Prof.Dr. Alper Çabuk

...çevreye rağmen değil, çevreyle beraber...

Prof. Dr. Alper Çabuk yazdı

22 Nisan 2015 19:32
A
a
Geçen haftaki yazımda tam anlamıyla bağımlısı olduğumuz elektrik enerjisinden ve yenilebilir enerjinin öneminden bahsetmiştim. Gerçekten de yenilenebilir enerji üretiminin ve buna bağlı sektörün, önümüzdeki yılların en hızlı yükselen sektörü olması bekleniyor. Gelişmiş ülkeler bu sektöre oldukça ciddi miktarda yatırım yapıyorlar. Bu yatırımı hem fosil yakıt kullanımına bağlı sera gazı emisyonlarını azaltmak, hem de ekonomik büyümelerini güvence altına almak için yapıyorlar. Bazı ekonomistler, bu sektöre yapılacak yatırımların mevcut küresel ekonomik krizinden çıkmak için de önemli rol üstleneceğini iddia ediyorlar. Türkiye’nin enerji kaynaklarına bakıldığında, en büyük doğal enerji potansiyelinin su, rüzgar, güneş ve jeotermal gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştuğu dikkat çekiyor. Geçen hafta Enerji Bakanımız “Yenilenebilir Enerji Kaynakları ve Yeşil Türkiye" konferansında yaptığı konuşmada bu konuda da önemli mesajlar verdi. Yıldız, konferanstaki konuşmasında gençlere şu ankinden daha güzel bir Türkiye bırakmak için yenilenebilir enerji kullanımı ile ilgili de önemli açıklamalarda bulundu. Gelişen Türkiye'nin küçülen enerji sektörü olamayacağını, bulunulan konumda enerji sektöründe daha hızlı büyüyen bir Türkiye oluşturulması gerektiğini vurgulayan Sayın Bakanımızdan özür dileyerek, bu mesajlar içinde önemli gördüklerimi paylaşmak istiyorum. Yıldız, konuşmasında dünyanın hala kömür, petrol ve doğalgazdan yüzde 85 yararlandığını ifade ederek, Dünya’nın bir bütün olduğunu, çevre kirliliği, iklim değişikliği gibi konularda ülkelerin birbirlerine kayıtsız kalamayacağını, "bütün enerji politikalarımızın çevreye rağmen değil, çevreyle beraber yürütülmesi” gerektiğini vurguladı. Yıldız, Türkiye'nin enerji sektöründe Çin'den sonra en fazla büyüyen ülke konumuna geldiğini belirterek, ülkemizde şu anda enerji üretiminde yüzde 28 civarında kömür, yüzde 25 civarında yenilenebilir enerji kaynağı kullanıldığını ifade etti. Yenilenebilir enerji kaynağı kullanımı anlamında bunun AB üyesi ülkelerin 2 katı kadar olduğunu vurguladı. Ayrıca Bakan Yıldız, küresel ısınma ve küresel enerji talep ve arzı konusunda şunları ifade etti:

 

“Dünyanın ısınmasına toplam iki derecelik bir marj verildi. Dünya büyüme rakamları, herhangi bir müdahale yapılmazsa önümüzdeki 25 yıl içinde ikinci dereceyi de tüketeceğini söylüyor. Dünya bir dengesizlik üzerine kurulu. Güney Afrika’yı hariç tutarsak, Afrika Sahrası'nda 890 milyon nüfusun kullandığı enerjinin toplamı, 19,5 milyon nüfuslu New York'un kullandığı enerjiye denk... Bu çok ciddi bir yanlış... Dünyada 1,3 milyar insan hala enerjiyle tanışmamış durumda... Enerji yatırımlarının yüzde 70'i fosil yakıtlara kaymaya çalışıyor, 2000 yılında 65 milyar dolarlık fosil dışı yakıtlara yapılan yatırım 2011 yılında 310 milyar dolarlar seviyesine ulaştı. Dünya büyümesini karşılamak için yıllık 2 trilyon dolarlık yatırım yapılması gerekiyor, Dünya GSYH'sinin 77 trilyon dolar civarında olduğu düşünüldüğünde enerji sektörüne yapılan yatırımların önemi bir kez daha ortaya çıkıyor”


Sayın Bakanın açıklamalarından ben şunu anladım. Enerji, ekonomik büyüme için önemli, ancak bu büyüme çevreyi göz ardı ederek değil, çevreyi de gözeterek sağlanmalı… Ben de yaklaşık 25 yıldır tam da bunu anlatmaya çalışıyorum. Sayın Bakanın ifade ettiği gibi "bütün enerji politikalarımız çevreye rağmen değil, çevreyle beraber yürütülmelidir”... Herkese iyi haftalar...
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi