Cuma namazı öncesinde camilerde okunacak 6 Kasım 2026 tarihli hutbenin konusu belli oldu. Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan bu haftaki hutbe, “İbadet” başlığını taşıyor. Hutbede, ibadetlerin insanın yaratılış gayesi olduğu ve imanın günlük yaşama yansıması gerektiği vurgulanıyor. Namaz, oruç, zekât ve hac gibi temel ibadetlerin insanın ahlaki gelişimine katkısına değinilen hutbede, Allah'ın rızasını gözeterek yapılan her hayırlı işin de ibadet olduğu hatırlatılıyor. Özellikle ihtiyaç sahiplerine destek olmak, dürüst ticaret yapmak, aile bağlarını korumak ve insanların hayatını kolaylaştırmak gibi davranışların önemine dikkat çekiliyor.
Bu haftaki hutbede ibadetin günlük hayatın her alanına yayılan bir kulluk bilinci olduğu anlatılıyor. Bir tebessümün, insanların önündeki engelleri kaldırmanın, ihtiyaç sahibi bir öğrencinin eğitimine katkıda bulunmanın ve zor durumdaki bir komşuya yardım etmenin de ibadet ve sadaka kapsamında olduğu ifade ediliyor. Hutbede ayrıca kan bağışı ve organ bağışı konusuna da yer veriliyor. Bir hastaya kan vererek hayatına dokunmanın, organ bekleyen bir insana umut olmanın iyilik olduğu belirtilirken, organ bağışında dini ve tıbbi hassasiyetlerin dikkate alınması gerektiği vurgulanıyor. Mâide suresinin 32. ayetinden yapılan alıntıyla bir insanın hayatını kurtarmanın önemine dikkat çekiliyor.
Diyanet'in bu haftaki hutbesinde Peygamber Efendimizin (s.a.s.) az da olsa devamlı yapılan amellerin Allah katında daha sevimli olduğuna ilişkin tavsiyesi de hatırlatılıyor. İnsan ömrünün kısa, dünya hayatının geçici olduğu belirtilen hutbede, asıl önemli olanın dünyada geçirilen zaman değil, Allah'a kulluk ve O'nun rızası için yapılan iyilikler olduğu ifade ediliyor. Hutbenin sonunda ise Nahl suresinin 97. ayetinin meali paylaşılırken, iman ederek salih amel işleyen kadın ve erkeklere güzel bir hayat ve yaptıklarının en güzel karşılığının verileceği hatırlatılıyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan 6 Kasım 2026 tarihli cuma hutbesinin tam metni şöyle:
İBADET
Muhterem Müslümanlar!
Cenâb-ı Hakk’a olan bağlılığımızın en somut göstergesi ibadetlerimizdir. İbadetler; yaratılış gayemizdir, imanımızın hayata yansımasıdır. Rabbimizin bize sunduğu nimetlere karşı şükrümüzün gereği, O’nun sonsuz rahmetine ulaşma arzumuzdur. İhlasla eda ettiğimiz her ibadet; dilimizin zikirle buluşmasına, hayatımızın mutlulukla dolmasına vesiledir.
Aziz Müminler!
Rabbimizin farz kıldığı, şekli ve vakti belli ibadetler, dinimizin direği ve kulluğumuzun özüdür. Namaz bizleri; hayâsızlıktan ve kötülükten uzak tutar, günahlardan temizler, gönlümüzü huzura erdirir. Oruç; takvayı, sabrı, muhtacın derdiyle dertlenmeyi bizlere öğretir. Zekât, malımızı ve servetimizi maddi ve manevi kirlerden arındırırken bizleri de cimrilik hastalığından korur. Hac ise kötü sözlerden, kavgadan ve öfkeden uzak kalmayı, bütün insanların Allah katında bir tarağın dişleri gibi eşit olduğunu bizlere hatırlatır.
Kıymetli Müslümanlar!
Allah’ın rızasını gözeterek yaptığımız her iyilik ve her hayırlı iş aynı zamanda bir ibadettir. Nitekim kendimizin ve ailemizin rızkını helal yollardan kazanmak, alışverişte dürüst olmak, çalışıp üretmek ibadettir. Ailemiz, akrabamız ve komşularımızla bağımızı güçlü tutmak, onlarla ilgilenmek, onların sevinçlerini ve kederlerini paylaşmak ibadettir. Engelli bir kardeşimizin hayatını kolaylaştırmak, ihtiyaç sahibi bir öğrencinin eğitimine destek olmak, geçim sıkıntısı çeken bir komşumuzun yardımına koşmak ibadettir. Rahmet Elçisi (s.a.s)’in, “Kul, kardeşinin yardımında olduğu sürece, Allah da o kulun yardımcısıdır” muştusuna nail olabilmek ne büyük saadettir.
Değerli Müminler!
Yeri geldiğinde yüzümüzde beliren bir tebessüm, yeri geldiğinde insanlara eziyet veren engelleri kaldırmak, yeri geldiğinde ise mazlum ve mağdurlara el uzatmak bir sadakadır ve her sadaka bir ibadettir. Kimi zaman bir hastaya kan vererek can olmak, kimi zaman da çaresizce bekleyen bir kardeşimiz için dini ve tıbbi hassasiyetleri dikkate alarak organ bağışında bulunmak bir iyiliktir ve her iyilik bir ibadettir. Ayet-i kerime gayet açıktır: “…Kim, bir insanın hayatını kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur…”
Aziz Kardeşlerim!
Ömrümüz kısa, dünya geçici, ahiret hayatı ise haktır, gerçektir ve ebedidir. Gün gelir; nefesimiz biter, adımlarımız durur, dünyaya ait olan ne varsa geride bırakır gideriz. Evet, Değerli Kardeşlerim! Asıl mesele, dünyada ne kadar kaldığımız değil, Allah’a olan kulluğumuz ve O’nun rızası için yaptığımız iyiliklerimizdir. Asıl mesele, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, “…Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır” tavsiyesine uyarak ömrümüzü ibadete çevirebilmektir.
Hutbemizi, Nahl sûresi doksan yedinci ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz: “Erkek ya da kadın, kim mümin olarak salih amel işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükâfatlarını yaptıklarına karşılık olarak en güzeliyle vereceğiz.”
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Asıl tehlike burada!
Tarkan Demir
SADECE KÜLLİYEYE ZİNCİR VURULMADI!
Kaan Özcan
Külliye’de olması gereken oluyor
Kerem Akyıl
Eskişehir'in 37 gizli tarifi: Bu lezzetleri biliyor musunuz?
Ümit Polatbaş
MOTİVASYON ANLAMINDA DEĞERLİYDİ
Ahmet D. Canoruç
İsmini Eskişehir halkı belirleyecek
Seval Erci
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
Türkiye'de futbol
Osman Cemoğlu