"Amerika'dan dost" yazıma karşılık!

<o:OfficeD

22 Kasım 2012 00:00
A
a

YAZIYORUM


Kimi zaman yazılarıma gelen tepkilere (olumlu ya da olumsuz) kendim de şaşırırım. Bazen tek tük beğenenlerle idare edersiniz, bazen de “ne çok okunmuşum yahu” hazzını tadarsınız. Birkaç gün önce de “Amerika’dan Dost…” başlık bir yazı yazmıştım. Kendini yeryüzünün jandarması ilan eden ve her mazlum ülkenin canını yakan Amerika ve onun Ortadoğu’daki deccalı olan İsrail’den bahsetmiştim. Ve demiştim ki, Filistin’in elindeki toprağı her gün akıttığı kan ile karış karış çalan İsrail’e, sarı benizli-ikiyüzlü Avrupa’da seyirci kalmaya devam ediyor. Türkiye’de insan hakları adına, ana dilde eğitim adına fetva veren bu alçaklar sürüsü; Ortadoğu’da akıtılan milyonu aşkın Müslüman kanı karşısında dili müsait yerine kaçmıştır. Ve eklemiştim, haydi başımıza çuval geçiren müttefikimizi(!) bir yana bırakalım, İsrail’i ve ikiyüzlü Avrupa’yı da bir yana bırakalım da; bir zamanlar “tekbir” naraları ile İsrail’i protesto edenler nerededir? İşte bu yazıma gelen eleştirilerden birkaçını sizlerle paylaşmak istiyorum…

Yunus Bilgiç: Şinasi hocam, yıllar önce kimin dost, kimin düşman olduğunu söyleyenleri asanlar şimdi ne düşünüyor acaba? Bu sorunuzun yanıtını keşke onlar verseler!

Bora Erdemir: Bir söz vardı, uyuyorlarsa uyansınlar ya da uyanırlar ama uyuyormuş gibi yapıyorlarsa kötü…

Sevinç Kardemir: Biat geleneği bu olsa gerek. Sus deyince sus, konuş deyince konuş, meydanlarda naralar at deyince bağır çağır…

Mutlu Yüksel: Davos oldu kaos!

Kenan Ergün: Suriye’ye özgürlük çabalarımız kadar, Filistin’e de götürsek ya (demiş, ikonla gülücük atmış)…

Fazıl Kırcı: Benim en çok gücüme giden yazınızdaki son örnek guruptur. Yani Müslüman kardeşlerimizin şimdilerde lal olmuş durumuna ne demeli?

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&

OZANCA

ACI ÇAĞRI

Ölün çocuklar ölün

onar onar biner biner gidin çocuklar gidin

beleklere belenmeyin sarılmayın kundaklara

gedik gedik gülmeyin ağlamayın salya sümük

alışmayın bu dünyaya çocuklar

ısınmayın su sesine insan sesine

bağlanmayın et ve ekmek kokusuna çocuklar

yaprak olun dökülün orman olun yakılın gidin çocuklar gidin

bir zıbıncık geride bir paticik geride

sıcacık bir kundak bile bırakmadan geride

gidin çocuklar gidin

gidin ki çok yesinler savaş kundakçıları

gidin ki sürüp gitsin kasaplar saltanatı

bu dünya daralmasın gidin ki

ışık bile sızmasın korunulan karanlığa gidin ki

ölün çocuklar ölün onar onar biner biner

bir gülücük bile bırakmadan geride gidin çocuklar gidin.

                                                    Hasan Hüseyin KORKMAZGİL

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&


 

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&

DIŞARDAN GAZEL

“Düşle” Edebiyat ve Kültür dergisinde oğlum Bahadır Kula’nın yazıları yayınlanır bazen. Spor yazarı Osman Bahadır Cemoğlu ağabeyim yorum yapmış oğlumun yazısının altına. "Boynuz kulağı geçer" darb-ı mesel' i sevgili Kula ailesinde olağanüstü şekilde tahakkuk etmiş. Görünen o ki; genç Kula, babasını felsefi boyutta epey gerilerde bırakmış... Genç yaşta böylesine entelektüel birikime sahip bir kalemin yolu açık ve aydınlık olsun...” Oğlumun yazısını önümüzdeki günlerde siz saygın okurlarımızla da paylaşmak isterim…

 

 

 

 (Bize mesaj ve ihbarda bulunmak için, sitenin üst ve alt kısmında bulunan mesaj gönder bölümünü kullanabilirsiniz

Herhangi bir haber ya da köşeye yorum yapmak için ise haberin altında bulunan mesaj bölümünü doldurmanız yeterli olacaktır)
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi