Nasıl?
Ne zaman?
Nerede?
Hiç aklınıza gelir miydi?
“Barış mitinginde ve bombayla!”
Genç…
Aydın bu insanlar…
Kimi öğrenci, kimi sanatçı…
“Düşünme fırsatları bile olmadı!”
Sonuçta…
Kimi kızını, kimi oğlunu…
Kimi anasını ya da babasını…
Kimi eşini, kimi sevgilisini yitirdi…
“Salt barış istedikleri için…”
*****
Acıya “tuz-biber” olur mu?
“Bal gibi olur!”
Hele siyasetin doğasında olması gereken “dürüstlük ve onur” ilkelerini yitirmişseniz…
Onca insan ölmüş…
Yüzlerce yaralı…
Soruyorlar:
“İstifa var mı?”
Gülüp geçiyor!
“İstihbarat eksikliği var mı?”
Dalga geçme fırsatını buluyor sanki!
“Güvenlik zafiyeti yok!”
*****
Şu 13 yılda neler yaşadı bu ülke?
“Ne facialar gördük?”
Ne kazalar?
“Hala tükenmeyen şehitler?”
Ama hepsini bastırıp geçti Ankara’daki bombalar…
Bunları saydıkça, hep şu Amerikalı Bakan’ın sözleri gelir aklımıza…
Bizim valilerden birine ne demiş?
“Siz Türklerin en sevdiğim yanı nedir, bilir misin?”
-Nedir?
“Çok çabuk unutmanız…”
Hani biz de biliyoruz bu büyük gafımızı da, unutmayın lütfen…
“Hiç olmazsa, 1 Kasım’a kadar!...”
////////////////////////////
Asıl işi bilen Canoruç!...
Beşiktaş maçından sonra yaygın basının yazarları Eskişehirspor’a not vermişlerdi:
“En zayıf halka!”
Oysa o güne kadar, Eskişehirli spor yazarları sürekli olarak uyarmaya çalışmıştı yönetimi…
Ama “Erman Toroğlu”ndan tutun da, “Ahmet Çakar”ına kadar bu görüş gelince, yönetim uyandı!
“Alman gitti, Kartal geldi…”
İşte bu olaydan sonra “Anadolu”nun spor çalışanlarından “Ahmet Deniz Canoruç” güzel bir haber yapmış…
Yaygın basının ünlü spor yazarlarının “İsmail Kartal”la ilgili görüşlerini almış…
“Mehmet Demirkol”dan “Gürcan Bilgiç”e kadar açıp sormuş:
“Nasıl buldunuz?”
Hemen hepsi de sözleşmiş gibi “iyi seçim” yanıtını vermişler…
Ahmet de atmış başlığı:
“İşi bilenler iyi seçim dedi”
Aslında, işi bilen “Canoruç” olmuş!
Ne de olsa hocası “Osman Cemoğlu…”
Yalnız “Ahmet”in bilmesi gereken önemli bir nokta da var…
“Eskişehir basını bu işi daha iyi bilir…”
Düşünüyoruz da…
“Ahmet de dalgasını mı geçti acaba?”
//////////////////////////////////////////////
Kolsuz Yaşar’dan
Eskiden tek tek götürürlerdi…
“Perakende, perakende!”
Oysa senaryo çok büyük!...
Nerde olursa olsun…
“Artık toptan götürüyorlar!”
////////////////////////////////
Kıssa-dan
Hepimiz değerliyiz. Ne olursa olsun, önce insanız… Birbirimize değer vermeliyiz…
Önemli olan…
“Ehemmiyet Genel Müdürlüğü’dür…”
Arda
//////////////////////////////////////////
Günün Balı
Olanları ne beynim ne kalbim ne de midem kaldırıyor.
Bir şeyleri yutturmaya kalkmayın.
“İstifra ediyorum!”
Hiç İşleri Bakanı
///////////////////////////////////////
Günün İncisi
Kendine saygı duyana, başkaları da saygı duyar…
Konfüçyus
////////////////////////////////
Özdeyiş
Hayatta hiçbir şeye sevinmek için de üzülmek için de acele etme…
Hanri Benazus
//////////////////////////////
Kasabanın borçları
Riviera kıyısında küçük bir kasaba. Yaz sezonu, ancak yağmur yağıyor, sokaklar bomboş…
Herkesin borcu var ve kredi ile yaşıyorlar.
Yabancı bir turist otele geliyor ve resepsiyona 100 dolar bırakıp, odaya bakmaya gidiyor. Otel sahibi parayı alıp kasaba olan borcunu ödüyor.
Kasap 100 doları kaparak, hemen toptancıya olan borcunu vermeye gidiyor. Toptancı büyük bir sevinçle parayı alıp kriz nedeniyle kredili hizmet veren hayat kadınına götürüyor. Hayat kadını da parayı alıp aynı otele giderek, oraya olan borcunu ödüyor.
Tam o anda turist dönüyor ve odayı beğenmediğini söyleyip 100 dolarını alarak kasabayı terk ediyor.
Turistin bu ziyaretinden somut olarak hiç para kazanan olmuyor. Ancak tüm kasaba borçlarından kurtuluyor…
///////////////////////////////
65 yılın sırrı
Yaşlı çifte sormuşlar:
“Kaç yıllık evlisiniz?”
-Tam 65 yıl…
“Bunca yıl nasıl evli kaldınız?”
Adam yanıt vermiş:
“Bizim zamanımızda bir şeyler kırıldığında tamir edilirdi, çöpe atılmazdı. O yüzden…”
//////////////////////
Katil kim?
Bir gazetenin manşeti böyleydi…
Diyelim ki katliam “IŞİD”in işi… Bu kadarını bilmek neye yarar? IŞİD’in arkasında kimler var, vahşeti kim manipüle ediyor?
“Gerçek katil onlardır…”
Büyük resimde görünen ise, Mehmet Barlas’ın söylediği gibi artık tipik bir “Ortadoğu” ülkesi olduğumuzdur…
Batılılaşma hedefini bırakıp bataklığa dümen kırmanın sonucudur geldiğimiz nokta.
“Yurtta Sulh Cihanda Sulh” ilkesinin yerine aktif dış politika diye ABD kuyrukçuluğu ve mezhepçiliği koymanın faturasıdır. Yalnız güzel ülkemiz çatırdıyor.
Unutulmasın ki…
“Bomba Cumhuriyet’in temeline yerleştirildi.”
Lütfen oyuna gelmeyelim…
////////////////////////////
Günün Şiiri
Düş
İmgeler, denizinde bir gel-git
Acı-tatlı bir düştür yaşadığımız
Bunca aşklar savaşlar uğruna
Örneğin sen yanımdaysan
Saçların öpüyorsa dudaklarımı
Bir düştür yaşadığımız inanamam
Iraklardaysan geliyorsan
Dağlardan denizlerden öte
Yorulur yollar ayaklarımda varamam
Yaşadığımız paramparça bir düştür
Sonra kör bir kurşuna saplanır böğrüm
Kızıl bir denizdir atlaslarda kalan
Isırma parmağımı çağırma beni uyanamam…
Tahir Pukat (Varlık-1966)
//////////////////////////////
Günün Olayı
Bu vatanın evlatlarına şehit olarak gelen “ölüm” bana kanser olarak gelmiş çok mu?
“Atatürk’le, Cumhuriyet’le kalın, hoşçakalın…”
Levent Kırca
/////////////////////////////////////
Günün Biberi
Bomba Cumhuriyet’in temeline yerleştirildi.
Birbirimizi suçlamak yerine hoş görelim.
Fırıldak siyasetçiye değil, hayata ve kendi sağduyumuza tutunalım…
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Okul arazileri de mi satışa çıkartılacak?
Kerem Akyıl
Ahmet Ataç’ın Eskişehir’de yarattığı güç!
Tarkan Demir
Halk geçim derdinde siyasiler şov peşinde...
Kaan Özcan
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy