6-7 yıl kadar önceydi. İstanbul'dan THY uçağıyla İngiltere'nin Birmingham kentine seyahat ediyoruz ailece.
6-7 yıl kadar önceydi.
İstanbul'dan THY uçağıyla İngiltere'nin Birmingham kentine seyahat ediyoruz ailece.
Her milletten insan var.
Uçak 200’den fazla yolcusuyla tıka basa dolu ama dikkati çeken bir şey var ki insan şaşırıyor doğrusu.
Diyebilirim ki 100'ü aşkın yolcunun kafası yaz ayında kapüşonla kapalı veya sargı beziyle sarılmış, hepsi de erkek.
Bu durumu gören herkes birbirine "Acaba kaza mı geçirdiler, yoksa İngiltere'ye bir sağlık sorunundan dolayı hasta mı taşınıyor?" sorularını sorar oldu.
Uzatmadan söyleyeyim, öğrendik ki kafaları sarılı söz konusu Birleşik Krallık vatandaşları, İstanbul'da anlaştıkları bir hastane veya klinikte saç ekimi yaptırmışlar.
İngiltere'den İstanbul'a bir sağlık turizmi gelişmiş ve ünü ülkeyi aşmış.
Ortadoğu, Avrupa hatta Uzakdoğu'yu kadar dünyanın pek çok önemli coğrafyalarından gelen binlerce kişi plastik cerrahi, yani estetik ameliyatlardaki başarılarıyla ünlenen doktorlarımıza vücutlarını emanet ediyorlar.
Bunun yanında diş ve termal turizm alanındaki tesislerin kalitesi ve sayılarının çoğalması, yeni yatırımlar...
Bu durum Türkiye'nin sağlık turizmi açısından doğru yolda olduğunun en önemli göstergelerinden birisi.
Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre dünyada sağlık turizmi son 15 yılda hızla gelişti.
Uluslararası Sağlık Hizmetleri AŞ (USHAŞ) ve Hizmet İhracatçıları Birliği verilerine göre Türkiye, tıp turizminde milyar dolarlık eşikleri hızla aştı.Türkiye’yi 2025 yılı sonu itibarıyla tedavi amacıyla ziyaret eden yabancı hasta sayısı 1,4 milyon kişiye ulaştı.Bu tedavilerden doğrudan 3 milyar dolar net gelir sağlandı.
Türkiye, artık daha nitelikli operasyonlarda tercih ediliyor.
Sağlık turizminde Türkiye, dünyada uluslararası hasta sayısı bakımından ilk sıralarda yer alıyor.
Tıp teknolojilerindeki ilerleme, tanı ve tedavideki yükselen başarı grafiği gibi etmenler kaliteli hizmet vermeyi önemli kılınca hasta sayıları arttı ve Türkiye'nin bu konudaki ünü ülke sınırlarını aştı.
Bu potansiyel iyi değerlendirildiği ve kaliteden ödün vermeyip planlı bir şekilde uygulandığı ölçüde sağlık turizmi Türkiye için önemli bir gelir kapısı, önemli bir prestij kaynağı olacak gibi görünüyor.
Gelelim Eskişehir'e.
Belçika’da yaşayan gurbetçilerimizin estetik ve diş tedavisinde Türkiye, hatta Eskişehir’i tercih ettiklerine yakından tanık oluyoruz…
Bu işin bir tarafı…
Eskişehir’deyakın zamanda “Turizm Zirvesi” yapıldı.
Eskişehir’in termal sularının büyük avantaj teşkil ettiği vurgulanan toplantıda, termal ve sağlık turizminden alınan payı artırmak, yeni destinasyon noktaları oluşturmak için Vali Kadir Çalışıcı zamanında yaklaşık 20 yıl önce çalışmalar başlatılmıştı.
Termal turizm, 20 dereceden daha sıcak ve içinde çeşitli mineralleri barındıran jeotermal suların, dinlenme, temizlik ve zinde kalma amacıyla kullanımı için yapılan tesislere olan yönelimi içeriyor.
Sosyal güvenlik kuruluşları bizdeki SGK ile özel sigorta şirketleri paket anlaşmalar yaparak sağlık hizmetlerini daha düşüm maliyetli ülkelerden karşılayabiliyor.
Bunun Türkiye'de pek çok örneği var. Örneğin İzmir'in Balçova ilçesindeki termal tesislere bu anlaşmalar kapsamında yurtdışından yoğun turist geliyor.
Termal ve sağlık turizmi alanında Eskişehir Rumeli Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (ERİAD) Kızılinler’e yapacağı gibi her yatırımın karşılık bulması yüksek Eskişehir'de, bu potansiyel eğer doğru yönetilirse, bugün Afyonkarahisar’ın hiç olmazsa yanına yaklaşabiliriz.
Eskişehir'in gelişimini sağlayacak yatırımlar açısından sadece Kızılinler projesi bile sağlık ve termal turizmi kapsamında önemli fırsatların kapısını aralayacak.
Kentin menfaati için herkesin elini taşın altına koyması son derece kıymetli.
Çünkü başka Eskişehir yok.
(ANADOLU GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR.)