alexa
Fast Express tepe banner kampanya

Kalabak sorunu savcılıkta!

Videoyu Aç Kalabak sorunu savcılıkta!
A
a

Eskişehir'de damacana krizi sonrası Valilik ve Büyükşehir Belediyesi sorumlular hakkında soruşturma başlatmıştı. AK Parti İl Başkanı Zihni Çalışkan damacana dosyasının savcılıkta olduğunu açıkladı. Çalışkan, “Takip ediyorum, sonuna kadar da takip edeceğim. Millet adına takip edeceğim. Savcılık aşamasında” dedi.

Eskişehir haberleri

AK Parti İl Başkanı Zihni Çalışkan, ES TV’de canlı yayınlanan Vaziyet programının konuğu oldu. Gazeteciler Ali Baş ve Meltem Karakaş Kaya’nın sorularını yanıtlayan Çalışkan, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Eskişehir’deki koronavirüsle ilgili son durumu paylaşan Çalışkan, “Eskişehir’deki durumumuz Türkiye’ye göre iyi. Türkiye ortalamasının altında bir yerde duruyoruz. Bu kısıtlama konusunda da önemli. Ama bu rehavete de dönüşmemeli. Durumumuz iyi ama vaka sayılarımız hastanelerimizin ve sağlık çalışanlarımızın yönetebileceği şekilde. Yine yoğun bakım kapasitelerimizin 8’de 1’ine ilişkin bir hasta yatışı söz konusu. Moral bozmak endişeye sevk etmek bambaşka bir şey ama. Tedbir daha başka bir şey. Arkadaşlarımız bunun Eskişehir’de yönetildiğini bilsinler ama tedbiri de elden bırakmasınlar” diye konuştu.

BAKAN İLE NELER GÖRÜŞÜLDÜ?
Geçen hafta sivil toplum kurulu temsilcileriyle ve Ulaştırma Bakanı ile yaptığı görüşmenin detaylarını anlatan Çalışkan, şöyle devam etti: “Yollara ilişkin Sarıcakaya yolu, Alpu yolu, Kırka yolu, çevre yolu, TÜLOMSAŞ’ın durumu, sanayi odasıyla Hasan Bey Lojistik merkezindeki yol gibi özellikle ulaştırma bakanıyla konuştuğumuz konuları anlatmak için söylüyorum konuları anlattık. Bunlarla beraber yine her bir sivil toplum örgütüne ilişkin kendi sorunları da geldi. Yaklaşık 3 saati aşan bir toplantıydı çok da verimli bir toplantıydı. Bakanımızla Alpu yolu, Sarıcakaya yolu, TÜLOMSAŞ’ın mevcut bizim şehrimize yansıması, idari kadrosu yine güney çevreyolu, Hasan Bey Lojistik merkeziyle sanayi arasındaki yol. Bu meselesi şu noktada yani yarın yapılacak mı? Hayır yarın yapılmayacak ama bu meselelerin bugün de ihtiyaç olduğunu anlatmamız da kıymetli.”

PANDEMİYE MORAL OLACAK
Millet Bahçesi ve Halk Kütüphanesinin ne zaman açılacağı ile ilgili bilgi veren Çalışkan, “15-20 güne kadar Millet Bahçesinin içerisine gireriz diye düşünüyorum. 1-1 buçuk aya kadar da kütüphanemize ilişkin kısma gireriz diye tahmin ediyorum.  Açılışları Cumhurbaşkanımızla mı yaparız yoksa cumhurbaşkanımız bizim Millet Bahçemizin de olduğu birkaç Millet Bahçelerini, video konferansla mı açar, bakanlarımız ve milletvekillerimizle birlikte biz ona mı iştirak ederiz bunun değerlendirmesini yapıyoruz. Millet Bahçesi çok güzel oldu. Işıl ışıl, tertemiz, pırıl pırıl oldu. Hemşerilerimize hayırlı olsun diyorum. Emeği geçen başta Nabi Avcı olma üzere milletvekillerimize teşekkür ediyorum. En başta cumhurbaşkanımıza böyle bir projeyi hayata geçirdiği için teşekkür ediyorum. Tüm hizmetler birer birer bu süreçte pandemiye moral olarak hizmete girecek inşallah” diye konuştu.

ELEŞTİREBİLECEK HİZMET YOK
Geçen hafta Vaziyet programına katılan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un Millet Bahçesi ile ilgili ‘Hukuksuz bitti’ söylemine tepki gösteren Çalışkan, “Bu hukuka aykırı kısım neyse dava açtılar. Ama dava da ne yürütmeyi alabildiler ne dava alabildiler. Diyelim ki hukuka aykırı olmuş. Peki, nasıl olmuş? Bakın hukuku kullana kullana, engelleniyoruz diye diye bu şehirde bir şey üretmiyorlar. Her bir mazeretin arkasına ya dava açıyorlar ya da kendilerine dava açıldı iddiasıyla hizmet üretmiyorlar. Ben bazı belediyelerimizi eleştirecek hizmet proje bulamıyorum. Burada 350 bin nüfuslu bir ilçenin belediye başkanını eleştirecek yapılan bir hizmet göremiyorum. Lütfen bizim gözümüze sokacak şekilde özellikle hayatın olduğu iddia edilen ilçemizde ne yapıyorlar bir söylesinler. Büyükşehir de dahil kalıcı eser kazandırmaya devam etsinler. Ben her seferinde bunu eleştiriyorum. Bizim alt yapımızı rahmetli belediye başkanlarımız yaptı. Üst yapıya ilişkin yolları yapsınlar, master planları şehrimizle paylaşsınlar. Bizim trafik sorunumuz ve sorun haline gelen tramvayımızı daha şehrin güncel trafiğine ilişkin hale getirsinler. Her bir yaptığınız tramvay yolunun kavşağı orada kördüğüme dönüşen trafik sancısına sebebiyet veriyor. Taşıdığınız yolcu sayısının fizibilitesini yapmadan hadi buradan da geçelim derseniz bugün şehirde Atalar Caddesi de dahil olmak üzere bir çok esnafı zor durumda bırakan işler yaparsınız. Ben hep söylüyorum” dedi.

MASTER PLANI GİZLİ EVRAK MI?
 Çalışkan şöyle devam etti: “Sevgili Büyükşehir Belediye Başkanı nerede bizim ulaşım master planımız ya. Bu gizli bir evrak mıdır? Yani benim basın mensubu arkadaşlarını, meclis üyesi arkadaşların bilmemesi gereken bir evrak mıdır? 21 yıldır bu şehri bize bir şey gösteremeyen kişiler yönetiyor. Bizim bilmediğimiz, onların bildiği fakat bize bir türlü anlatmaya cesaret edemedikleri planlarla şehir yönetiliyor. Maalesef. Niye? Belki bizim bir önerimiz olacak. Bizim önerimiz doğru olmaz da siz doğru bir çözüm bulursunuz. Helal olsun çok doğru bir çözüm buldular. Biz burada bat-çık önermiştik de onlar enteresan bir şekilde askıda geçen tramvay yaptılar. Helal olsun deriz. Nerede? Maalesef nerede? Belediye Başkanına soruyorlar. Şu çevreyolunda emniyet müdürlüğünün karşısında bir şey yükseliyor. Eski belediye garajının olduğu yer. Ne yapıyorsunuz diyorlar. Bilmiyoruz henüz karar veremedik diyor. Yahu mübarek insan senin bütçende çöpe atılacak 3-5-10 milyon paran mı var da nereye proje üretileceğini kime verileceğini bilmediğin bir yere taş üstüne taş koyup, çivi üstüne çivi çakarak bir şey üretiyorsun. Ne yapacaksın diyoruz. Gelen teklifleri değerlendireceğiz diyor. Ya bir belediye başkanı programsız iş yapar mı? İşte bizim master plan da böyle programsız. Ne olacağı belli olmayan, şehrin aktörleriyle, üniversiteleriyle, STK ile her zaman kavgalı. Hep ben bilirim mantığı içerisinde şehri yönetmeye çalışan, demokrasiden de bunu anlayan bir belediye başkanıyla şehrimizi yönetiyoruz. Üzülüyorum. Ben de bu şehirde yaşıyorum. Biz daha fazlasını, daha iyisini hak ediyoruz. Bunu şehri kötülemek adına söylemiyorum. Ben şehirde daha fazlasını hak ettiğimi söyleyerek daha fazla hizmet üretmesini ve bana sunmasını istiyorum. Ben bunu hak ediyorum. Ama bakıyorsunuz. Temel mantık şu: aman bir seçim yaklaşsın da insanlar bu yapılanları unutur, seçime doğru yine yolları, tramvaylara bir şey dökeriz seçimi de kazanırız. Temel hedefleri seçim kazanmak. Millet odaklı insan odaklı çözüm odaklı umut ediyoruz bir şeyler yaparlar. Umudumuzu kaybetmedik ama onlar bizi umutsuzluğa sevk etmekten bıkmadılar”

BUGÜN VARSINIZ YARIN YOKSUNUZ
Millet Bahçesinin isminin ne olacağına ilişkin soruyu yanıtlayan Çalışkan, “Millet Bahçesi aslında sayın Nabi Bakanımızın tüm Türkiye’ye ilişkin sayın Cumhurbaşkanımıza arz ettiği bir şeydir. Millet bahçesi, Millet Kütüphanesi özellikle Odunpazarı Bölgesinde yaptığımız kafe tarzındaki kütüphanenin bulunduğu bölgeler Millet Bahçesi, Millet Kütüphanesi mantığını oluşturan temel esaslardır. Ama Millet Bahçesi önüne bir isim getirilebilir belki ama şu anda Eskişehir Millet Bahçesi ismiyle anılıyor. Bizim suni gündeme ihtiyacımız yok. Bizim bu şehrin üst yapıya ihtiyacı var, yollara ihtiyacı var, trafik sorununun çözülmesine ihtiyacı var. Kullanma suyu sorunu var. İçme suyu sorunu var. Bunların bir an önce çözülme zorunluluğu var. Bizim belediyelerimizin bunlara ilişkin çözümleri üretmesi lazım. Bu şehrin yağmur suyuna ilişkin bazı mahallelerinde yağmur suyu sorunu var. Kapalı Pazar yeri sorunumuz var. Bu şehirde Büyükşehir Belediyesinin bir tane kapalı Pazar yeri var ama maalesef hem bodrum kattaki otoparka hem de ana altere girerken insan ürküyor. Bu şehir bunu hak etmiyor. Biz daha iyisini hak ediyoruz. Bizim şehrimizin kıymetli yerleri. Eskişehir hep güzel bir şehirdi. Bütün belediye başkanlarımızın sürecinde güzel şehirdir. Ben varsam şehir var ben yoksam şehir yok. Yok böyle bir şey. Bugün varsınız yarın yoksunuz. Analar ne yiğitler doğruyor” dedi.

SÜREÇ DOĞRU YÖNETİLEMEDİ
Bir süredir yaşanana damacana sorununa da değinen Çalışkan, “Eskişehir’in alışkanlıkların bir tanesi Kalabak suyu, içme suyu. Eskişehir’de Kalabak suyu içilir. Birçok hemşerimiz de o bizim ağız tadımıza alıştığımız Kalabak suyuna ulaşmakta zorlanıyor. Umarım en kısa sürede alıştığımız Kalabak suyuna ulaşabiliriz. Bir gün saka geliyorsa bir gün gelmiyor. Bir gün bir damacanaya doldurabilirken diğer gün diğerini doldurabiliyoruz. Damacanaların standart damacana olmamasından dolayı her ay 10 bir tane üretileceğine dair bilgi var. Şehri bilgilendirseler hepimizin bilgisi olacak. Umarım en kısa sürede sorun çözülür de hep beraber şehrimizin markası olan Kalabak suyuna ilişkin özlediğimiz tat evimize girmeye başlar. Biz gördük ki bu süreci mevcut belediye başkanı doğru yönetemedi. Bu sürece ilişkin kısımda belki şöyle denilebilir. 2019’daki, damacana ihalesi neden olmadı? Niye sonuçlanmadı? 2019’da ihalesi olsaydı belki de bu sorunlar yaşanmayacaktı” dedi.

ZULMÜMÜZ NE ZAMAN BİTECEK?
Damacana sorunuyla ilgili devam eden soruşturmalarla ilgili konuşan Çalışkan, şöyle devam etti: “Takip ediyorum, sonuna kadar da takip edeceğim. Millet adına takip edeceğim. Savcılık aşamasında. Çünkü bu sorunda birileri görevini ihmal etmiş ki istifası istenmiş. Biri de görevli olanı denetleyememiş ki o da görevini ihmal etmiş. Herkes de sorumluluk yok hiç kimsenin kabahati yok. Kabahat bizim. Yapmayın ya. Belediyeyi 21 yıldır siz yönetiyorsunuz. Ama hep aynı mantıkla yönetiyorsunuz. Böyle olduğu müddetçe pozitif yaklaşımlar olmaz. Biz eleştiriye devam ederiz. Biz çözümü anlatırız. Siz de çözüme ilişkin kısımda sorunu bir anlatın biz de anlayalım. Neden kaçıyorsunuz. Neden millete hesap vermekten kaçıyorsunuz. Bizim ayda kaç tane damacana basılıyor. Ne zaman eski rutine kavuşacağız. Bu şehrin kıymetlisine ilişkin bizim zulmümüz ne zaman bitecek. Hatırlıyorum. Eskişehir’de çocukken Kalabak suyunun peşinden koşardık. İnan son bir aydır hemşerilerimiz Kalabak suyunun peşinden koşuyorlar. İnsanlar gece gündüz sıradalar. Zulüm bu. Lütfen bu konuyu çözün.”

İHALEYİ NEDEN İPTAL ETTİNİZ ?
Kazım Kurt’un bu konuda AK Partililerin siyaset yaptığı yönündeki yorumuna tepki gösteren Çalışkan, “Kazım Bey benim meslektaşım. Siyaset yapılmasın diyor ya. Bal gibi siyaset yapmış. Belediye başkanı belediyeyi yönetir. Eski genel müdürünü belediye başkanı atar. Onay merciini boş verin. Sizin istediğiniz dışında başka birini mi atadılar. Veya vekaleten yürütecektiniz de AK Partili mi vekaletten yürüttürdüler. Ya ESKİ’yi siz yönetiyorsunuz yıllardır. Yani hiç kimse hiçbir şeyi... Belediye başkanı diyor ya ben mi bakacağım. Her şeyi bitirdiler, belediye başkanı bakmayacak, ESKİ genel müdürü bakmayacak, daire başkanları bakmayacak, tesiste dolum işini yapan bakmayacak, mecliste çoğunluğu olan AK Partililer mi bakacak? Denetim komisyonu mu bakacak? Diyelim ki baktılar hani buldular, bulamadılar. Siz geçen yıl neden ihaleyi iptal ettiniz? AK Parti çoğunluktaydı biz o yüzden damacanaları değiştiremedik, ret oyu verdiler mi diyorlar. Bir buçuk yılı aşkın süredir mecliste de çoğunluktalar. Onların bu seneki çoğunlukta olduğu 2020 denetim raporunda yazıyor muymuş? Kazım bey ağaca bak dalda ne var diyor. Ağaçla dalla işimiz yok. Bizim ESKİ dolum tesisiyle işimiz var, Kalabak damacanasıyla işimiz var. Neden bahsediyorsun ya. Maalesef hiç kimse çıkıp kamuoyunu bilgilendirmediği için Kazım Kurt’tan bilgi alıyoruz. Kazım Beye teşekkür ediyoruz Büyükşehir adına açıklama yaptığı için. Bizi bilgilendirdiği için. Bilgilendirmeden kastım doğru bilgi verdiği için değil. Bahsetmiş 1981’de darbe anayasasını yapanlar İSKİ yönetmeliğini yapmışlar. Ne diyorsun anlamıyorum. Bana hep daldaki gösteriyorsun. Dalı boş ver konu o değil. Damacana meselesinden başka alanlara çekmeye çalışıyorlar. ESKİ genel müdürünü belediye başkanı atamıyormuş ben mi atıyorum? Madem atamıyor neden tatilini kesip belediye başkanın görevden aldı, neden istifasını istedi. Bu işi beceremediği için. Yerine vekaleten birisini atadı. Bunlar Kazım beyin açıklayacağı konular değil. Biz de Kazım beyin baktığı yere bakıyoruz. Baktığımız yer damacana var mı? Yok. O zaman sorun çözülmemiş” dedi.

GÜNDEMİ SAPTIRMAYA GEREK YOK
Bir süre şehirde gezen ve Kalabak suyunun markasına zarar veren AK plakalı siyah aracın AK Parti il başkanlığına ait olduğu yönündeki iddialara cevap veren Çalışkan, “Kazım beyin dediği de aynı mantık. Dala bak. Bizim dalla işimiz yokken birisi çıkmış konuyu anlatmak adına anlamadığımız için bir şey yapmış. O aracı da mevcut belediye başkanı meşhur etmiş. Çıkmış gitmiş başına, kendi oluşturduğu sorunu şehri ve ülkeye de kendi görselleriyle anlatmış. Bizim dilimiz döndüğünce anlatamadığımızı o da başına dikilmiş elini beline koymuş bakmış araca bakmış Allah Allah yani. Sorun ne? Sorun Kalabak, damacana. Damacanayı çözecek olan kim? Belediye başkanı. Belediye başkanı ne yapıyor elini beline koymuş araca bakıyor. Elini beline koyup araca bakacağına ESKİ tesise gidip kardeşim bugün kaç tane damacana basıldı nereden geliyor deyip damacana basan firmayla konuşup benim vatandaşım mağdur olmasın deseniz ya. Araçla ne işiniz var ya. Bu şehre ilişkin bir sürü şey de duyabilirsiniz. Billboard da asabilirsiniz televizyon programında da söyleyebilirsiniz. Her şeyi yapabilirsiniz. Ama sizin belediye başkanı olarak ya bu aracı kim giydirdiğiyle işiniz olmamalı. ESKİ’nin tesislerinde Kalabak suyu damacanası yokla neden işiniz olmadı. O uyduruk bir araç. O gündem değil. Gündem olan damacana. Buna bakmak lazım. Gündemi saptırmaya gerek yok. Herkesin haberi olmuş, duymayan da duymuş. Algıyı bir başkası yönetmiş. Olabilir. Yılmaz bey bizim yaptığımız Dede Korkut parkında, o parkın gölgesinde güneşten korunmuş. Hükümetin yapmış olduğu icraatlarından birinin gölgesinde dinlenmiş ne mutlu bize. Güzel bir şey bu. Hem de güneşin alnından kurtulmuş. Bakış açımız hep hedefte olmalı. Bu hedefte yapılmayan hizmet var. Bu hizmeti üreteceksiniz” dedi.
 
BELEDİYELER HER ŞEYİ YAPABİLİR
“Sosyal belediyecilik diye bir şey var. Süt dağıtmakla ilgili bir çabanız varsa bunu illa maliyeti üzerinde satmanız da şart değil. Çünkü birçok hizmeti halka biz ücretsiz sunmuyor muyuz? Sunuyoruz. Belediyeler işte kaba tabirle ‘para basamaz adam asamaz’ diyor ya. Belediyelerimiz her şeyi yapabilir. Bunu finanse edebilecek kaynakları üretme zorunluluğunuz var. Bunu belki iktisadi teşekküllerinizle üretirsiniz.  Beni bildiğim şirketlerimiz zarar ediyor ama ulaşım dalında hem kendi alınan kredisini finanse edecek hem de kara dönüşecek noktaya gelmesini umut ediyoruz. Keza ESKİ, Kalabak suyu bunlar belediyenin işletmeleri. Bunlar kar ediyorlar. 40 milyon TL’sini Büyükşehir Belediyesi bütçesine aktarıldığına göre. Kalabak suyunu daha düşük maliyetlerle en azından pandemi döneminde hemşerilerimize sunulması çok kıymetli olurdu.”
Arıman masaustu reklami
1000
icon
Rahmiye 3 Ekim 2020 21:57

Kumlubel mahallesi tanriverdi sokağada bir haftayı geçti yok insanları madur etmeye hakkı yok kimsenin yazık değilmi

0 0 Cevap Yaz
Hüseyin 2 Ekim 2020 11:56

Sevgili Anadolu gazetesi editörü google yorum yapacağım ama ne hikmetse gönder butonu yok demokrasi de çareler tükenmez

0 1 Cevap Yaz
Es es li 2 Ekim 2020 11:55

Bakıyorum bazı mahalle bankalarında kalabak su damacana bolluğu var bazı mahallede hiç yok neden acaba mesela esentepe yeşiltepe sütlüce bolluğu var kalabak suyunun ve şakalar gece mahalleye geliyor birde geldiği kimse duymuyor teseduf çöpe indigimizde görüyoruz şakaları sesiz sedasız geldikten sonra hiç gelmesinler bu is iyice tadı tuzu kaçtı okan biz vatandaşa oluyor

0 0 Cevap Yaz
Hacı abi 2 Ekim 2020 09:42

Yahu belediyeler yalan söylemiyor ki; engellendilerr ve haklılar. Mesela kazım kurt un gündoğdu mahallesi ve küçük sanayi için kentsel dönüşüm projesini ele alalım; Akplilerin muhalefet olacaz diye yaptırtmadığı, mahkeme yoluyla ENGELLEDİĞİ ve sonunda kentsel dönüşüm yetkisinin belediyeden alınıp bakanlığa verilmesi ile Kazım başkanın elinin kolunun bağlandığı bir projedir. Şu an kazım kurt küçük sanayinin bozulan asfaltlarını bile yama yaptırtamıyor. Niye çünkü her türlü tadilat yetkisinin bakanlığa verildiği yasaklı bir bölge oldu belediyeye. Bir çivi bile çakamıyor belediye oraya. Sonra Akpli zihni çalışkan çıkıyor televizyonlara gazetelere demeç veriyor. Bahane üretmeyin iş üretin diyor, belediyelere veriyor veriştiriyor. Hem belediyelerin çalışmalarına mahkemelerle engel olun, hemde bakın çalışmıyorlar deyin. Ne güzel iş valla, tam köylü kurnazlığı ile siyaset yapıyorsunuz zihni efendi

3 3 Cevap Yaz
Xy 2 Ekim 2020 09:28

Zihni bey chpli belediyeler için , engellendik diye bahane ediyorlar diyor ama bu sadece kendisinin inkârlarından ibaret. Neyin ne olduğunu herkes biliyor bu şehirde, kimsenin yaptıklarını inkâr etmesi fayda etmez. Madem engellendik demek bir bahane, o zaman şöyle soralım zihni beyfendiye; Gündoğdu mahallesi ve küçük sanayi bölgesinide içine alan kentsel dönüşüm projesini kimlerin engelleme ve itirazları ile belediyeye yaptırtmayıp bakanlığa devrini sağladılar ? Yada karapınar ikinci etap kentsel dönüşüm projesini, odunpazarı belediyesinin elinden alıp bakanlığa verilmesi için şak diye dava açanlar ve sonunda belediyenin yetkisini bakanlığa verdirenler kimlerdi ? Bu yapılanlar belediyeye muhalefet olacaz diye belediyeyi mahkeme yollarıyla engellemek değildirde nedir ? Hani bakanlık ne iş yapmış peki ? Kaç tane proje belediyelerden alınıp bakanlığa devredildi, bakanlık hangisine başladı ? Hangisini bitirdi ? Zihni bey bence bunları cevaplasın. İnkar etmek kolay tabi

3 3 Cevap Yaz
ismet çetin 1 Ekim 2020 14:06

Sayın başkan giydirilen arabanın kendilerine ait olduğunu kabul ediyor.Konuyu oradan uzaklaştırmak için gayret içinde.

2 3 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat