alexa
Fast Express tepe banner kampanya

Eskişehir altın fiyatları 27.05.2020 bugün- Gram, çeyrek, yarım ve tam altın ne kadar?

Videoyu Aç Eskişehir altın fiyatları 27.05.2020 bugün- Gram, çeyrek, yarım ve tam altın ne kadar?
A
a

Eskişehir altın fiyatları bugün nasıl bir seyir izliyor? Kapalıçarşı ve Eskişehir serbest piyasada gram altın kaç lira? Çeyrek altın ne kadar? Dolar ve Euro kuru kaç lira? Eskişehir altın fiyatları yorumları ve ekonomiyle ilgili bugünün bütün verileri www.anadolugazetesi.com adresimizde sizlerle.

Eskişehir altın fiyatları yorumları bugün verilerine göre, altın fiyatlarında dalgalanmalar sürüyor. Yatırımcıların güvenli limanı olan altın, son yaşanan koronavirüs salgınına bağlı olarak sert yükselmişti. Peki, altın fiyatları ne kadar oldu? Gram altın ne kadar oldu? Çeyrek altın kaç TL?
Ekonomilerin açılması ve salgının meydana getirtiği en kötü zamanların geride kaldığına dair inancın artmasıyla piyasalarda yaşanan iyimser hava hafta ortasında sürüyor. ABD borsaları dün kapanışlarda son 9 haftanın en yüksek seviyelerini gördü. Bu sabah itibarıyla ABD vadelilerinde işlemler artıda devam ediyor. Asya'da ise  karışık bir görünüm var. Hafta sonunda olağanüstü hali kaldıran Japonya, ülkedeki yeni destek paketinin gündeme gelmesiyle pozitif ayrışıyor. Piyasalarda ABD ile Çin arasındaki yükselen gerilim, fiyatları baskı altında tutuyor. ABD vadeli endekslerindeki olumlu havanın bugün açılışta Avrupa borsalarına da yansıyacağı düşünülüyor. 
Uluslararası piyasalarda petrol fiyatları, birçok ülkenin koronavirüs tedbirlerini gevşetmesine rağmen küresel yakıt talebinin ne kadar çabuk toparlanabileceği konusundaki belirsizliğin etkisi ile bu sabah bir miktar geriledi.
Brent petrolünün varil fiyatı bu sabah 35,75 dolar seviyesine kadar yaşanan geriledi ve ardından şu sıralarda düne göre 12 cent düşüşle 36,05 dolardan işlem görüyor. NYMEX'de Batı Teksas petrolü ise düne göre 16 cent kayıpla 34,196 dolar/varil seviyesinde.

Yurt içinde uzun bayram tatili ardından haftanın ilk iş gününe dolar/TL kuru 6,77 seviyesinden güne başlarken, Euro/TL 7,41 TL’den el değiştiriyor.

Peki tüm bu gelişmeler kapsamında, 27 Mayıs 2020 (bugün) saat 10:18 itibarı ile Eskişehir'de gram altın, çeyrek altın, yarım altın ve tam altın kaç lira? Altın fiyatları ne kadar? Eskişehir'de döviz hangi seviyede?

Eskişehir ve Kapalıçarşı altın fiyatları ve Dolar ile Euro kaç lira? Hepsini sizin için derledik...

Eskişehir altın fiyatları    

Çeyrek altın: 617 Lira
Yarım altın: bin 234 Lira
Gram altın: 380 Lira
Cumhuriyet altın: 2 bin 526 lira

Eskişehir döviz kurları

                          ALIŞ      SATIŞ
  • Dolar   : 6,7720 TL  6,7751 TL
  • Euro    : 7,4177 TL  7,4245 TL
  • Sterlin : 8,3320 TL  8,3388 TL

Günün önemli ekonomik gelişmeleri

Ticaret Bakanı Pekcan'dan e-ticaret açıklaması

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, "Firmalarımızı e-ihracata özendirmek amacıyla e-ticaret sitelerine üyelik giderlerini 2020 yılı için yüzde 80 , takip eden yıllarda yüzde 60 oranında destekleyeceğiz" dedi.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı kararına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Covid-19 pandemisi ile iş yapma pratiklerinin radikal bir şekilde değiştiği ve dijitalleşmenin önem kazandığı bu dönemde ihracata yönelik dijital faaliyetleri teşvik edecek yeni bir destek mekanizması geliştirdiklerini belirten Bakan Pekcan, şunları kaydetti:

"Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı kararı ile firmalarımızın e-ticaret sitelerine üyeliklerini, sanal ticaret heyetleri ve sanal fuarlara katılımını, sanal fuar düzenlenmesini destek kapsamına alıyoruz.

Bu çerçevede firmalarımızı e-ihracata özendirmek amacıyla e-ticaret sitelerine üyelik giderlerini 2020 yılı için yüzde 80 , takip eden yıllarda yüzde 60 oranında destekleyeceğiz.

Sanal ticaret heyetleri ve sanal fuarlara katılım için iş dünyamızı temsil eden çatı örgütlerin yapacakları masraflar ve sanal fuar organizasyonları giderleri de yüzde 50 oranında desteklenecek.

Bakanlık olarak firmalarımızın yeni ticaret dinamiklerine uyumlu olarak, dijitalleşme süreçlerinden en iyi şekilde faydalanmalarını sağlamaya ve yurtdışı pazarlara giriş faaliyetlerine destek olmaya devam edeceğiz. Hayırlı olsun."

eskisehir-altin-fiyatlari-27-05-2020.jpg

Evden çalışırken enerjiden tasarruf önerileri

Korona virüs (Covid-19) salgını ile birlikte evde geçirdiğimiz süre artıp çoğu kişi de evden çalışmaya başlayınca buna bağlı olarak enerji tüketimi de arttı. Yaşar Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nurdan Yıldırım Özcan, bu dönemde günlük davranışlarımızda yapacağımız küçük değişikliklerin, hem bütçemiz hem de doğa için büyük pozitif etki sağlayacağını söyledi.
Yaşar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nurdan Yıldırım Özcan, Covid-19 salgını nedeniyle milyonlarca insanın evde olduğunu hatırlatarak bu dönemde enerji tasarrufu için yapılabilecekleri anlattı. Doç. Dr. Özcan, öncelikle akıllı sayaçlar, termostatlar ve izleme sistemleriyle enerji tüketiminizi takip ederek aylık faturaları kontrol etmek gerektiğini belirtti. Ev içi elektrik tüketimleri incelendiğinde ilk sırada kesintisiz çalışan buzdolaplarının geldiğini ifade eden Nurdan Yıldırım Özcan, “Buzdolabı tüketimimizde yaklaşık yüzde 30’luk paya sahip. Buzdolabını normalde yüzde 28 oranla aydınlatma, yüzde 10 ile elektrikli fırınlar takip etmekte. Evsel diğer tüketimler ise yüzde 10 oranla televizyon ve görüntü sistemleri, çamaşır makinesi yüzde 7, bulaşık makinesi yüzde 6, ütü yüzde 4, azalan oranla elektrikli süpürge ve saç kurutma makinesi şeklinde özetlenebilir. Evlerde enerji verimliliği yüksek olan ürünlerin kullanımı ile aylık tüketilen elektrik enerjisi maliyetlerini yaklaşık yüzde 35 oranında azaltılabilir” diye konuştu.

Bilgisayarlar, tablet, cep telefonları ve televizyonlar
Doç. Dr. Özcan, evlerde kaldığımız bu dönemde enerji tasarrufu için şu önerilerde bulundu:
"Monitörler ne kadar parlaksa, o kadar çok enerji kullanır. Ekranların kontrastının yüzde 50 oranında azaltılması ile ortalama 40-50 watt’lık bir enerji tasarrufu elde edilebilinir. Ekran koruyucular bilgisayarın uyku moduna geçmesini engelleyip iki kata kadar daha fazla enerji harcamasına neden olabilir. Ekran koruyucuların kapatılması ile enerji maliyetlerinde ciddi azalma sağlanabilir. Bilgisayar, tablet ve telefonlarımızda arka planda çalışan programlar onların daha fazla enerji tüketmesine neden olur. Cihazlar kumandadan kapatıldığında, 'stand-by' konumunda enerji tüketmeye devam eder. Harcanan bu enerji yaklaşık olarak cihazın kendi enerjisinin yüzde 5’i kadardır ve evde harcanan toplam elektriğin yaklaşık yüzde 10’unu oluşturmaktadır. Kolay bir çözüm olarak, birden çok elektronik aleti çoklu prize bağlayıp sadece çoklu prizin fişini çekebilir veya anahtarlı bir priz ise anahtarını kapatabilirsiniz. Yazıcıları mümkün olan en az oranda kullanıp kullanmadığımız zamanlarda kapalı tutarak enerjiden tasarruf edebiliriz. TV karşısında uyumayı seviyorsak mutlaka otomatik kapama programlarını kullanmalıyız."

