Kamu işçileri için yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde hükümetin sunduğu üçüncü teklif de işçi sendikalarını tatmin etmedi. Harb-İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Hasan Atak, zam oranlarının ve teklif edilen koşulların işçilerin taleplerinden oldukça uzak olduğunu belirterek, teklifin yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu
Türk-İş’e bağlı Harb-İş Şube Başkanı Hasan Atak, “Hükümetin teklifine baktığımızda sanki oransal olarak iyi bir artış yapılmış gibi bir algı yaratılıyor. Bu artışlar memurlara ya da emeklilere verilenin altında kalıyor. Bizim isteklerimizle örtüşmeyen oldukça uzak bir teklif” dedi.
Kamu işçilerine yönelik toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde hükümet üçüncü teklifini sundu. 2025 yılının ilk altı ayı için yüzde 24 zam önerilirken, diğer dönemler için gerçekleşen enflasyon oranında artış teklif edildi. Hükümetin birinci teklifi ilk 6 ay için yüzde 16, ikinci 6 ay için yüzde 8’lik zamken, ikinci teklifte bu oranlar sırasıyla yüzde 17 ve yüzde 10’a yükseltildi. Türk-İş ve Hak-İş’in talepleri ise günlük en düşük ücretin bin 800 TL’ye çıkarılması ilk 6 ay için yüzde 50, sonraki iki dönem için yüzde 25’er zam ve ayrıca yüzde 10 refah payıydı. Türk-İş’e bağlı Harb-İş Sendikası Şube Başkanı Hasan Atak, teklifin işçilerin beklentilerinden uzak olduğunu belirterek, gelir vergisindeki adaletsizlik ve refah payının yokluğu gibi temel sorunlara çözüm getirilmediğini ifade etti.
FARK KAPANMALI
Gelen teklifin ne Türk-İş’in ne de Hak-İş’in işçiler adına ortaya koyduğu taleplerini karşılayan düzeyde olmadığına dikkat çeken Harb-İş Şube Başkanı Atak, “Bizim isteklerimizle örtüşmeyen, oldukça uzak bir teklif. Kamu Çerçeve Protokolü ve bağlı olarak yürüyen toplu iş sözleşmeleri hala imzalanmış değil. Hükümet verdiği teklifte işçileri nitelikli ve niteliksiz olarak ayırarak farklı oranlar sunulmuş olsa da aradaki farkın hala büyük olduğunu düşünüyorum. Bu farkın kapanması gerekiyor. Meseleye sadece bugünkü koşullarla bakmamak gerek. Bu sözleşme iki yıllık bir dönem için yapılıyor. 2027 Mart ayına kadar yeni bir toplu sözleşme imzalanamayacak. Dolayısıyla bugünden verilen zam oranlarının bu uzun vade dikkate alınarak değerlendirilmesi şart. Hükümetin teklifine baktığımızda, sanki oransal olarak iyi bir artış yapılmış gibi bir algı yaratılıyor. Ancak bu artışlar memurlara ya da emeklilere verilenin altında kalıyor. Üstelik enflasyon karşısında erime riski taşıyor” diye konuştu.
TÜİK’E GÜVENMİYORUZ
Atak, üzerinde durulması gereken konulardan birinin de gelir vergisi olduğunu vurgulayarak,“Bu konuda ciddi bir adaletsizlik var ve mevcut toplu sözleşme teklifinde bu adaletsizliği giderecek hiçbir madde yer almıyor. Bu işçiler için hayati bir konu. Ayrıca üçüncü ve dördüncü altı aylık dönemlerde yalnızca enflasyon oranında artış öngörülüyor. Bu da ciddi bir sorun. Enflasyon oranı üzerinden zam yapılması gerçek bir ücret artışı anlamına gelmiyor. Çünkü bu sadece kaybın telafisi niteliğinde. Kaldı ki enflasyon verilerine de güvenmiyoruz. TÜİK’in açıkladığı oranların çarşıda, pazarda yaşanan gerçek enflasyonu yansıtmadığını hepimiz biliyoruz. Gerçekte hissettiğimiz enflasyon açıklananın en az iki katı. Taleplerimizi en güçlü şekilde dile getirmeye devam edeceğiz. Henüz imzalanmamış olması bize az da olsa umut veriyor. Bu durum mücadele etmemiz için bir alan açıyor” dedi.
Kaynak : HABER MERKEZİ