İntifada nedir? İntifada Türkçe anlamı nedir?

Videoyu Aç İntifada nedir? İntifada Türkçe anlamı nedir?
A
a

Hamas lideri İsmail Haniye, ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımasıyla ilgili konuştu. ABD'nin skandal Kudüs kararı sonrası Hamas lideri Haniye intifada çağrısı yaptı. Peki İntifada ne demek? İntifada kelimesi Türkçe'de nasıl karşılık buluyor? Filistin İsrail arasındaki İntifada çağrıları hakkında bilgiler haberimizde.

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da canlı yayında Kudüs kararını açıkladı. Trump, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımanın zamanı geldiğini söyledi. “Bugünkü açıklamam İsrail ve Filistin arasındaki çatışmalara yeni bir yaklaşımdan ibarettir” ifadelerini kullanan Başkan Trump, daha önceki ABD başkanlarının Kudüs’ü başkent olarak tanımadığını söyledi. Trump, “Başkanlar, Kudüs’ün tanınmasının geciktirilmesinin barışı ilerleteceğini düşündü” dedi. ABD Başkanı Donald Trump açıklamasının devamında, “Zamanın geldiğine inanıyorum Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımanın vakti gelmiştir” şeklinde konuştu.

Hamas lideri İsmail Haniye'den intifada çağrısı

Hamas Lideri İsmail Haniye, ABD'nin Kudüs kararından sonra yeni intifada çağrısında bulundu. Hamas lideri Haniye, ABD Başkanı Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımasından sonra Filistin halkına yeni intifada çağrısı yaptı. Haniye verdiği demeçte," Kudüs meselesi Filistin halkının meselesidir ve ulusun davasıdır." dedi. Haniye, Kudüs kararının hesaplanamayan bir kumar ve sonu olmayacak bir macera olduğunu düşündüklerini söyleyerek, kararın bölgedeki korkunç dönüşümlerin başlangıcı olacağını ifade etti. Haniye ayrıca, ABD başkanı Trump'ın kararını açık bir saldırganlık olarak niteleyerek, bu kararın aynı zamanda barış sürecinin sona ermesi anlamına geldiğini belirtti.

İntifada nedir? İntifada Türkçe karşılığı

İntifada kelimesi Türkçe'de "Ayaklanma" anlamına gelen Arapça bir kelimedir.İntifada daha önce Filistin'de iki kez yaşanmıştır.

İntifada nedir?

Birinci Filistin İntifadası nedir? Filistinli intifadası nerede başlamıştır?

Birinci İntifada (ayaklanma) veya Birinci Filistinli İntifada, İsrail’in, aralık 1987’den 1993 Oslo Anlaşmasının imzalanmasına kadar süren, Filistin topraklarını ele geçirmesine karşı, Filistinlilerin ayaklanmasıdır. Ayaklanma 9 Aralık'ta Cebaliye mülteci kampında başladı. Gittikçe yükselen tansiyon, ölen Filistinli ve İsrailliler ve son olarak İsrail ordusuna ait bir aracın dört Filistinli’ye çarpıp öldürmesi, ayaklanmayı ateşledi. Aracın dört Filistinliye kasıtlı çarptığı söylentisi hızlı bir şekilde Gazze’de, Batı Şeria’da ve Doğu Kudüs’te yayıldı. Genel grev, Gazze ve Batı Şeria’daki İsrailli kurumları boykot, ordu emirlerine karşı sivil itaatsizlik, İsrail yerleşkelerinde çalışmamak, İsrail ürünlerini satın almamak, vergi vermemek, Filistinli araçları İsrail ehliyetleriyle kullanmayı reddetmek, grafitiler yapmak, barikatlar kurmak ve Filistin sınırları içindeki İsrail’e ait askeri binalara taş ve molotof kokteyli atmak, ayaklanma sürecinde gerçekleşen eylemlerdi. Buna cevaben, İsrail, ayaklanmaları durdurmak için 80.000 askeri mobilize etti. Çocuk haklarını dünya çapında savunan “Save the Children” raporuna göre ilk iki yıl boyunca, 18 yaş altı bütün Filistinlilerin 7% si ateşlenen silahlardan, dayaklardan veya göz yaşartıcı gazdan dolayı yaralandı. Filistinlilerin kendi arasında, İsraille işbirliği yapma suçlamarından dolayı gerçekleşen şiddet eylemleri de ayaklanmaların daimi özelliklerinden biriydi. İsrail güvenlik güçleri 1087 Filistinliyi öldürürken, Filistinliler, 100 İsrailli sivili ve 60 İsrail güvenlik personelini öldürdü, 1400 den fazla sivili ve 1700 askeri yaraladı. Filistinliler 822 Filistinliyi, İsraille işbirliği yapma suçlamalarıyla öldürdü, yarısından fazlasının sonralarda İsraille hiçbir alakalarının olmadığı kanıtlandı. (1988-Nisan1994)

Birinci Filistin İntifadası

Birinci Filistin intifadasının sebepleri

1. İsrail’in baskıları

2. Hukuk dışı ölümler

3. Toplu tutuklamalar

4. Evlerin yıkılması

5. Sürgünler

İntifadayı ateşleyen olay

İsrail ordusuna ait bir aracın dört Filistinli’ye çarpıp öldürmesi, ayaklanmayı ateşledi. Aracın dört Filistinliye kasıtlı çarptığı söylentisi hızlı bir şekilde Gazze’de, Batı Şeria’da ve Doğu Kudüs’te yayıldı.

Birinci Filistin İntifadası video görüntüleri 

İntifada süresince gerçekleşen eylemler

1. Genel grev,

2. Gazze ve Batı Şeria’daki İsrailli kurumları boykot,

3. Ordu emirlerine karşı sivil itaatsizlik,

4. İsrail yerleşkelerinde çalışmamak,

5. İsrail ürünlerini satın almamak,

6. Vergi ödememek,

7. Filistinli araçları İsrail ehliyetleriyle kullanmayı reddetmek,

8. Duvarlara ve yerlere grafitiler yapmak,

9. Sokaklara barikatlar kurmak,

10. Filistin sınırları içindeki İsrail’e ait askeri binalara taş ve molotof kokteyli atmak.

İntifadanın sonuçları

1. İntifada Filistinlilerin müzakereye katılmalarını, Madrid Konferansı ve Oslo Anlaşmalarına katılmalarını sağladı.

2. İntifada Filistin sorununa uluslararası farkındalık sağladı.

3. Filistinliler, İsrail-Filistin sorunundailk defa  iki taraf olduğunu gösterdi.

4. İntifada Yaser Arafat ve taraftarlarına özgüven verdi ve politik programlarını ılımlılaştırdılar. Kasım 1988’de Arafat, Filistin Milli Konseyi’nde tarihi İsrail’in meşruyetini tanıma kararıyla ilgili çoğunluğun oyunu aldı. 1947’den beri bütün Birleşmiş Milletler çözüm önergelerini tanıdı ve iki devlet çözümünü desteklediğini belirtti.

İkinci Filistin İntifadası nedir? El Aksa İntifadası nedir?

El Aksa İntifadası olarak da bilinen Filistin'in İsrail'e karşı ikinci isyanı. İkinci İntifada veya El Aksa İntifadası Eylül 2000'den 2005 yıllına kadar devam eden ikinci Filistin ayaklanmasıdır. İsrail ve Filistin arasındaki çatışmalar Şubat 2005 yılında Ariel Şaron ve Mahmud Abbas'ın katıldığı Sharm ek-Sheikh Zirvesi ile sona ermiş. Ayrıca Oslo Savaşı olarak da bilinir. Toplam ölü sayısı Filistin tarafında 3000 ve İsrail tarafında 1000 i buldu ve ayrıca 64 yabancı da hayatını ayaklanma sürecinde kaybetti. B’Tselem’in raporlarına göre, 30 Nisan 2008 tarihine kadar öldürülen Filistinlilerin 35.2% si ayaklanmalarda aktif bir şekilde rol aldı, 46.4% ü ayaklanmalara katılmadı ve 18.5% inin katılıp katılmadığı bilinmiyor. Yine B’Tselem raporlarına göre, İsrail tarafında ölenlerin 31.7% si güvenlik güçlerinden ve 68.3% ü sivillerdendi. Diğer yandan, İsrail Uluslararası Terörle Mücadele Enstitüsü’nün 2005 tarihli bir çalışmasına göre, Filistinliler arasında yaşamını kaybedenlerin çoğunluğu mücahitdi. Enstitü, İsrailli şiddete başvuranların, 22% olduğu ve sivillerin, 78% olduğu sonucuna vardı.

İkinci Filistin İntifadası

İkinci İntifada'nın başrolünde Ariel Şaron vardı

İsrail-Filistin barış süreci ağır aksak devam ederken, İsrail’in muhalefetteki Likud Partisinin lideri, eski savunma bakanı ve Lübnan’da 1982 yılında meydana gelen Sabra ve Şatilla mülteci kamplarındaki katliamın askerî sorumlusu olan Ariel Şaron, 1000 İsrail askerinin koruması altında, Kudüs’teki Harem-i Şerif kompleksine bir ziyarette bulundu. Şaron, ziyaretinin sebebini “bir Yahudi ve İsrailli olarak Museviliğin kutsal mekânlarını ziyaret etme hakkını kullanmak” olarak açıklarken, bir çok kişi tarafından bu davranış, Camp David görüşmelerinde Filistinlilere verileceği duyulan haklar nedeniyle görüşmeleri baltalama plânının bir parçası ve yaklaşan seçimler için İsrailli barış karşıtlarına yatırım olarak yorumlandı.

