TBMM eski Başkanvekili, DSP’den 19, 20 ve 21. Dönem Ankara Milletvekili ve aynı zamanda meslektaşımız Uluç Gürkan ile ESTV’de keyifli bir program yaptık. 57. koalisyon hükümetinin sona ermesinden sonra CHP’de siyaset yapmayı sürdüren Gürkan ile “derin devlet”, “müesses nizam” veya “görünmeyen el” diye tarif edilen meseleleri örnekler üzerinden konuşma fırsatı bulduk.
TBMM eski Başkanvekili, DSP’den 19, 20 ve 21. Dönem Ankara Milletvekili ve aynı zamanda meslektaşımız Uluç Gürkan ile ESTV’de keyifli bir program yaptık.
57. koalisyon hükümetinin sona ermesinden sonra CHP’de siyaset yapmayı sürdüren Gürkan ile “derin devlet”, “müesses nizam” veya “görünmeyen el” diye tarif edilen meseleleri örnekler üzerinden konuşma fırsatı bulduk.
Konu döndü dolaştı, Yılmaz Büyükerşen’in 2014 yılında Kılıçdaroğlu tarafından CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olarak ilan edilecekken son anda vazgeçmesi olayına geldi.
Önce bir hatırlatma yapalım…
Salonlar ayarlanmış, Büyükerşen’in giyeceği kıyafete, yapacağı konuşmaya kadar her şey belirlenmiş, iş, ertesi gün Kılıçdaroğlu’nun Eskişehir’e gelip hocanın Cumhurbaşkanlığı adaylığını ilan etmeye kalmışken...
Kılıçdaroğlu, ertesi gün cumhurbaşkanlığı adayı olarak MHP'ye, İslam Konferansı Örgütü eski genel sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu'nu önerdi. MHP lideri Devlet Bahçeli de önerilen isimden memnun olduklarını belirtti.
Bu olayın görünen kısmı.
Perde arkasını Uluç Gürkan’dan dinleyelim:
“Büyükerşen açıklanacaktı. Her şey hazırdı. Kılıçdaroğlu, o tarihte bir milletvekilini Devlet Bahçeli’ye gönderdi ve Büyükerşen’i açıklayacağını iletti. Devlet Bey hiçbir yorum yapmadan ‘Bana gelen isim Ekmeleddin İnsanoğlu’ diyor.
Bu milletvekili arkadaşımız Kemal Kılıçdaroğlu’na Devlet Bahçeli’nin sözlerini aktarıyor. Kemal Bey de milletvekili arkadaşımıza, ‘Bana gelen isim de Ekmelettin İhsanoğlu’ diyor.
Nereden geliyor?..”
Gürkan bir başka örneği 2002 yılından şöyle verdi:
Devlet Bahçeli, yine bir telefon üzerine 57. Koalisyon Hükümeti döneminde beklenmedik bir şekilde 7 Temmuz 2002 tarihinde Bursa'nın Keles ilçesindeki 11. Kocayayla Türkmen Kurultayı'nda erken seçim çağrısında bulundu.
O dönem MHP’de siyaset yapan ve yanında bulunan bugün ATA Partisi Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, o güne ait anısını, ‘Kimsenin erken seçimle ilgili bilgisi yoktu. Devlet Bahçeli’ye bir telefon geldi ve çıktı sapsarı bir yüzle erken seçim’ dedi.
O telefon nereden çıktı?”
2015 Haziran genel seçimlerinde tek başına iktidara gelecek oyu alamayan AKP’yi, koalisyona yanaşmayıp seçimlerin yenilenmesi çağrısı yapıp yeniden iktidara taşıyan da Bahçeli’den başkası değildi. MHP grubundaki bu çağrı öncesi yine Bahçeli’ye bir telefon geliyor.
Bu telefonlar nereden geliyor?
Bugün ülkemizde bir Amerikan projesi yürütülüyor. Bu, Türkiye’nin milli kimliğini değiştirip, laik ve üniter ulus devlet yapısını bozmaya dönük bir projedir. Türkiye’nin ABD’nin Ortadoğu’daki çıkarlarının bekçiliğine soyundurulması projesidir.
Telefonun o merkezden geldiği kanısındayım. Bilgi olarak değil izlenim olarak söylüyorum.”
Türkiye’de bugün yaşanan olayları sadece CHP’ye yönelik mutlak butlan olayı olarak görmemek gerektiğini dile getiren Gürkan, şöyle devam etti:
“Bahçeli’nin Öcalan çıkışı, yeni bir milli kimlik inşasından bahsetmesi… Yeni milli kimliğe Erdoğan’ın, Türk, Kürt ve Arap olarak yeni bir tanım getirmesi…
ABD’nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel temsilcisi Thom Barrack’ın monarşiyi işaret eden Osmanlı millet sistemini dillendirmesi...
Bu, Atatürk’ün tanımladığı ‘Türkiye halkı Türk ulusunu oluşturur’ kimliğini etnik ve dini inanç temelinde ayrıştırıp, çok uluslu devlete dönüştürmek, yani federasyon demektir.
Dünyada en son çok uluslu tek devlet eski Yugoslavya idi. Nasıl kanlı parçalandığını herkes hatırlıyor. Dünyaya bir Yugoslavya yeter. Kimse Türkiye’yi oraya çeviremez. Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni bu senaryoya karşı korumalıyız.
Mutlak butlanla CHP’ye gelen Kemal Kılıçdaroğlu nereye koştuğunu iyi irdelemelidir.”
Deneyimli siyasetçi Uluç Gürkan’ın tanık olduğu ve yorumladığı olaylar manzumesi ülkenin geleceğine ilişkin endişelerimizi artırıyor.
Umarım aklıselim galip gelir.
Biri söyleyecekti… O kişi Gürhan Albayrak oldu!
AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, yönetimde kalma niyetindeki Ulaş Entok ve ekibine bu mesajı verdi: Bunda ısrar ederseniz iktidarın desteğini alamazsınız.
Konuştuğum Başkan Albarak’ın söylediği şu:
“Her kurum ve kuruluş için geçerlidir… Güç birliği daha iyi noktalara taşır.
Eskişehir’in en büyük markası Eskişehirspor’u daha iyi bir geleceğe, tecrübeli, bu camiada çevresi geniş, iyi ilişkileri olan, ilişkilerini Eskişehirspor lehine kullanabilen ve lobi oluşturabilen bir ismin taşıyacağına inanıyorsak, onun arkasında durmak lazım.
Şehrin Valisi, vekilleri, büyükşehir belediye başkanı, sanayi ve ticaret odaları ve benzeri kuruluşların temsilcileri, büyük sanayi kuruluşlarımızın sahipleri ile kanaat önderleri bir araya gelip, Eskişehirspor’u daha iyi noktaya taşıyacak tecrübeli bir yönetimi el birliğiyle oluşturabilir.
Yönetime girenler de elini taşın altına koyar. Takımın borcu yapılacak işlere engel olmaz.
Çevremiz bunun örnekleriyle dolu.
Ulaş Entok ve yönetimine kimse ‘bir şey yapmadı demiyor. Emeklerine sağlık ama olmadı. Eskişehirspor, bu konuda tecrübeli Halil Ünal başkanlığında oluşacak yönetimin başarılı olunacağına inanılıyorsa ki şu anda böyle bir ortam oluşmuş durumda.
Buna engel olunmaması gerekir. Daha ismi duyulur duyulmaz, “Projeni, kaynağını açıkla” yaklaşımı şık da değil hoş da değil.
O nedenle herkes, kendi kariyerine değil Eskişehirspor’un başarılı geleceğine odaklanmalı.
Bu saatten sonra söylenecek her söz, atılacak her adımda yapıcı olmak gerekir. Odağımızda gözbebeğimiz Eskişehirspor olduğunu unutmadan hareket etmeliyiz.”
Hasılı…
Çıkıp biri söyleyecekti…
O kişi Başkan Gürhan Albayrak oldu.
Başkan Ataç’ın adaylığına Tepebaşı halkı karar verecek!
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, katıldığı ESTV yayınında önemli mesajlar verdi.
Kitabın ortasından başlarsak eğer…
Başkan Ataç, belediye çalışanı 12 kişinin tutuklanması meselesiyle ilgili kimsenin peşinen suçlu ilan edilmemesi gerektiğini belirterek, yargılama sonucunun önemine dikkati çekti.
Ayrıca bu belediye çalışanları hakkında idari soruşturma başlattığını da vurguladı.
“Bir sonraki seçimde aday olmayı düşünüyor musunuz?” yönündeki sorumuza karşılık Başkan Ataç, “Buna ben değil halkımız karar versin” yanıtını verse de…
Biz biliyoruz ki Tepebaşı’nda Başkan Ataç’sız seçimi kazanmak çok zor.
Başkan Ataç, imarı tamamlanacak yerler konusunda Fevziçakmak Mahallesi için yıl sonunu işaret ederken, Muttalip için de bir imar planı düşündüklerini vurguladı.
Ahmet Başkanın sön sözleri mesajlarla yüklü:
“Görevimizin ve işlerimizin başındayız, takas yöntemiyle devlet borçlarımız bitiriyoruz. Biz her zaman halkımızın yanındayız. Kimse ülkenin geleceği konusunda karamsarlığa kapılmasın. El ele aydınlık yarınlara hep birlikte ulaşacağız.”