Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde geçen yıl yedi işçinin hayatını kaybettiği fabrika yangını için Eskişehir'de düzenlenen oturma eyleminde konuşan Selim Talha Çağlar, yaşananların ihmal sonucu meydana geldiğini savunarak, sorumluların yargılanmasını ve cezasızlık politikalarına son verilmesini istedi.
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde geçen sene yedi kişinin yaşamını yitirdiği kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin çok sayıda sendika ve parti üyesi Köprübaşı’nda bir araya gelerek oturma eylemi düzenledi. “Katillerden hesabı emekçiler soracak”, Kaza değil cinayet, kader değil katliam” sloganlar eşliğinde Dilovası’nda hayatını kaybeden işçi aileleri adına açıklama yapan Selim Talha Çağlar, yaşanan olayın ihmallerin bir sonucu olduğunu söyledi. Açıklamaya CHP Seçilmiş İl Başkanı Talat Yalaz da katıldı. “Kocaeli Dilovası’nda yaşanan işçi katliamı, bu topraklarda yaşanan ilk katliam değildi” diyen Çağlar, “Aradan geçen sekiz ay içinde ve Türkiye tarihinde, birbirine çok benzeyen ihmal zincirleriyle başka katliamlar da yaşandı; ne yazık ki yaşanmaya devam ediyor. İş cinayetleri, yine aynı düzenin ürünü olan Çorlu Tren Katliamı, depremde kaybettiklerimiz, Kartalkaya yangını ve ihmaller sonucu aramızdan alınan tüm yurttaşlarımız; insan canının maliyet hesabına indirgenebildiği bir düzeni gözler önüne seriyor. Kaybettiklerimiz bize ‘kader’ diye anlatılmaya çalışılıyor. Oysa bunlar kader değil, önlenebilir ihmallerin sonucudur. Dilovası İşçi Katliamı da bunun en acı örneklerinden biridir. Para hırsıyla, kaçak bir binada ve kaçak biçimde işletilen bir tesiste gerçekleşmiştir. Ancak bu koşullar kendiliğinden oluşmamıştır. Türkiye’de yukarıda bahsettiğimiz davaların hiçbirinde etkin bir cezalandırmanın yapılmaması ve kamu görevlilerinin yurttaşların canından çok patronların ve işletmelerin çıkarlarını gözetmesiyle bu düzen yaratılmış; bizzat devleti yönetenlerin izlediği politikalarla sürdürülmüştür. Cezasızlık politikaları ve sermayeyi koruyan anlayış, yeni felaketlerin önünü açmaya devam etmektedir” diye konuştu.
DENETİMLER YETERLİ DEĞİL
Çağlar, kamu görevlilerinin halkın canını korumak için yapmak zorunda oldukları denetimleri yerine getirmediğini her gün gördüklerini savunarak, “Dilovası da, yaşanan sayısız katliam da, görevler yerine getirilmiş olsaydı yaşanmayacaktı. Yılda en az iki bin insanın çalışırken hayatını kaybettiği bu düzen kurulmayacaktı. Dilovası’nda yakınlarını kaybeden ailelerin, bu katliam düzenine ve sorumlularına karşı başlattığı adalet nöbetleri tam da bu nedenle önemlidir. Bu nöbetler, kaybettiklerimizin hesabını sormanın ve gerçek adalete ulaşmanın yolunu açmaktadır. Ailelerin çağrısıyla Türkiye’nin dört bir yanında meydanlar birer adalet nöbeti alanına dönüşmüştür. Katliamda hayatını kaybedenler için, bu katliamı yaratan herkesin yargılanmasını ve gerçek adaletin sağlanmasını istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki yeni katliamlar ancak cezasızlık sona erdiğinde önlenebilir” dedi.
HABER MERKEZİ
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...