Buzdolabı
"Buzdolabının mümkün olan en az sayıda kapısını açıp kapatacak şekilde davranmalıyız. Yemeklerimizi soğumadan koymak, buzdolabının içerisindeki sıcaklığın artmasına dolayısıyla da soğutma enerji tüketiminin artmasına neden olur. Gıdalarımızı saklarken onları saran ambalajın fazla olması da enerji tüketimini artırır. Ayrıca kapı contalarının hava kaçırıp kaçırmadığı kontrol edilmeli, belirli dönemlerle temizlenerek kurutulup pudralanmalıdır."

Mutfak
Doç. Dr. Özcan, mutfakta dikkat edilecek konuları ise şöyle sıraladı:
"Mümkünse evlerimizde elektrikten ziyade gaz ocağı kullanmalıyız. Gaz ocakları elektrikli ocağa göre daha çabuk ısınıp soğur böylelikle daha az enerji harcar. Elektrikli fırın ve ocakları pişirme süresinden birkaç dakika önce kapatarak mevcut sıcaklıkta yemeklerin pişmeye devam etmesini sağlayıp bir miktar enerji verimliliği sağlayabiliriz. Yemek pişirirken basınçlı (düdüklü) tencereler kullanmak zamandan ve enerjiden ciddi tasarruf sağlarlar. Yemek pişirirken mutlaka tencerelerin kapağını kapamalıyız. Kapağı açık pişen yemekler için 3 kat daha fazla enerji tüketir. Cam ve seramik kaplar ısıyı daha fazla tutar bu nedenle kullanımları tasarruf sağlar. Mikrodalga fırınlarda ısıtma, normal fırına göre çok kısadır bu nedenle gıda ısıtmada mikrodalga fırınlar daha verimlidir. Su ısıtmak için elektrikli ürünler yerine gazlı ocağı kullandığımızda yüzde 50 civarında daha az enerji harcarız. İhtiyacımızdan fazla su ısıtmamaya özen göstermeliyiz. Sık sık çay ve kahve için su ısıtmak yerine suyun sıcaklığını uzun süre muhafaza eden termosları kullanmak faydalı olabilir. Ayrıca ısıtıcılarımızı düzenli olarak kireçten temizlemeliyiz."

Aydınlatma
Doç. Dr. Özcan, "Mümkün olduğunca gün ışığından yararlanmaya çalışmalıyız. Bunun için de gündüzleri perdeleri ve güneşlikleri açarak odalarımıza gün ışığının girmesini sağlamalıyız. Yeterli aydınlık varsa lambalarımızı yakmamalıyız. Kullanmadığımız odaların lambalarını açık bırakmamalı, odalardan çıkarken lambaları kapatmayı unutmamalıyız. Gün içinde yaptığımız işleri planlayarak, kitap okuma, resim yapma, ödev yapma, çeşitli hobiler vs. gibi etkinliklerimizi gündüzleri yapmamız gün ışığından daha fazla yararlanarak evimizde aydınlatma amaçlı enerji tüketimlerimizi azaltarak enerji verimliliği sağlar. Büyük alanlarda tek bir aydınlatma yerine, kullandığımız bölgeye yönelik kısmi aydınlatmaları kullanmaya çalışmalıyız. Örneğin kitap okuma, bilgisayar kullanımı vs. için tavan aydınlatması değil abajur, lambader vs. kullanabiliriz. Tasarruflu ampuller yüzde 85 oranında enerji tasarrufu yapmanızı sağlar. Mümkünse ampullerimizi bunlarla değiştirmeliyiz. Lambalarımızı temiz tutmalıyız. Kirli lambalar, temiz lambalara göre yüzde 25 daha fazla enerji tüketir" ifadelerini kullandı.

Çamaşır, bulaşık makineleri, küçük ev aletleri
"Bulaşık ve çamaşır makinelerini tam kapasite doldurarak çalıştırmalıyız. Mümkünse 3 zamanlı elektrik tarifesine geçmeli ve bulaşık ve çamaşır makinelerimizi birim elektrik fiyatının daha düşük olduğu gece döneminde kullanarak enerji maliyetlerimizi azaltabiliriz ve bu tarifeyi kullanarak aylık enerji maliyeti yaklaşık yüzde 50 azaltabiliriz. Havaların ısındığı bugünlerde çamaşırlarımızı kurutma makinesinde değil açık havada kurutmalıyız. Saç kurutma makinesi, ütü, elektrik süpürgesini de doğru şekilde kullanmalıyız" diyen Doç. Dr. Özcan, ayrıca bu dönemde su kullanımının da arttığına dikkat çekerek doğru kullanım konusunda uyarıda bulundu.

Ekonomik İstikrar ve Sosyal Koruma Kalkanı ile vatandaşa 11 milyar TL'lik destek

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Sözcüsü ve AK Parti Gaziantep Milletvekili Nejat Koçer, Ekonomik İstikrar Kalkanı ve Sosyal Koruma Kalkanı ile ülke genelindeki esnaf, işçi ve işverene 11 milyarlık destek sağlandığını, bu rakamın ise Gaziantep'te 309 milyonu aştığını kaydetti.

Milletvekili Nejat Koçer, dünyayı etkisi altına alan korona virüs ile mücadele kapsamında Türkiye'de hayata geçirilen Ekonomik İstikrar Kalkanı ile toplam 252 milyar TL'lik, Sosyal Koruma Kalkanı ile de 11 milyar TL'lik destek sağlandığını kaydetti. Koçer, Gaziantep'te ise esnaf, işçi ve işverene ise toplam 309 milyon TL'lik ödeme yapıldığını belirterek, "Şehrimiz Gaziantep’e yapılan ödemeler ise sosyal destek programıyla 205 milyon 332 bin TL, kısa çalışma ödeneğiyle 79 milyon 765 bin 605 TL, nakdi ücret desteğiyle 10milyon 143bin 897 TL, işsizlik ödeneğiyle 13 milyon 958 bin 860 TL olmak üzere toplam 309 milyon 200 bin 362 TL’dir. Bireysel ihtiyaç desteği, esnaf destek paketi, kısa çalışma ödeneği, vergi ertelemesi, asgari ücret desteği gibi tedbir ve uygulamalar ile esnafımız, işçimiz, işverenimiz bu zor süreçte desteklenmiş, devlet ile millet kenetlenmiştir. Elbet salgının üstesinden gelinecektir. Salgın sonrası süreçte ise üretimimiz artmaya, ekonomimiz güçlenmeye, ülkemiz büyümeye devam edecektir. Bize düşen ülkemize, milletimize, devletimize güvenmek, sosyal mesafe başta olmak üzere tedbirleri elden bırakmadan çalışmaktır. İnanıyorum ve diyorum ki birlikte başaracağız" dedi.

Koçer, Ekonomik İstikrar Kalkanı ve Sosyal Koruma Kalkanı ile desteklenen aile ve yardım miktarı ile ilgili ise şu bilgileri verdi:

"5,5 milyon aileye bin TL maddi yardım, 4 milyon çalışana kısa çalışma ödeneği desteği, 1 milyon 100 bin esnafa 25 bin TL’lik esnaf destek finansmanı, 6 milyondan fazla vatandaşa 37 milyar TL’lik bireysel ihtiyaç desteği, 181 bin işletmeye 1455,6 milyar TL işe devam finansmanı, 66 milyar TL’lik vergi ve diğer ödemelerde ertelenme sağlanmıştır. Sosyal Destek Programıyla 205 milyon 332 bin TL, Kısa Çalışma Ödeneğiyle 79 milyon 765 bin 605 TL, Nakdi Ücret Desteğiyle 10 milyon 143 bin 897 TL, İşsizlik Ödeneğiyle 13 milyon 958 bin 860 TL olmak üzere toplam 309 milyon 200 bin 362 TL’dir."

Koçer, Türkiye'nin pandemi sürecinde her kesime destek olunduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde başta Sağlık Bakanlığımız ile Hazine ve Maliye Bakanlığımız olmak üzere devletimizin tüm kurumları başarılı bir mücadele sürecine imza atmışlardır. Ekonomik İstikrar Kalkanı ve Sosyal Koruma Kalkanları ile bir yandan tüm dünyanın gıpta ile baktığı sağlık sistemimize ardı ardına dahil edilen yeni sağlık kompleksleri ile şehir hastanelerinin açılışları yapılırken bir yandan da devletimiz ve milletimiz el ele verdi. Esnaftan işçiye, KOBİ’lerden dar gelirliye tüm vatandaşlarımızın yanında durulmuş, destek olundu" diye konuştu.

eskisehir-doviz-fiyatlari 27 05 2020.jpg

İranlılar, Türkiye'den konut alımında 1. sırada

İranlılar, Türkiye’de konut satın alma konusunda 2020 Ocak-Nisan dönemi içinde Iraklıları geride bırakarak 2 bin 21 konutla birinci sıraya yerleşti. Yaşar Üniversitesi Ekonomi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Serpil Kahraman, Türkiye'nin İran vatandaşları için bir cazibe merkezi olduğunu söyledi.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre; 2020 Ocak-Nisan döneminde yabancılara konut satışlarında dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Uzun zamandır Türkiye’de konut alımında Iraklılar birinci sırada yer alırken bu yılın ilk 4 aylık verilerine bakıldığında İranlıların geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 58,1’lik artışla 2 bin 21 konut satın alarak birinci sıraya yükselmesi dikkat çekti. İranlıların; ev almak, iş kurup ticaret yapmak için Türkiye’yi ve özellikle İstanbul’u tercih ettiğini ifade eden Yaşar Üniversitesi İşletme Fakültesi Ekonomi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Serpil Kahraman, “Eylül 2018’de Türk Vatandaşlığı Kanunu’ndaki değişiklik kapsamında, gayrimenkul satın alan yabancılara vatandaşlık hakkı tanınmasıyla birlikte iç piyasada düşüş trendi gösteren konut satışları, yabancı yatırımcı talebiyle yeniden yukarı yönlü ivme kazandı. Yabancıların Türkiye’ye yönelik yatırımların önemli bir kısmı gayrimenkul yatırımı olarak yapılırken şirket kurarak yapılan sermaye yatırımında da son dönemde gözle görülür bir artış dikkati çekiyor. Her iki alanda da son dönemde İranlılar ilk sırada yer alıyor” dedi.

İran birinci sıraya yerleşti
Yabancılara konut satışının 2019 yılında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 15’lik artışla 45 bin 967 adet ile gerçekleştiğini hatırlatan Dr. Serpil Kahraman, “Yılın ilk çeyreği Ocak-Mart döneminde yabancıların konut alımları, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 13,8 artarak 10 bin 948 adet oldu. Nisan ayında ise COVİD-19 nedeniyle alınan tedbirler, konut satışlarına da yansıdı ve bu yıl ilk 4 ayda yabancıların aldığı konut sayısı, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 12 azalarak toplam 11 bin 738 olarak gerçekleşti. Bu dönemde dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Uzun zamandır Iraklılar ülkemizde konut alımında birinci sırada yer alırken bu yılın ilk 4 aylık verilerine bakıldığında İranlıların 2 bin 21 konut alarak birinci sıraya yükselmesi dikkat çekti. Aynı dönemde İran’ı bin 959 konutla Irak ve 824 konutla Rusya Federasyonu izledi” şeklinde konuştu.

Katlanarak artıyor
İran vatandaşlarının konut alım oranlarında 2018 yılından bu yana sürekli bir artış yaşandığını belirten Dr. Kahraman, “Şöyle ki, 2017 yılında 792, 2018 yılında 3 bin 652 olan sayısı, iki yıl içinde neredeyse 7 kat artarak 2019 yılında 5 bin 423’e ulaşmış durumdaydı. İranlıların konut alım sayısı COVİD-19 salgını etkisine rağmen bu yıl ilk 4 ayda geçen yılın yarısına yaklaşmış durumda. Konut alımı yoluyla vatandaşlık hakkı tanınmasıyla birlikte İran vatandaşlarının ülkemizdeki konut alımı arttı. Konut alan İran vatandaşlarının eş ve çocukları da oturma iznine sahip oluyor. Bu noktada Türkiye, İran vatandaşları için hem yatırım hem de iş potansiyeli dolayısıyla ayrıca cazibe merkezi. Trump hükümetinin İran’a yönelik ambargoları derinleştirmesiyle birlikte de körfez ülkeleriyle ekonomik ve ticari ilişkileri zayıflayan İran, yasal ve yapısal düzenlemeler, coğrafi yakınlık gibi tetikleyici unsurların etkisiyle yatırımcısıyla Türkiye’ye yöneltmiş durumda” ifadelerini kullandı.

İzmir’de ilk 4 ayda yabancıya konut satışında yüzde 13 artış
Yabancılara yapılan konut satışlarında Nisan ayı verilerine göre; İzmir’in 4. sırada yer aldığını kaydeden Serpil Kahraman, “İlk üç sırada İstanbul, Antalya, Ankara yer alıyor. İzmir’de, bu yılın ilk 4 ayında geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 13 artışla yabancılara 239 adet konut satışı gerçekleşmiş. İlk 4 ayda Ege Bölgesi’nde İzmir’i, 204 adet konut satışıyla Muğla takip ediyor” dedi.

İranlılar, yabancı ortak sermayeli kurulan şirketlerde de ilk sırada
Dr. Serpil Kahraman, “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) 2019 yılı verilerine göre; İran, yabancı ortak sermayeli kurulan şirket sayısında 970 şirket ile birinci sırada yer alırken bu yılın ilk 4 aylık verilerine göre de 255 şirket ve yaklaşık 40 milyon TL ortaklık sermayesi ile yine birinci sırada yer alıyor. Bu yılın ilk 4 ayında, İran’ı, sırasıyla Suriye ve Irak ortaklı şirketler izliyor. İran sermayeli şirketlerin faaliyet alanlarına baktığımızda ise geçen yıl olduğu gibi bu yıl ilk 4 ayda da toptan ve perakende ticaret alanı ilk sırada yer alıyor” şeklinde konuştu.

“Türkiye, İran vatandaşları için cazibe merkezi”
İranlıların 2019 verilerine göre yaklaşık 2 milyon 100 bin turistle, ülkemize gelen turist sayısında da yaklaşık yüzde 5 paya sahip olduğunu belirten Dr. Kahraman, sözlerini şöyle tamamladı: “Önümüzdeki birkaç yıl içinde İran vatandaşlarının yaklaşık 5 milyar dolar yatırım yapması bekleniyor. Aslında yalnızca konut alımı, yatırım, ticaret veya turizm değil eğitim ve tedavi gereksinimi için de ülkemiz, İran vatandaşları için hatırı sayılır bir cazibe merkezi. Ancak etkin ve sürdürülebilir nitelikte yabancı yatırımcı çekme politikalarının da etkisiyle İran sermayesinin ülkemizdeki payı önümüzdeki dönemde de artarak devam edecektir.”

Borsa güne yükselişle başladı

Açılışta BIST 100 endeksi, 1.686,29 puan ve yüzde 1,64 değer kazanarak 104.710,62 puana çıktı. 

Bankacılık endeksi yüzde 1,58 ve holding endeksi yüzde 2,12 yükseliş kaydetti. Tüm sektör endeksleri güne artışla başlarken, en fazla kazandıran yüzde 3,36 ile ulaştırma oldu.

Bayram tatili öncesi, geçen hafta boyunca yükseliş eğiliminde hareket eden BIST 100 endeksi, cuma günü yüzde 0,37, haftalık bazda ise yüzde 3,26 değer kazanarak 4 günlük tatile 103.024,34 puandan girmişti.

Analistler, bugün veri takviminin zayıf olduğunu, ABD Merkez Bankası'nın Bej Kitap Raporu'nun takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinin 103.000 üzerinde kalıcılık sağlaması durumunda alımların güçlenebileceğini kaydetti.

Endeksin, kısa vadede hedeflerinin 106.000 ve 109.500 seviyeleri olabileceğini dile getiren analistler, olası düşüşlerde ise 100.000 puanın destek konumunda olduğunu söyledi.

Küresel piyasalar pozitif seyrini sürdürüyor

Dünya genelinde Kovid-19 salgını nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 350 bini, vaka sayısı ise 5 milyon 600 bini aşsa da yayılma ve ölüm artış hızındaki düşüş eğilimi dünya genelinde karantina tedbirlerinin birbiri ardına kaldırılmasını sağlıyor.

Tedbirlerin kaldırılması sonrası ekonomilerin yeniden hızlı bir şekilde toparlayabileceği beklentileri de pay piyasalarını desteklemeye devam ediyor. 

Analistler, ABD'li yetkililerin açıklamaları sonrası ABD-Çin geriliminin artabileceğine ilişkin endişelerin ise pay piyasalarındaki iyimserliği törpülediğini belirterek, küresel büyüme tahminlerinde devam eden aşağı yönlü revizyonların ardından yarınki ABD'nin ilk çeyrek büyüme verisinin beklendiğini kaydetti. 

Bu gelişmelerle dün ABD'de Dow Jones endeksi yüzde 2,17, S&P 500 endeksi yüzde 1,23 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,17 değer kazandı.

Avrupa borsalarında da yüzde 1'i aşan yükselişler görülürken, avro/dolar paritesi, dün yüzde 0,7'lik değer kazancıyla analistlerin direnç olarak nitelendirdikleri 1,10'u test etmesinin ardından bugün Asya piyasalarında 1,0950 seviyesinde dengelendi.

Dün Almanya'da DAX endeksi yüzde 1, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 1,24 ve Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 1,46 değer kazandı.

ABD ve Avrupa borsalarının dünkü yükselişleri sonrası bugün Asya pay piyasalarında karışık bir görünüm sergileniyor. ABD ile Çin arasındaki gerilimin artabileceğine yönelik işaretler sonrası Çin'de Şanghay bileşik endeksi kapanışa yakın yüzde 0,2 değer kaybıyla 2.840 seviyelerinde bulunuyor. Şu dakikalarda Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,6 yükselirken, Güney Kore'de Kospi endeksi ise yatay seyrediyor.

Yurt içinde, 4 günlük tatil sonrası bugün pay piyasalarının haftanın ilk işlem gününe pozitif bir başlangıç yapması bekleniyor.

Özellikle Avrupa'da ekonomilerin normale dönme sürecinin, Türkiye'nin sanayi şirketlerinin performansları açısından yakından takip edildiğini dile getiren analistler, bugün veri gündeminin zayıf olması nedeniyle pay piyasalarında iç dinamiklerin öne çıkabileceğini bildirdi. 

Analistler, cuma günü 103.024,34 puana yükselen BIST 100 endeksinin, 103.000 üzerinde kalıcılık sağlaması durumunda alımların güçlenebileceğini kaydetti.

Endeksin, kısa vadede hedeflerinin 106.000 ve 109.500 seviyeleri olabileceğini belirten analistler, olası düşüşlerde ise 100.000 puanın destek olarak takip edileceğini söyledi. 

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

21.00 ABD, Fed'in Bej Kitap Raporu

Kronik hastalığı olan yaklaşık 9 bin kişiye aylık nakdi yardım ve elektrik faturası desteği

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ağır kronik hastalara yönelik yaklaşık 2,5 yıldır uygulanan sosyal yardım programıyla tüberküloz ve kızamık mikrobunun yol açtığı beyin hastalığı olan "subakut sklerozan panensefalit (SSPE)" nedeniyle psiko-sosyal ve mali kayıp yaşayan ihtiyaç sahiplerine aylık düzenli nakdi yardımda bulunduklarını belirtti. 

Bu programla tüberküloz hastalarına tedavi görme süreçleri ve hastalıklarının durumu dikkate alınarak 6 aydan 2 yıla kadar destek sağlandığını dile getiren Selçuk, SSPE hastalarına da tedavi süreçleri boyunca desteğin devam ettiğini anlattı.

Selçuk, Şubat 2019'da yayımlanan Cumhurbaşkanı kararı ile düzenli sosyal yardım alan haneler için başlatılan "elektrik tüketim desteği" kapsamında da kronik rahatsızlıkları sebebiyle cihaza bağımlı ihtiyaç sahiplerinin elektrik fatura bedeli ve kesintisiz güç kaynağına yönelik ihtiyaçlarının karşılandığını söyledi.

Yardım programıyla cihaza bağımlı hastaların bulunduğu konutların elektrik faturalarının kullanılan cihazın enerji tüketim düzeyi dikkate alınarak aylık 200 liraya kadar desteklendiği bilgisini veren Selçuk, ayrıca hanelere kesintisiz güç kaynağı sağlandığını ve yardımın başladığı ilk ay tek seferlik olmak şartıyla hanelerin cihaza bağlanma tarihinden sonraki birikmiş elektrik borçlarının da ödendiğini kaydetti.

6 bin 564 tüberküloz ve SSPE hastalarına düzenli nakdi yardım
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Selçuk, ağır kronik hastalıkları bulunanlara yönelik düzenli nakdi yardım programı ile elektrik faturalarının desteklenmesiyle ilgili uygulamanın geldiği noktaya ilişkin şu bilgileri paylaştı:

"Kronik hastalık yardım programımız kapsamında tüberküloz veya SSPE hastalığı bulunan 6 bin 564 ihtiyaç sahibi vatandaşımıza aylık düzenli nakdi yardımda bulunuyoruz. Ayrıca kronik rahatsızlıkları sebebiyle cihaza bağımlı olan ihtiyaç sahibi 2 bin 135 vatandaşımızın da elektrik fatura bedellerine destek sağladık.

Kronik hastalığı bulunan vatandaşlarımıza sağladığımız bu desteklerin yanı sıra düzenli sosyal yardımlardan faydalanan ailelerimizin aylık 150 kilovatsaate kadar elektrik tüketimleri de Bakanlığımızca karşılanıyor. Hanede bulunan kişi sayısına göre 53 ile 106 lira arasında destek veriyoruz. Elektrik tüketim desteğinden de bugüne kadar 1 milyon 528 bin 807 hanemiz yararlandı."

Bakan Zehra Zümrüt Selçuk, Kovid-19 ile mücadele sürecinde kronik hastalığı bulunanların 1 Ocak ve sonrasında süresi dolan sağlık raporları ve reçetelerinin de ikinci duyuruya kadar geçerli olması kararını aldıklarını sözlerine ekledi.

Salgında karavan tatiline talep arttı

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle izole tatil yapmak isteyenler karavana yoğun ilgi gösterirken, karavan üreticilerinin de piyasada 5 yaşından büyük ikinci el araç bulamadığı için talebe karşılık veremediği bildirildi.

Bursa'da faaliyet gösteren Viya Karavan Genel Müdürü Hüseyin Taşkın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs salgını dolayısıyla son dönemde karavana ve karavan turizmine ilginin arttığını söyledi.

İnsanların salgın nedeniyle artık izole tatil istediğini belirten Taşkın, "Karavan da izole tatile bir alternatif. Karavancılık Türkiye'de talep gören bir sektördü. Salgın dolayısıyla talep ve ilgi daha da artmaya başladı. Son dönemde talepler ciddi oranda arttı. Bu talep artışının getirdiği başka sıkıntıları yaşamaya başladık. Şu anda karavana dönüştürecek 5 yaşından büyük ikinci el araç bulamıyoruz." dedi.

Taşkın, ÖTV nedeniyle Türkiye'de karavan üretirken 5 yaşından büyük araçları bulup karavana dönüştürdüklerini vurgulayarak, "Eğer 5 yaşından küçük aracı karavan yaparsak yüzde 160 ÖTV ödemek zorunda kalıyoruz. Bu nedenle sektör temsilcileri olarak piyasada 5 yaşından büyük, karavan yapmaya uygun temiz ikinci el araç arıyoruz. Şu anda maalesef bu yoğun talepten dolayı temiz ikinci el araç da bulamıyoruz. Salgın dolayısıyla sıfır araç satışlarındaki azalma sektör olarak bizi de etkiledi." diye konuştu.

"ÖTV düşerken devlete kazandırabiliriz"

Sektörde ÖTV'nin düşmesi halinde devletin bu işten zarar edeceği gibi bir algının yanlış olduğunu savunan Taşkın, "ÖTV düşerse bu sefer sıfır araçlardan karavan yapmaya başlayacağımız için hem karavan üretimi hem de devletin vergi kazancı artacak. Aynı zamanda araç sayısı artınca talep daha da artacak. Bizler bu talebe yetişemeyeceğiz. Birçok üreticinin işleri açılacak ve sektörde istihdam sağlanacak." değerlendirmesinde bulundu.

Taşkın, sıfır araçların karavana dönüştürüldüğünde yurt dışına daha rahat satılacağını da belirterek, "Türkiye'de karavancılık anlamında yurt dışından daha iyi işçilik yapıyoruz. Böylece Türkiye'de inanılmaz bir üretim ve ihracat olacak. Zaman içinde de Avrupa'nın karavan üretim üssü olmayı başaracağız." ifadelerini kullandı.

"Cevap veremediğimiz müşteri sayısı inanılmaz boyutta"
Karavan üretiminde şu anda bazı parçaların ithal edildiğini dile getiren Taşkın, üretim sayıları arttığında ithal parçaların da yerlileştirileceğini ve dolaylı olarak birçok sektörün bu işten kazanacağını vurguladı.

Karavana dönüştürülecek ikinci el bir aracın 80-100 bin lira arasında olduğunu dile getiren Taşkın, karavan iç yapımının da 80 bin liradan başlayıp 250 bin liraya kadar çıktığını, fiyatın müşterinin seçtiği donanıma göre değiştiğini anlattı.

Taşkın, karavan üreticilerinin sabah akşam internette ikinci el araç aradığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"ÖTV işini aşabilirsek otomotiv fabrikalarından yılda belki binlerce sıfır araç çekeceğiz. Araç bulamamaktan dolayı cevap veremediğimiz müşteri sayısı inanılmaz boyutta. Bir araca 100 bin liralık iç tasarım yaptıracak bir kişi niye 300 bin kilometrelik araca bu kadar masraf yapsın. Herkes aracın düşük kilometreli olmasını tercih ediyor."

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat