizler de “hukuk var, ordumuz var, devletimiz var” gibi tembelliğimizi gizleyecek tüm bahanelerin ardına sığınarak “bize bişi olmaz” dedik! Hatta bununla da kalmadık, olacakları yıllar öncesinden uyaranları “komplo teorileri” üretmekle suçladık. Komplo teorisi yapıyorsunuz diyerek yan gelip yatan “Çakma Atatürkçülerin” 2015’de de ortalarda olmasını asla istemiyorum…
Sentetik uyuşturucu yüzünden 645 kişinin yaşamını kaybettiğini yazıyor gazeteler. Emniyetin büyük bir bölümündeki görevliler, medyanın minik bir bölümündeki cesur kalemler ellerini taşın altına koymaya devam ediyor hâlâ! Meclisten caydırıcı yasa çıkaracaklardan bir umut haberi bekliyor duyarlı kamuoyu. Her acıya rağmen daha hala seyirci kalan, elini taşın altına koymayan seyirci milletvekillerini asla istemiyorum asla!
Atatürk’e gönülden sevdalı, Cumhuriyet değerlerine sımsıkı bağlı milyonlarca insan hala bir umut bekliyor hala! “Atatürk’ün Partisiyiz” kandırmacası ile ikbâl peşinde koşanların rağbet gördüğü o malum dünya umut olmamak adına direnmeye devam ediyor. İdeolojiden bir haber, kafası sadece bireysel çıkarları için çalışan, statükocu, ikrah getirdiğimiz şu “çakma Atatürkçülerle” aynı havayı bile solumak istemiyorum…
Sokak hayvanlarını, zeytin ağaçlarını, Orman Ağaçlarını kısacası güzelim doğayı talan eden acımasız ucubelerin canları cehenneme! 2015’de güzel ülkemde esamelerini bile istemiyorum!
2014’de yaşadığımız acı ve utançların hiçbirisini istemiyorum!
2014’ün Son Kedi Kurtarma Operasyonu!
Bir gün Bayburt’a senfoni orkestrası gelir. Tüm Bayburt halkı bu konseri izlemek için davetlidir. Konseri merak eden Bayburtlular salonu hınca hınç doldurur. Konser sonunda bir gazeteci, Bayburtlu bir vatandaşa senfoni konserini nasıl bulduğunu sorar. Bayburtlu cevap verir; “Bayburt Bayburt olalı böyle zulüm görmedi!”
Bu kentte doğduğum yıldan bu yana 24 saat aralıksız yağan karın görülmediğini sanıyorum. Bu süreç sonunda ortaya çıkan manzara elbette görülmeye değerdi ama işin romantik kısmı bitince zor koşullarla baş başa kaldık hepimiz. Trafik başta olmak üzere 31 Aralık 2014 Çarşamba yılın son günü mağduriyetlerimiz anlamında unutulmayacak bir gündür kanımca. İşin bir de sokak hayvanları bölümü vardı ki önce can sonra canan hesabı, çoğumuz onların zor koşullarını aklımıza bile getirmedik. Sosyal paylaşım sitemdeki arkadaşım Gülbin Çoban hanımefendi çatıda kalan kedileri kurtarmak adına adeta kendini paralaması; gözyaşları içerisinde kurtardığı kedileri de yuvalandırması günün hoş haberlerindendi. Bizler de ESGROUP gönüllüleri olarak bir operasyon gerçekleştirdik elbette. ESTV Genel Müdürü “Soner Yüksel”, Yenigün Gazetesi spor muhabirimiz “Aytaç Kardüz”, Tasarımcı arkadaşlarım “Esin Kırnalı,Tuğba Aydoğmuş” ve bendeniz cennet kuşu ekip olarak başarılı bir kedi kurtarma operasyonuna imza attık! Anadolu Gazetesi spor müdürü sevgili “Osman Cemoğlu”da kurtardığımız kedilere mama getirerek kedilerden teşekkür ödülü almayı hak etti. Gerçekten de iki güne yakın bir süre mahsur kalan bu üç mazlum pati çok korkmuş ve aç bir halde yeni yıl sevincimize sevinç kattılar. Yüreklerinde merhamet barındıran sevgili arkadaşlarım ve benim için, en güzel yılbaşı kutlaması budur diye düşünüyorum. Yüreğiniz hep şen olsun canım arkadaşlarım dilerim. “MUTLU YILLAR OLSUN…”
OZANCA
BARIŞ GELSİN
Tüm dünyaya insanlığa
Barış gelsin yeni yılda
Damgasını vursun çağa
Barış gelsin yeni yılda
Özgür uçsun kelebekler
Paylaşılsın güzellikler
Ağlamasın tüm bebekler
Barış gelsin yeni yılda
Fikret böyle hayal kursun
Her güçlüğe karşı dursun
Damgasını çağa vursun
Barış gelsin yeni yılda…
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Kesikbaş’ın ekonomik krize çözüm önerisinin odağında tarım var!
Tarkan Demir
Ataç sert çıktı
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy