Eskişehirspor, 3 Temmuz Cuma günü olağan mali genel kurulunu gerçekleştirecek ve kulübün güncel borcu resmen açıklanacak. Bilindiği üzere bu kongrede çoğunluk şartı aranmayacak. Ancak çoğunluğun aranmayacak olması, bu genel kurulun kulübün geleceği adına taşıdığı hayati önemi asla gölgelememeli.
Eskişehirspor, 3 Temmuz Cuma günü olağan mali genel kurulunu gerçekleştirecek ve kulübün güncel borcu resmen açıklanacak. Bilindiği üzere bu kongrede çoğunluk şartı aranmayacak. Ancak çoğunluğun aranmayacak olması, bu genel kurulun kulübün geleceği adına taşıdığı hayati önemi asla gölgelememeli.
Bu kritik kongre, yine geçmişteki gibi sadece 50-60 kişinin katılımıyla yapılıp geçilmemeli. Eskişehirspor’un gerçek kurtuluşu için artık bu şehirde topyekûn bir güç birlikteliği sağlanmalıdır. Şehirde yapılan dedikodularla, bu kulüp kurtulmaz! Kimin ne hesabı, ne sorusu varsa bunun yegane yeri ve kürsüsü Cuma günü gerçekleştirilecek olan kongre salonudur.
Kısır çekişmelerin bu kulübe bugüne kadar hiçbir fayda sağlamadığını hepimiz yaşayarak gördük. Geçen haftaki köşe yazımda da üzerine basarak belirtmiştim; hatta spor muhabiri meslek büyüklerim de kendi köşelerinde kaleme aldılar. Federasyonun 2027-2028 sezonundan itibaren amatör transferi kaldıracağını açıklamasının ardından, artık Eskişehirspor’un sadece bugününü değil, doğrudan geleceğini konuşmak zorundayız. Çünkü artık günü kurtaracak hamlelerin değil, geleceği planlayan bir kongre yaşamanın zamanı geldi. Cuma günü kongre salonunda, Eskişehirspor’un menfaatleri doğrultusunda yüz yüze tartışmalıyız. Mevcut yönetim de çıkıp geçen senenin hesabını kitabını ortaya koyacak, yapılan eleştirilere cevap verecek. Ama önemlisi kulübün geleceğine dair somut projelerini camiayla paylaşması olacak.
Eğer Cuma günü o salonda bomboş koltuklar kalacaksa, Eskişehirspor sadece usulden bir mali genel kurul yapıp dağılacaksa ve o aranan şehir bütünlüğü yine sağlanamayacaksa, şimdiden hepimize geçmiş olsun…
Kulübün geleceği için kimse elini taşın altına koymazsa, yarın bir gün bugünleri bile mumla arar hale gelebiliriz. Kulübün acilen profesyonel bir yapıya kavuşması, düzenli gelir kaynağı sağlayacak projelerin üretilmesi ve kronikleşen transfer yasağının kaldırılması için hangi somut yollara başvurulacağı konusunda ortak bir akıl oluşturulmalıdır. . Statü değişimine giden yolda zamanın daraldığı asla unutulmamalıdır.
Aslına bakarsanız ortada korkulacak, kaçılacak bir tablo yok; bu şehrin dinamiklerinin çok rahatlıkla altından kalkabileceği bir mali portre mevcut.
Ancak bu yükü ne mevcut yönetim tek başına göğüsleyebilir ne de tek bir kişinin sırtına yüklemek adildir. Bu ağırlığı, ancak tüm şehir sorumluluk aldığında hafifletebiliriz. Yeni sezona başlarken şunu da açıkça ifade etmek gerekiyor: Kaçan şampiyonluğun ardından yönetimin eleştirilmesi ne kadar doğalsa, bu eleştirilerin kişisel hesaplar gözetilmeden, tamamen Eskişehirspor’un iyiliği için yapılması da o kadar elzemdir.
Cuma günü o salonda yine eleştiriler yapılsın, her şey masaya yatırılsın ama ne olursa olsun o kapıdan çıkarken birlik ve beraberlik sağlanmış olarak çıkılsın. Herkes, yeni sezonda Eskişehirspor çatısı altında tek yumruk olduğumuzu görsün…