Görevden alınan CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, ES TV ekranlarında yayınlanan Günaydın Eskişehir programının konuğu oldu ve gelişmeleri değerlendirdi.
Görevden alınan CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, ES TV ekranlarında yayınlanan Günaydın Eskişehir programının konuğu oldu ve gelişmeleri değerlendirdi.
Açık konuşmak gerekirse Sayın Rahmi Çınar’ın da Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım’ın da görevden alınacağını tahmin ediyorduk. Hatta bizi şaşırtan bu görevden almaların gecikmesi olmuştu. Ancak Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin de işi hiç kolay değil. Zira il ve ilçe başkanlarını görevden almakla mesele kapanmıyor ki. Yerine yeni isimleri de atamanız gerekiyor ki o isimleri bulamadılar.
Özgür Özel ve ekibinin yeni bir parti kuracağı artık gün gibi ortada. Hatta Sayın Özel’in Sözcü TV’ye verdiği mülakatta bu partinin adının belirlendiğini ve loga çalışmalarının başladığını öğrendik.
Yine Rahmi Çınar’dan Eskişehir’de yeni parti binasının tutulduğunu da öğrendik. Ama Rahmi Çınar ser verip, sır vermediği için o il binasının yerine öğrenemedik.
Bu arada geriye kalan CHP içinde de butlancıların ağır kavgalar ettiği kulağımıza geliyor. İl Başkanı olmak isteyen iki genç arkadaşımız birbirine girmişler. “Sen mi il başkanı olacaksın, ben mi il başkanı olacağım?” kavgası, yalnızca il başkanlığıyla sınırlı da değil. Başka isimler de il ve ilçe yöneticisi olmayı düşündükleri için birbirine girmiş durumdalar.
Netice itibarıyla butlan yönetimi, “sen il başkanı ol, sana da Odunpazarı ilçe başkanlığını verelim, onunla oynarsın” diye bir orta yol bulmuş gibi gözüküyor.
Ne tuhaf değil mi? Zaten Genel Başkan olmayı hak etmeyen bir kişinin aldığı kararla, hak edilmiş il ve ilçe örgütleri tasfiye ediliyor ve yerine bu görevi hak etmeyen kişiler atanıyor. Ancak zaten bu görevi hak etmeyen kişiler, kendilerine ulufe olarak dağıtılan makamlarda hak görüp, bir de birbirleri arasında kavga ediyorlar.
Siyaset gerçekten bazen midemizi bulandırıyor…
Erken seçim mi geliyor?
Hükumetimiz kapsamlı bir öğrenci affı yapılacağının müjdesini verdi. Peşinen belirteyim, ben aflara karşıyım. Mesela adam vergisini günü gününe ve kuruşu kuruşuna ödüyor ama sonra vergisini ödemeyene af geliyor.
Veya adam bıçağı çıkartıp önüne geleni doğruyor, 30 sene hapis cezası alıyor ama 3 sene sonra salıveriliyor.
Yine de öğrenci aflarını farklı bir konumda görüyorum. Babası ölen, çalışmak zorunda kalan ve okuma imkanı bulunmayan öğrencilerimize ikinci bir hak tanımanın kimseye zararı yok. Üstelik bu çocuklarımız kötü bir şey değil, okumak istiyorlar.
Netice itibarıyla yapılan öğrenci affını destekliyorum. Öte yandan bunun bir erken seçim belirtisi olduğunu da yazmayı ihmal etmiyorum.
(ANADOLU GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR.)