Avukat Özgür Erhun, Eskişehir’de üniversite öğrencilerine yönelik disiplin soruşturmalarının hukuki değil, baskı amacı taşıdığını belirterek yetki aşımı yapıldığını vurguladı.
18 Mayıs 2025 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Mahmut Tanal’ın da katılımıyla Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü önüne gelen öğrenciler rektörlük binasına Türk bayrağı asarak bir eylem gerçekleştirmişti. Söz konusu eyleme katılan öğrenciler daha önce 19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından kentte düzenlenen protestolara katıldıkları gerekçesiyle Anadolu Üniversitesi tarafından soruşturma süreciyle karşı karşıya kalmıştı. Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü eylemlere katılanlar arasında bir Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) öğrencisinin de bulunduğunu tespit ederek durumu resmi yazıyla ESOGÜ’ye bildirdi. Bunun üzerine ESOGÜ kendi öğrencisi hakkında disiplin soruşturması başlattı. Eylemlere katıldığı gerekçesiyle soruşturma geçiren öğrencilerin avukatı Özgür Erhun, sürecin hukuki bir temele dayanmadığını ve üniversitelerin yetki sınırlarını aştığını vurgulayarak bir kurumun başka bir üniversitenin öğrencisi hakkında işlem yapılmasını talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu ifade etti.
HUKUKA AYKIRI
Anadolu Üniversitesi’nin öğrencilerin üniversite içinde ve dışında anayasal haklarını kullanarak yaptığı eylemler nedeniyle çeşitli soruşturmalar başlattığını hatırlatan Avukat Erhun, “Gelinen noktada Anadolu Üniversitesi, bu soruşturmalara ek olarak söz konusu eyleme katıldığı tespit edilen bir ESOGÜ öğrencisi hakkında da işlem yapılması talebiyle ESOGÜ’ye resmi yazı göndermiştir. Bu yazı üzerine ESOGÜ’ de kendi öğrencisi hakkında disiplin soruşturması başlatmıştır. Ancak burada dikkat çeken husus Anadolu Üniversitesi'nin, kendi yetki ve görev sınırlarını aşarak başka bir üniversitenin öğrencisi hakkında işlem yapılmasını talep etmesi ve bu talep doğrultusunda başka bir üniversitenin işlem başlatmasıdır. Bu durum idare hukuku ilkelerine açıkça aykırıdır. Bir üniversitenin, kendi idari sınırları dışında yaşanmış bir olaya ilişkin başka bir üniversiteye yazı yazarak soruşturma başlatılmasını talep etmesi, hukuki dayanaktan yoksundur” diye konuştu.
ÖĞRENCİ HAKKI İHLALİ
Avukat Erhun, ESOGÜ’nün başlattığı soruşturmada öğrenciye yöneltilen soruların da dikkat çekici olduğunu kaydederek, “ ‘Anadolu Üniversitesi’ne nasıl girdin?’, ‘Eylemi kimler organize etti?’, ‘Karar nasıl alındı?’ gibi sorular soruşturmanın kapsamıyla ilgisiz ve üniversitenin yetki sınırlarını aşan içeriktedir. Bu tür sorular idare hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmamakta ve anayasal haklarını kullanan bir öğrencinin haklarının ihlali anlamına gelmektedir. Ayrıca daha önce eylemlere katılan öğrencilerin ailelerinin aranması gibi uygulamalarla sürecin nasıl baskıcı bir noktaya geldiği ortadadır. Biz Anadolu Üniversitesi ve ESOGÜ rektörlüklerinin yürüttüğü bu soruşturmaların, birer hukuki süreçten ziyade kamu gücünün yetki aşımıyla kullanıldığı birer baskı aracı olduğunu düşünüyoruz” dedi.
SİYASİ BİR YÖNLENDİRME
Bu uygulamaların iktidardan gelen bir yönlendirme olduğunu vurgulayan Erhun şunları söyledi: “Bugün Boğaziçi’nden Hacettepe’ye, ODTÜ’den Anadolu ve Osmangazi Üniversitesi'ne kadar uzanan tabloda öğrencilere yönelik baskının planlı, sistematik ve ülke genelini kapsayan bir politika haline geldiği kanaatindeyiz. Üniversite öğrencileri 19 Mart sürecinde anayasal haklarını kullanmışlardır ancak bu hakların kullanılmasına karşılık yürütülen disiplin süreçleri hukukun değil, merkezi baskının bir aracı olarak karşımıza çıkmaktadır.”
Kaynak : HABER MERKEZİ