Ariel Şaron İsrail Filistin

İkinci İntifada ve karşılıklı şiddet olayları

Bu ziyaret, Şaron’dan nefret eden Filistinlilerin protestolarını da tetikledi. Şaron ve beraberindekiler bölgeyi terk etme aşamasındayken 200-300 kişilik bir grup tarafından taşlanmaya başlandı. Sayıları gittikçe artan protestocular, ağlama duvarında ibadet eden Yahudilere yönelik taşlı saldırılara da başlayarak şiddetin seviyesini artırdılar ve ateşli silahlar kullanarak bir İsrail polisini öldürdüler. Göstericilere her zamanki gibi daha yoğun bir ateşle müdahale eden İsrail askerleri ise 4 Filistinliyi öldürdü.

Filistinlilerin protestoları ertesi gün Batı Şeria’daki diğer bölgelere, bir sonraki gün İsrail içindeki Arap bölgelerine yayıldı. Filistinli ve İsrailli sivil göstericilere her iki tarafın güvenlik güçlerinin de katılması ve eskisinden farklı olarak ateşli silahların daha yoğun kullanılması tansiyonu iyice yükseltti. İsrail ordusu, çatışmalara müdahalede kullandığı şiddetin seviyesini taarruz helikopterlerini ve tankları kullanmak suretiyle daha da artırdı.

Filistinli babanın kameralar önünde öldürülmesi

Çatışmaların üçüncü gününde, iki ateş arasında kalan Filistinli silahsız bir baba ve oğlunun kendilerini ateşten korumaya çalışırken İsrail askerlerinin doğrudan ateşine maruz kalmaları ve 12 yaşındaki oğlunun babasının tüm çabasına rağmen TV kameralarının önünde öldürülmesi, Filistin toplumunu çileden çıkardı ve yıllarca sürecek olan ikinci intifadanın, diğer ismiyle El-Aksa intifadasının başlangıcı oldu.

İsrail askerinin pencereden atılıp linç edilmesi

Bu olaydan iki hafta sonra, Filistin kontrolündeki Ramallah kentinde, iki İsrail askerinin tutuklanarak götürüldükleri Filistin polis karakolunda bıçaklanarak öldürülmesi ve cesetlerin ikinci kattaki pencereden atıldıktan sonra Filistinlilerce tekmelenerek parçalanması, bu olayların da İsrail TV’lerin de canlı olarak yayımlanması karşılıklı şiddet dalgasının daha da büyümesine neden oldu.

İkinci İntifada 5 yıl sürerken yüzlerce Filistinli, onlarca İsrailli asker ve sivil hayatını kaybetti. Binlerce insan yaralandı. İsrail'in askeri operasyonlarına Filistin'den bombalı saldırılar ve suikastler ile karşılık verildi. Ariel Şaron'un İsrail Başbakan'ı olması ile aldığı önlemler ve Filistin'e karşı daha da sertleşen operasyonları dünya kamuoyunun baskısıyla  bir süre azalsa da 2004 yılında Yaser Arafat'ın ölümüne kadar İsrail'in Filistin üzerindeki askeri şiddeti devam etti.

İkinci Filistin İntifada'sının sonuçları

El Fetih’in, FKÖ’nün ve Filistin Otoritesinin lideri, tüm eleştirilerine rağmen Filistinlilerin vazgeçilmez lideri Yaser Arafat, 11 Kasım 2004’de Paris’te vefat etti.  Yerine İsrail’le sorunların görüşmelerle çözülmesini savunan Mahmud Abbas seçildi.

Şubat ayında, Abbas ve Şaron, Şarm el-Şeyh’de bir araya geldi ve çatışmaların sona erdiğini belirten bir açıklama yaptılar. Hamas ve Filistin İslâmî Cihat başlangıçta anlaşmayı tanımadıklarını ilân etse de, bir süre sonra Abbas’ın çabalarıyla ateşkese uyacaklarını açıkladılar. Zirvede Abbas, şiddetin sona ereceğini bildirmişti ve Ariel Şaron ise 900 Filistinli tutsağın bırakılacağını ve Batı Şeria’dan çekileceğini bildirmişti. Bazı kişiler bu olanları intifadanın sonu olarak bildirler. Devamındaki saldırılar Filistin Yönetiminin izni ve desteği olmadan devam etti
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat