Sığınmacı seri katil çıktı

Sonunda ithal malı seri katilimiz de oldu. 2021 yılında Suriyeli bir sığınmacı olan 19 yaşındaki Sally’i öldüren, Irak uyruklu sığınmacı Amjed Mohsin Muhammed’in, başka genç kızları da öldürdüğü iddia ediliyor. 

9 Ağustos 2025 06:49
A
a
Sonunda ithal malı seri katilimiz de oldu. 2021 yılında Suriyeli bir sığınmacı olan 19 yaşındaki Sally’i öldüren, Irak uyruklu sığınmacı Amjed Mohsin Muhammed’in, başka genç kızları da öldürdüğü iddia ediliyor. 
Şimdi gelin, henüz 19 yaşındayken öldürülen ve katili tarafından dilim dilim dilimleyip, cesedi yok edilen Sally davasını kısaca hatırlayalım. Eskişehir'de 2 Eylül 2021'den itibaren haber alınamayan Irak uyruklu Sally Ali Challab Al-Abbood'un (19) kaybolmasına ilişkin soruşturma kapsamında, yurt dışına kaçmaya çalışan Amjed Mohsin Muhammed Kırklareli'nde, yakalanmış, ardından tutuklanmıştı.
Eskişehir Cumhuriyet Savcılığı ve polisinin yaptığı soruşturma kapsamında zavallı Sally’nin cesedine ulaşılamamış ancak başka ve açık deliller neticesinde Iraklı katil, müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Umarız cezasını sonuna kadar çeker. Umarız sözde milliyetçi bir parti tarafından çıkarılacak bir afla serbest bırakılmaz.
Öte yandan 2022 yılında müebbet hapis cezası alarak tutuklanan Amjed Mohsin Muhammed'in, 2018 yılından bu yana kayıp olarak aranan Emine Özkaya’yla sevgili olduğu belirlendi. Özkaya’yla sevgilisinin evine girdikten sonra bir daha çıkmadığı tespit edilirken, kayıp kadının en son girdiği bu evde polis ekiplerince inceleme yapıldı.
İncelemeler neticesinde elde edilen deliller basınla paylaşılmadı ancak belli ki ortada somut deliller bulunuyor. Bu arada katilin başka kızları kaçırıp, onları da öldürerek cesetlerini ortadan kaldırdığı hakkında ciddi iddialar da var.
Bu iddialar gerçekse, nur topu gibi bir seri katilimiz oldu demektir.
Türkiye’deki katiller, uğursuzlar bize yeterken, ithal olarak gelen sığınmacıların arasındaki katil ve uğursuzlarla da uğraşıyoruz.
Türkiye’nin sınırlarını açanlara defalarca seslendik; “Bu gelenlerin içindeki suçluları, uyuşturucu satıcılarını ve teröristleri nasıl ayıracaksınız? Sınırları açmayın ve devleti koruyun” dedik. O zaman bize – ne alakaysa artık – “İslam düşmanı” demişlerdi. Şimdi ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıkmıyor mu? Yoksa seri katillerden bahsediyoruz diye bize yine mi “İslam düşmanı” diyecekler?
Siz bu sözlerinizi zavallı Sally’nin, Emine Özkaya’nın ve kim bilir diğer öldürülmüş nice masumun ailesine anlatın. Bizim karnımız bu palavralarınıza tok…

Hani sığınmacılar geri dönecekti?

Türkiye’de gündem sürekli değişiyor. Aslında, “Türkiye’de vatandaşa söylenen yalanlar sürekli değişiyor” desek daha doğru olur. Bu yalanlardan biri de sayıları 13 milyona dayanan sığınmacıların ülkelerine geri döneceklerine ilişkin olanıydı. Suriye’de Beşar Esad yönetimi Siyonizm ve iş birlikçileri tarafından devrilince, Türkiye’de pek çok yorumcu, “Artık sığınmacılar ülkelerine geri dönecekler” demeye başlamıştı.
Bu sözde yorumcular, efendimiz hükümetinin Suriye’yi bir anlamda fethettiğini, bir nevi Yavuz Sultan Selim gibi İslam’ın lideri olduğunu söylüyorlardı.
Üstelik aynı yorumcular, daha düne kadar, “Sığınmacılar iyidir; ekonomimiz sığınmacılar sayesinde ayakta duruyor” derken çark etmiş ve sığınmacıların ülkelerine gideceğinin müjdesini vermişlerdi.
Aradan neredeyse bir sene geçti ve sığınmacıların bir yere gittiği yok. Demek bu da yalan çıktı. Şimdi aynı çevreler, “Türkiye PKK ile barışacak, büyük Osmanlı geri gelecek” diye yeni yalanları yaymakla meşguller. Bakalım bu yalan da tedavülden kalkınca, hangi yeni yalanlarla milleti kandıracaklar? 

İktidar bitiyor mu?

Son zamanlarda, özellikle de CHP yandaşı medya platformlarında, “İktidar bitiyor! Tepetaklak oluyor!” gibi paylaşımlarda bulunuluyor. Bu tip paylaşımlar da fanatik CHP seçmeninin yüreğinin yağlarını eritiyor.
Ancak gerçek böyle değil. Elbette AK Parti ve onu destekleyen küçük partilerin oylarında bir azalma var. “Elbette” diyoruz çünkü Türkiye’nin durumu ortada. Osmanlı’nın “Hasta Adam” olduğundan bu yana hiç bu kadar kötü duruma düşmemiştik. Ancak iktidarın çöktüğü, tepetaklak olduğu yok. Bu tamamıyla birilerinin kendi kendisini kandırmak için söylediği bir algı operasyonu. 
CHP’liler aynı algılarla kendi kendilerini 2023 yılında da kandırmıştı. “Kemal Kılıçdaroğlu gibi bir isim bile seçilebilir” diyerek yola çıkan CHP, özellikle İYİ Parti’nin uyarılarını dikkate almamış, bir karşı algı operasyonunu da İYİ Parti’ye yapmıştı. Bugün bile – az sayıda da olsa – “Seçimi kaybettik çünkü İYİ Parti bizi sattı” diye düşünenler var. Allah onlara şifa versin…
Geldiğimiz noktada kimin haklı çıktığını hiç karıştırmayalım. Geçmiş artık geçmişte kaldı; CHP’lilerin yüzüne geçmişte yaptıkları hataları vurup, onları utandırmayalım.
Ancak aynı hataları tekrarladıklarını da hatırlatalım. Muhalefetin yapması gereken sosyal medyada laf sokma cambazlıklarını bir köşeye bırakmak ve AK Parti seçmeniyle bire bir iletişim kurarak, oylarını yükseltmektir. Kendi yalanlarıyla kendilerini kandırmalarının bir faydası yok. AK Parti ve küçük yandaşları oy kaybetti ama halen çok güçlüler. Tepetaklak filan da olmadılar…

Çanakkale’den ithal zehir

Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu üyeleri, Çanakkale’den her gün Eskişehir’e taşınacak tam 149 kamyon cevhere karşı harekete geçti. Platform üyeleri söz konusu projenin iptal edilmesi için, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne dilekçe verdi.
Söz konusu dilekçenin akıbeti ne olur; orasını bilemeyeceğim. Fakat beni asıl ilgilendiren Eskişehir’in akıbetinin ne olacağı.
Maalesef ülke olarak iflasın eşiğine geldik. Hükümetimiz kendi yandaş şirketlerini beslemekte zorlanıyor. Çünkü iktidar – belli ki – memurlarının maaşların bile ödemekte zorlanıyor. Hal böyle olunca da İstanbul Boğazı’nda oturup, içki kadehlerini “Çok yaşa Reis!” diye birbirine tokuşturan müteahhitlerin maması bitiyor. Bunun üzerine çaresiz bu çevrelere yeni maden alanları peşkeş çekiliyor. 
Elbette madenler çıkartılabilir. Ancak bunu yaparken tarıma ve alın teriyle Türk Milleti’ni besleyen çiftçilerimize, besicilerimize zarar verilmemesi gerekir.
İliç’te neler olduğunu gördük. Atalan ve Alpagut’ta da neler olacağı malumumuz. Bütün bunlar yetmezmiş gibi, Çanakkale’nin cevherlerini Eskişehir’e getirmek de neyin nesi? Hiç mi Eskişehirlilerden korkmuyorsunuz?

Eskişehirspor lige hazır 

Amatör liglerden kurtularak 3’üncü lige çıkan Eskişehirspor’da iyi bir transfer dönemi yaşandı. Öncelikle Ulaş Entok ve arkadaşlarının işlerinin hiç kolay olmadığını hatırlatalım. Bir kere kulüp borç batağında ve transfer yapmak çok güç. İkincisi yeni yönetmeliğe göre, öyle her istediğiniz futbolcuyu alamıyorsunuz. Takımınızın ekseriyetinin 25 yaşın altında olması gerekiyor.
Bütün bu olumsuzluklara karşın Eskişehirspor’da iyi bir transfer sezonu yaşandı. Yönetim şampiyonluktan bahsetmiyor ancak kimse, “Hedefimiz kümede kalmak” da demiyor. Sonuç olarak Eskişehirspor Playoff’ları zorlayacak bir takım olmuş gibi gözüküyor. Eğer ki Playoff biletini cebimize atarsak, 2’inci lig için de hayaller kurabiliriz.
Ancak tek sıkıntımız, taraftarın bu sene kombine biletlere pek fazla ilgi göstermiyor olması. Yöneticilerimiz iyi – kötü bir şeyler yaptılar. Şimdi biz taraftara düşen de kombine bilet alarak, takımımızı desteklemek olmalı.

Bunlar ruh hastası

Eskişehir’de son günlerde sosyal medyada paylaşılan ve bazı kedilerin kasten öldürüldüğü iddialarını içeren görüntü ve mesajlar, kamuoyunda infial yarattı. Vatandaşların tepkisi üzerine harekete geçen Eskişehir Emniyet Müdürlüğü, olaylara ilişkin geniş çaplı soruşturma başlattı.
Eskişehir Emniyeti’ne teşekkür ederiz. Küçük bir kedinin kimseye zararı olmaz. Kediler en fazla çöplerden rızkını ararken, birkaç çöp poşetini delebilir; hepsi o kadar. Ben hayatımda çete oluşturan, mahallede gelen geçene saldıran kedilerle ilgili bir şey duymadım.
Dolayısıyla kedileri öldürenler olsa olsa ruh hastası olabilirler.
Üstelik bu kişiler, kedi öldürmeye başlayarak, çok daha büyük suçların stajını da yapıyor. Yapılan araştırmalar pek çok seri katilin ve cani katilin, kedi ve köpekleri öldürerek işe başladığını gösteriyor.
Umarız bu kişi veya kişiler yakalanır ve adalete teslim edilir…

Tarihte Bu Hafta:

Unutulmuş Konya Faciası 

Bundan 17 yıl önce, 1 Ağustos 2008 tarihinde, Konya’da büyük bir facia yaşanmıştı. Konya'nın Balcılar Beldesi'ndeki Kız Kuran Kursu tüp patlamasıyla çökmüş ve 18 kişi ölürken, 29 kişi de yaralanmıştı.
Hatırlıyor muyuz? Elbette ki hayır. 
Böyle bir facia – mesela – Fransa’da yaşanmış olsa, hiç unutulmazdı. Bölgenin Belediye başkanı istifa eder ve bir daha insan içine çıkamazdı. Adım kadar eminim ki Fransa’da bir veya iki bakan istifa etmek zorunda kalır, dönemin Cumhurbaşkanı olan Nicolas Sarkozy, kamuoyundan özür dilerdi.
Bu olay herhangi bir Avrupa ülkesinde olsaydı, hakkında filmler çevrilir, anma programları düzenlenirdi. Bu tarz olayları unutan ülkeler ise ancak gelişmemiş ülkeler olabilir. Tıpkı Hindistan gibi veya Türkiye gibi…
Hükümetler, “Bizim seçmenimiz çantada keklik” diye düşünmeye devam ettiği müddetçe, bu tarz facialardan daha çok yaşayacağız. Kabahatli yöneticilerimiz değil. Kabahatli olan biz sesini çıkartmayan, itaat eden uysal vatandaşlarız. Hiç kimse hükümetlere kızmasın.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi