Eskişehir'in kalbinde maden gerilimi

ABONE OL:google news abone ol butonu
Videoyu Aç Eskişehir'in kalbinde maden gerilimi
A
a

Eskişehir’in yapımı planlanan Alpagut-Atalan Altın-Gümüş Maden Projesi için yapılan bilirkişi keşfi, bölge halkı ve çevrecilerin yoğun tepkisiyle karşılandı. “Bu toprakları zehirletmeyeceğiz” diyen vatandaşlar, projenin tarım, su kaynakları ve doğal yaşamı tehdit ettiğini vurguladı.

Eskişehir’de yapımı planlanan Alpagut-Atalan Altın-Gümüş Maden Projesi kapsamında bilirkişi heyeti, Alpagut Mahallesi’nde keşif incelemesi gerçekleştirdi. Bölge halkı, çevreciler, sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri ve belediye başkanları sabah saatlerinden itibaren maden sahası girişinde toplanarak projeye tepki gösterdi. Jandarma ekipleri bölgede geniş güvenlik önlemleri alırken, bilirkişi heyeti alanda yaptığı incelemelerin ardından bölgeden ayrıldı.







Protestocular, sıklıkla bilirkişi heyetinin keşfi sırasında doğa tahribatı, tarımsal üretim, su kaynakları ve siyanür riskine karşı dikkat çekti. Katılımcılar, bölgenin Eskişehir’in tarım merkezi ve doğal yaşam alanlarından biri olduğunu belirterek maden projesinin geri dönülmez zararlara yol açacağını savundu.

Ahmet Ataç: “Burası Eskişehir’in kalbi”

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, yürüyerek çıktıkları bölgede gördüğü manzaranın kendisini derinden etkilediğini belirterek, “Beraber yürüdük, bayağı bir yürüdük. Nereye ne yapacaklarını anlatıyorlar. Bir tarafta koyun sürüsü çıngırakları çala çala geçiyor, öbür tarafta inekler otluyor. Nasıl bir yeşil, halı gibi inanın. Çok üzüldüm. Hep birlikte mücadele edeceğiz ve yaptırmayacağız. Nasıl yıllar önce Alpu’da termik santrali büyük mücadeleyle önlediysek bunu da önleyeceğiz. Buradaki ekosistem o kadar muazzam ki... Burası Eskişehir’in kalbi. Bu güzel doğayı onlara yedirmeyeceğiz” dedi.

Kazım Kurt: “Eskişehir’in nefes borusudur”

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ise bölgedeki maden ruhsatını sert sözlerle eleştirerek, “Alpagut-Atalan bölgesindeyiz. Yanımızda sivil toplum örgütleri temsilcileri, çevre derneği üyeleri, Baro temsilcileri ve Tepebaşı Belediye Başkanımızla birlikte bugün burada yapılacak keşif öncesinde köylülerimize destek olmaya geldik. Buradaki maden arama ve işletme ruhsatı Eskişehir’in akciğerlerine saplanmış bir hançerdir. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Buradaki ekosistem, mikroklima ve tarımsal zenginlik Türkiye’nin en önemli değerlerinden biridir. Bu nedenle burayı ranta teslim etmeyeceğiz. Eskişehirlilerle birlikte bu madenin açılmaması için her türlü hukuki ve demokratik mücadeleyi sürdüreceğiz. Burası Eskişehir’in nefes borusudur, burayı kestirmeyeceğiz” diye konuştu.

Utku Çakırözer: “Bu toprakları zehirletmeyeceğiz”

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de bölgenin doğal güzelliğine dikkat çekerek, “Bugün yürüyerek de geldik. Yol boyunca bir tarafında sürüler var, bir tarafında verimli topraklar var, bir tarafında ormanlar, dereler akıyor. Böylesine güzel bir vadiyi yok etme hevesi kabul edilemez. Burada neden maden olmaz, neden burası korunmalıdır, bunu 7 yaşındaki çocuk bile anlar. Bu mücadele devam edecek ve biz Eskişehirliler bu toprakları zehirletmeyeceğiz. Burada sadece doğa değil, milyonlarca litre su da tehdit altında. Bütün havzanın suyuna göz diken bir anlayışla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

Canan Adlım: “Sağlıklı kent temiz su demektir”

Tepebaşı Sağlıklı Kent Konseyi Başkanı Canan Adlım da sağlıklı kent anlayışının sadece binalardan ibaret olmadığını belirterek, “Şu anda çok verimli topraklarımızın önündeyiz. Bilirkişilerin vicdanına dayalı bir karar vermelerini umut ediyoruz. Sağlıklı kentler sadece yolların ve binaların sağlığı değil; temiz su, temiz toprak ve temiz hava demektir. Bizler de bunun mücadelesi için buradayız” dedi.

Selma Güder: “Doğanın matematiğiyle oynamamalıyız”

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder ise bölgenin tarımsal önemine vurgu yaparak, “Burası Akdeniz iklimi özelliği gösteren bir coğrafya. Türkiye’de iki yerden biri ve burada ne ekerseniz ne dikerseniz çıkıyor. Böyle bir coğrafyayı feda etmemeliyiz. Doğanın matematiğiyle oynamamalıyız. Burada bir maden açılırsa herkesin dediği gibi İliç vakası olması çok doğal. Çünkü ciddi bir rakım farkı var ve aşağıda seralar bulunuyor. Toprak her zaman önemlidir ve öyle kalmalıdır” diye konuştu.

“Mücadelemiz devam edecek”

Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği Başkanı Sadık Yurtman da bilirkişi incelemesinin önemine dikkat çekerek, “Bugün bilirkişiler burada inceleme yapacaklar. Sonuç çok önemli. Sakarya Vadisi, Mihalgazi, Atalan, Alpagut, Eskişehir ve Türkiye bu projeden zarar görecektir. Bu nedenle bilirkişilerin vereceği karar bizim için çok büyük önem taşıyor. Mücadelemiz devam edecek” dedi.

Hasan Demir: “İliç benzeri risk var”

Zafer Partisi İl Başkanı Hasan Demir ise siyanür ve fay hattı riskine dikkat çekerek, “Burası cennet bir alan. Çok fazla tarım üretiminin olduğu, su kaynaklarının bulunduğu ve mikroklima iklime sahip bir bölge. Burayı vahşi madenciliğe yem etmemek için buradayız. Burada iki tane fay hattı var. Olası bir harekette siyanür havuzlarının sızıntıları büyük felaketlere yol açabilir. İliç’te bunu yaşadık. Aynı risk burada da var. Bu doğa katliamı önlenmezse yarınlar büyük risk altında kalacak” ifadelerini kullandı.

Gürol Yer: “Milliyetçilik burada olmaktır”

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer de toplumsal duyarlılığın yetersiz kaldığını savunarak, “Bu mesele siyasetin çok üzerinde bir konu. Şehirdeki tüm bileşenlerin refleks göstermesi gerekiyor. Ama maalesef bunu göremiyoruz. Milliyetçilik sadece sözle olmaz, vatan toprağını savunmakla olur. Bugün burada olmak milliyetçiliktir” dedi.

Bölge halkı: “Toprağımızı almasınlar”



72 yaşındaki mahalle sakini Fatma Elevli, “İstemiyoruz maden olduğunu. Biz çocukken bu dağa bir balta bile vurdurmazlardı. Şimdi telef ettiler işte. Maden gelirse buralar bitecek siyanürden. Biz bugün varsak yarın yokuz ama çoluğumuz çocuğumuz var. Köyümüzü bitirdiler” diye konuştu.



Hasibe Örücü ise, “Biz hiç istemiyoruz madeni. Bu köy Antalya gibi. Senede kaç kere mahsul kaldırıyoruz. Roka oluyor, tere oluyor, soğan oluyor. Ne yapsak oluyor burada. Maden gelirse olmayacak. Topraklarımız çürür, suyu Sakarya’ya inecek. İstemiyoruz” dedi.



Mustafa Örücü de, “Bu toprakları kolay kazanmadık. Dedelerimiz harp yapa yapa aldı. Ama şimdi satılmış durumda. Bu seralar günlük altın kazandırıyor zaten. Ağaçlar oksijen veriyor. Önce bağlarımızı aldılar, şimdi dağlarımızı alıyorlar. Biz madene karşıyız, canımızı alsınlar toprağımızı almasınlar” ifadelerini kullandı.

Bilirkişi heyetinin hazırlayacağı raporun, projeye ilişkin devam eden süreçte belirleyici olması bekleniyor. Çevreciler ise mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.


 
Kaynak : HABER MERKEZİ
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi