alexa
Fast Express tepe banner kampanya

Eskişehir altın fiyatları 13.05.2020 - Bugün gram, çeyrek, yarım ve tam altın ne kadar oldu?

Videoyu Aç Eskişehir altın fiyatları 13.05.2020 - Bugün gram, çeyrek, yarım ve tam altın ne kadar oldu?
A
a

Eskişehir altın fiyatları bugün nasıl bir seyir izliyor? Kapalıçarşı ve Eskişehir serbest piyasada gram altın kaç lira? Çeyrek altın ne kadar? Dolar ve Euro kuru kaç lira? Eskişehir altın fiyatları yorumları ve ekonomiyle ilgili bugünün bütün verileri www.anadolugazetesi.com adresimizde sizlerle.

Eskişehir altın fiyatları yorumları bugün verilerine göre, altın gerilemeye başladı. Yatırımcıların güvenli limanı olan altın, son yaşanan koronavirüs salgınına bağlı olarak sert yükselmiş ve tarihi rekorlar kırmıştı. Peki, altın fiyatları ne kadar oldu? Gram altın ne kadar oldu? Çeyrek altın kaç TL?
Küresel piyasalar güne yönsüz bir şekilde başladı. Trump'ın sağlık danışmanının ekonomilerin erken açılmasıyla birlikte her şeyin başa dönebileceği uyarısı ikinci dalga endişelerini artırdı ve ABD borsaları ekside kapandı. ABD vadelileri bu sabah yatay seyrediyor. Güne ekside başlayan Asya borsalarında ise kayıplar ilerleyen saatlerde yönünü artıya çevirdi.
Dün 7 liranın altına gerileyen dolar/TL kuru, bugüne dünkü kapanış seviyeleri olan 6,99'dan başladı. Saat 08:40 itibarıyla dolar/TL, 6,9905'den; euro/TL 7,5895'den işlem görüyordu.
Dün dolar/TL kurundaki düşüş ile birlikte altın fiyatlarında da gerileme başladı. Peki tüm bu gelişmeler kapsamında, 13 Mayıs 2020 (bugün) saat 09:54 itibarı ile Eskişehir'de gram altın, çeyrek altın, yarım altın ve tam altın kaç lira? Altın fiyatları ne kadar? Eskişehir'de döviz hangi seviyede?

Eskişehir ve Kapalıçarşı altın fiyatları ve Dolar ile Euro kaç lira? Hepsini sizin için derledik...

Eskişehir altın fiyatları

  • Çeyrek altın: 629 Lira
  • Yarım altın: bin 258 Lira
  • Gram altın: 382 Lira
  • Cumhuriyet Ata Lira: 2 bin 519 Lira

Eskişehir döviz kurları

                          ALIŞ      SATIŞ
  • Dolar   : 6,9884 TL  6,9941 TL
  • Euro    : 7,5840 TL  7,5938 TL
  • Sterlin : 8,5928 TL  8,6041 TL

Günün önemli ekonomik gelişmeleri

Sigarada ÖTV artışı

Sigara ve tütün ürünlerinden alınan asgari maktu vergi tutarı artırıldı.

Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararına göre sigara ve tütün ürünlerinden alınan asgari maktu vergi tutarı artırıldı. Tütün ürünlerine uygulanan Özel Tüketim Vergisi oranlarında yapılan değişiklik ile sigaranın asgari maktu vergi tutarı 0,3899 liradan, 0,4569 liraya çıkarıldı. Yüzde 17'lik artış sonrası bir paket sigaradan alınan asgari maktu vergi tutarı 9,13 liraya yükseldi.

Koronavirüs 'iş kazası' kabul edilmedi

Eskişehir Sanayi Odası Hukuk Birimi, Koronavirüs salgınına yakalanan kişilerin hukuki durumu konusunda bir değerlendirme raporu hazırladı.
Hazırlanan raporda, iş yerinde veya iş yeri dışında Koronavirüse yakalanan kişilerin hukuki durumu konusunda çeşitli tartışmaların yapıldığı, konunun ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamına göre değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek yasanın içeriğine dair bilgiler paylaşıldı. Farklı hukuki görüşlerin öne sürülmesi sonrası, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) 2020/12 sayılı Koronavirüs (Covid-19) Hakkında Genelgesi ile konuya açıklık getirildiği de raporda bildirildi. Dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan yeni tip Koronavirüs’ün Sosyal Sigortalar Kurumu’nun genelgesi ile salgın hastalık statüsünde kabul edildiğinin altı çizilere, şu ifadelere yer verildi:
“Genelgeye göre, Covid-19 virüsünün bulaşıcı bir hastalık olduğu ve söz konusu salgına maruz kalan ve sağlık hizmet sunucularına müracaat eden sigortalılara hastalık kapsamından provizyon alınması gerektiği vurgulanmıştır. Yani Covid-19 iş kazası veya meslek hastalığı değil hastalık olarak kabul edilmiştir. İşyerinde veya işyeri dışında salgına yakalanıp yakalanmadığına bakılmaksızın hiçbir Covid-19 pozitif vakasının SGK’ya iş kazası veya meslek hastalığı olarak bildirilmesine gerek yoktur denilmiştir.”

Provizyon şartı
Bu noktada belirtilmesinde yarar görülen bir diğer durum ise, “Provizyon” kavramı olduğu belirtilen raporda, Provizyonun ne olduğuna dair bir açıklamaya da yer verildi. Provizyonun, Genel Sağlık Sigortası kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu sağlık yardımlarından yararlanacak kişinin, sağlık hizmet sunucularına (hastane, eczane gibi) başvurduğunda SGK sağlık yardımları almaya müstahak olduğunun anlaşılabilmesi olduğu açıklanarak, “Bir kişinin sağlık provizyonu alınabilmesi için kurum sistemi üzerinden aktive edilmesine (aktif hale getirilmesi) provizyon alma denir. Provizyon tarihi olan yerde bugünün tarihini seçerek sorgulama yaptığınızda kişinin karşısına açılacak sayfada sağlık bilgileri yer almaktadır. Sonuç kısmında yazması gereken “Müstahaktır Provizyon Alabilir” ifadesidir. Bu durumda ilgili kişinin sağlık sigortasının olduğu ve istenildiği zaman faydalanabileceği anlamına gelir” bilgisi paylaşıldı.

eskisehir-doviz-fiyatlari-13-05-2020.jpg

Seyahat acenteleri temmuz, ağustostaki talebe hazırlıklı olmalı

TatilSepeti Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Karayal, “Bu yaz tatilinde insanların hemen tatili alıp hemen gideceğini düşünürsek, seyahat acentelerinde temmuz, ağustos aylarında ciddi yoğunluk da bekleniyor. Belki talebe yetişmekte de zorlanılacak. Seyahat acentelerinin bu konuya da hazırlıklı olması gerekiyor.” dedi. 

TatilSepeti Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Karayal ve TatilSepeti Genel Müdürü Koray Küçükyılmaz online basın toplantısı gerçekleştirdi.

Toplantıda konuşan Kaan Karayal, uçak yolculukları ve kruvaziyer seyahatlerinin yurt içi seyahatlerine göre daha yavaş toparlanacağını öngördüğünü söyledi.

İlk çeyrek turizm rakamlarında önemli düşüşlerin olduğunu ifade eden Karayal, “Yabancı turistin tekrar ülkemize gelmesi, en iyi ihtimal üçüncü çeyrekte başlayacaktır.” diye konuştu. 

Karayal, seyahat acentelerinin aslında bir aracı olduğunu anlatarak, aldıkları her ödemeyi ilgili hava yoluna ya da ilgili otele iletmekle yükümlü olduklarını söyledi.

Bu süreçte kendilerinin müşteri ile karşı karşıya kaldıklarını aktaran Karayal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Resmi kanallardan bunun anlatılması gerekiyordu. Hava yolları nasıl müşteri ile karşı karşıya bırakılmadı, seyahat acentelerinin de öyle olması gerekiyordu. Para akışının durduğunu düşünürsek, şartlar seyahat acentelerini zorladı. Yurt dışında resmi merciler seyahat acentelerinin nasıl iade yapabileceğine ilişkin yöntemleri belirledi. Biz bu tarz bir uygulama göremediğimiz için Türk seyahat acenteleri olarak müşteri ile karşı karşıya kaldık.”

- "Rezervasyonlarda bir hafta, 10 gündür hareketlenme başladı"

Karayal, bu süreçte en hızlı frene basan sektörün turizm olduğuna işaret ederek, “Ama haziranın ikinci yarısından itibaren en rahat toparlanacak sektörün de iç turizm olacağını düşünüyoruz. Bu sene eylül ve ekim aylarının da ciddi talep alacağını düşünüyoruz. Yeni rezervasyonlarda bir hafta 10 gündür hareketlenme başladı.” dedi.

İnsanların evde kaldıkça tatil ihtiyaçlarının daha da arttığına dikkati çeken Karayal, “Alınacak önlemlerle tatilcilerin içinin rahat etmesiyle iç turizm toparlanacaktır. Yurt dışına kültür turlarının çok hızlı toparlanmasını beklemiyoruz. Kendi araçlarıyla gidebilecekleri, deniz kenarı otelleri, tatil köyleri ve resortlerin toparlanmasının kısa sürede olacağını düşünüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.   

- “Bugüne kadar iç pazara önem vermeyen oteller bu sene biraz zorlanacak”

Karayal, erken rezervasyon satışını 8 aylık dönemde yaptıklarını anımsatarak, “Bu yaz tatilinde insanların hemen tatili alıp hemen gideceğini düşünürsek, seyahat acentelerinde temmuz, ağustos aylarında ciddi yoğunluk da bekleniyor. Belki talebe yetişmekte de zorlanılacak. Seyahat acentelerinin bu konuya da hazırlıklı olması gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Otellerin bir kısmının hemen açılmayacağını belirten Karayal, şunları kaydetti:

“Türk misafirle Türkiye’deki tüm otelleri doyurmak mümkün değil. Yabancı turist gelene kadar açılmayacak oteller olacaktır. Bugüne kadar iç pazara önem vermeyen oteller bu sene biraz zorlanacak. Bakanlık tarafından yüzde 50-yüzde 60 kapasite gibi sınırlama getirilebilir diye düşünüyoruz. Otellerin yarısının açılmadığı, açılan otellerin de yüzde 50 kapasite ile hizmet verdiği bir ortam oluşursa fiyatların düşmesini beklememek gerekiyor.”

- “Yakın destinasyonlara gidilmesi eğiliminin olması bekleniyor”

TatilSepeti Genel Müdürü Koray Küçükyılmaz ise turizmin tüm bileşenlerinin pandemi sürecinin olumsuz etkisinden payını aldığını belirtti.

Yurt dışı tatillerin ne zaman başlayacağı öngörülerine Türkiye açısından bakıldığında temmuz, ağustos ayları içerisinde kısmi, kademeli hareketin söz konusu olabileceğini ifade eden Küçükyılmaz, “Uluslararası seyahatin bu sene daralması yüksek olacak gibi gözüküyor. Kaygıları bir anda giderebilmek çok mümkün gözükmüyor. Yakın destinasyonlara gidilmesi eğiliminin olması bekleniyor.” dedi.   

Bu süreçte, tatil iadesini tatil puanı gibi hakkı saklı bir cüzdana çevirmeyi kabul eden müşterilere hediye çekleri verdiklerini ifade eden Küçükyılmaz, bu imkanı 2 sene içerisinde ne zaman isterlerse kullanabileceklerini dile getirdi.

Küçükyılmaz, otellerin aldıkları önlemleri yazabilecekleri ve tüketicinin de görebileceği arayüz oluşturduklarını, kısa süre içerisinde bunu tüketicilerle buluşturacaklarını belirtti.

- “Ankete katılanların yüzde 59’u tatile gideceğini söylüyor”

Küçükyılmaz, 6 bin kişinin katılımıyla anket gerçekleştirdiklerini belirterek, “Ankete katılanların yüzde 41’i bu sene salgın sonrası tatile gitmeyeceğini, yüzde 59’u ise gideceğini söylüyor. Yüzde 84’ü yurt içi, yüzde 4’ü Kıbrıs, yüzde 12’si ise yurt dışına gideceğini belirtiyor. Ankete katılanların yüzde 38’i tatil için ayırdığı bütçeyi azaltmayacağını yüzde 62’sinin ise azaltmayı düşündüğünü söylüyor.” diye konuştu.

Katılımcıların yüzde 51’i otel ve resort tatili, yüzde 32’si butik otelleri tercih edeceğini belirtirken, yüzde 28’inin villa ve ev kiralama şeklinde tatil yapacağını aktaran Küçükyılmaz, “Tekne kiralama ve karavanlara da talebin önceki yıllara göre arttığını görüyoruz. İnsanların alternatif tatil arayışları var.” dedi.

Küçükyılmaz, anket katılımcılarının tatile giderken yüzde 3’ü araç kiralayacağını, yüzde 30’u uçak veya otobüsü ve yüzde 67’sinin ise kendi aracını tercih edeceğini söyledi.

Türkiye’de genel olarak, yaklaşık 12 milyon kişinin otel tatili yaptığını öngördüklerini belirten Küçükyılmaz, “Temmuz, ağustos ve eylül aylarında 6-7 milyon kişinin seyahat etmesini muhtemel görüyoruz.” diye konuştu.

Küçükyılmaz, Türkiye’den yurt dışına çıkan insanların sayısında önemli düşüş olacağını aktararak, “Herhangi bir ülkeden bir ülkeye giderken, o ülkenin size karantina uygulayıp uygulamayacağını bilmiyorsunuz. Geri döndüğünüzde kendi ülkenizde karantinada olup olmayacağını bilmiyorsunuz. Dolayısıyla bu tür seyahatlerin biraz daha zor haline geldiğini görüyoruz. Vize verme süreçleri nasıl olur? Bu konularda da belirsizlik var. Sonbaharda 2021 yılı için yurt dışı satışlarımızı yapabiliriz diye öngörüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Küçükyılmaz, yıl genelinde iç pazarın geçen seneye göre yüzde 30-yüzde 35 daralacağını öngördüklerini söyledi. 

İçişleri Bakanlığından çay üreticileri için genelge

 İçişleri Bakanlığı 81 il valiliğine “Çay Üreticileri/Müstahsillerinin Seyahat İzin Belgesi” konulu genelge gönderdi.
İçişleri Bakanlığı 81 il valiliğine “Çay Üreticileri/Müstahsillerinin Seyahat İzin Belgesi” konulu genelge gönderdi. Genelge ile seyahat kısıtlaması bulunan 15 il ile seyahat güzergahlarında bu illerden biri veya birkaçı bulunan yerleşim yerlerinde ikamet eden, Çaykur’a kayıtlı bulunan çay üreticileri, ilk kesim yaş çay hasatı için 19 mayıs salı günü saat 24.00’dan itibaren çay bahçelerinin bulundukları illere “seyahat izin belgesi” almak şartı ile seyahat edebilecek.
İçişleri Bakanlığı yayımladığı genelgede, “Seyahat izin belgesi” başvuruları, elektronik ortamda e-devlet içişleri bakanlığı e-başvuru sistemi ve alo 199 vefa destek sistemi üzerinden 14 Mayıs perşembe günü saat 09.00’dan itibaren başlayacak. Çay üreticisi/müstahsilleri, 14 gün boyunca ikametleri, çay bahçesi ve çay teslim alanı dışında bulunmayacaklarına; işlerini yürütürken sosyal izolasyon kurallarına uyacaklarına, çay alım merkezlerinde maske takacaklarına ilişkin taahhütte bulunacak. Başvuru sırasında başvuranın ve beraberindekilerin; covid-19 evde izolasyon sorgusu, çaykur’a kayıtlı çay üreticisi olup olmadığı ve beraberindekilerin zorunlu refakatindeki kişiler arasında olup olmadığı sistem üzerinden otomatik olarak sorgulanabilecek. Düzenlenen ‘seyahat izin belgesi’ tek yön geçerli olacak, seyahat izin belgesi olan çay üreticilerinin 30 gün boyunca gittikleri illerde kalmaları esas olacak” denildi.

İzin başvurusu kabul edilenlere SMS ile bilgilendirme yapılacak
Genelge ile şehir giriş/çıkış kısıtlaması uygulanan Ankara, Balıkesir, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Manisa, Sakarya, Samsun, Van ve Zonguldak ilimiz ile seyahat güzergahlarında bu illerden biri veya birkaçı bulunan illerimizde ikamet eden ve Çaykur’a kayıtlı bulunan çay üreticisi olan vatandaşlar, başlayacak olan 2020 yılı ilk kesim yaş çay hasadı için 19 Mayıs 2020 salı günü saat 24.00’dan itibaren çay bahçelerinin bulundukları illere Seyahat İzin Belgesi almak şartı ile seyahat edebilecek.
Çay üreticisi; çay hasadı için “Seyahat İzin Belgesi” başvuruları, elektronik ortamda E-Devlet İçişleri Bakanlığı e-başvuru sistemi ve alo 199 Vefa Destek Sistemi üzerinden 14 Mayıs Perşembe günü saat 09.00’dan itibaren başlayacak. Seyahat İzin Belgesi almak için sadece çaykur’a kayıtlı çay üreticileri başvuruda bulunabilecek. Çay üreticileri/müstahsillerinin zorunlu refakatindekiler ve çay üreticilerinin ulaşımını sağlayacaklar ile ilgili de Seyahat İzin Belgesi düzenlenmesi için talepte bulunabilecek.

Başvurular E-Devlet İçişleri Bakanlığı E-Başvuru ve Alo 199 vefa destek sistemi üzerinde yapılabilecek
Genelgeye göre, E-Devlet İçişleri Bakanlığı E-Başvuru sistemi ve alo 199 Vefa Destek Sistemi üzerinden yapılacak başvuru sırasında başvuranın ve beraberindekilerin; Covid-19 evde izolasyon sorgusu, kendisinin Çaykur’a kayıtlı çay üreticisi olup olmadığı ve beraberindekilerin zorunlu refakatinde olan kişiler arasında olup olmadığı sorgusu, sistem üzerinden otomatik olarak yapılacak. Covit-19 sorgusunda problem olmayan ve gerekli şartları taşıyanlar için Seyahat İzin Belgesi ayrıca bir onay sürecine tabi olmaksızın sistem üzerinden doğrudan düzenlenecek.
Genelgeye göre, çay üreticisi/müstahsilleri başvuru esnasında çay hasadı için gittikleri illerde 14 gün boyunca ikametleri, çay bahçesi ile çay teslim alanı dışında bulunmayacaklarına; işlerini yürütürken sosyal izolasyon kurallarına uyacaklarına, çay alım merkezlerinde maske takacaklarına ilişkin ve benzer hususlara dair taahhütte bulunacak. Seyahat İzin Belgesi talebinde bulunanlar bu şartları kabul etmiş sayılacak.

Seyahat izin belgesi tek yön geçerli olacak
Genelgeye göre, talepleri uygun görülenlere tek yön geçerli olacak Seyahat İzin Belgesi düzenlenecek. Seyahat İzin Belgesi düzenlenenler 30 gün boyunca gittikleri illerde kalmaları esas olacak. Çay müstahsillerinin ulaşımını sağlayacaklar 72 saat içinde geri dönebilecek.

İzin başvurusu kabul edilenlere SMS ile bilgilendirme yapılacak
İzin başvuruları kabul edilenlerin herhangi bir belgeye gerek kalmaksızın kısa mesaj servisi (SMS) ile bilgilendirme yapılacak. Onaylanan Seyahat İzin Belgeleri yapılacak denetimlerde gerekli kontrollerin sağlanabilmesi ve gerekli koordinasyonun sağlaması amacıyla eş zamanlı olarak gidecekleri illerin valiliklerine ve genel kolluk birimlerinin veri tabanlarına da iletilecek.

Seyahat İzin Belgesi düzenlenen çay üreticiler, 19 Mayıs Salı günü saat 24.00’dan itibaren çay hasadı yapacağı ile seyahat edebilecek.

eskisehir-altin-fiyatlari-13-05-2020.jpg

TMO:”TMO kooperatif, birlik veya üretici örgütü değil, iktisadi devlet teşekkülü”

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürlüğü, basında yer alan iddialara ilişkin, “kamu iktisadi teşekküllerinin kanun gereği kar payı ödeme veya zarar ettiğinde zararı üreticiden tahsil etmeleri”nin söz konusu olmadığını açıkladı.

TMO’dan yapılan yazılı açıklamada, “bazı basın yayın organlarında ve sosyal medyada farklı mülahazalarla TMO’nun fındık politikasına dair “vatana ihanet”, “emek hırsızlığı” gibi ithamlarla beraber 24 TL'ye fındık satması eleştirilerek, üreticiye “kar payı dağıtması” yönünde söylemler yer aldığı belirtildi. Bu talihsiz açıklamalara karşı başta fındık üreticileri olmak üzere kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla açıklama yapılması zarureti doğduğu kaydedilerek, "TMO fındık alım fiyatlarını üretici maliyeti, ekonomik göstergeler, üretim miktarı, bir önceki yıl alım fiyatları, üretimin sürdürülmesini sağlayacak kâr marjı gibi çok sayıda faktörü dikkate alarak belirlemektedir. Açıkladığımız fiyatlar, piyasa fiyatlarının belirli bir düzeyin altına düşmesini önlemek için belirlenmiş referans fiyatlardır. Nitekim 2019 yılında Levant kalite için 16,50 TL/kg, Giresun kalite için 17,00 TL/kg alım fiyatı açıklanmış ve piyasa fiyatları da kısa sürede belirlenen fiyatların üzerine çıkmış, Karadenizli üreticilerimizin en az 1,5 milyar TL ilave gelir elde etmesi sağlanmıştır. TMO’nun açıkladığı fiyatların üreticiye zarar verdiği iddiası asla doğru değildir. Zira satışlarımızın açılması için üreticinin elindeki ürünün bitmesi beklenmiş, fındık ihracatının kesintisiz sürmesi için Mart Ayında yurt içi satışlarımız başlamıştır. Satış fiyatları, TMO’nun alım, muhafaza ve finansal maliyetleri yanında ülke ekonomisine sağlayacağı katkı sebebiyle, iç ve dış piyasalardaki gelişmeler takip edilerek belirlenmektedir. Mart ayında 51, Nisan ayında 135 olmak üzere toplam 186 alıcıya 46 bin ton kabuklu fındık satışı yapılmıştır. Mayıs ayında ise yine iç ve dış piyasalar yakından takip edilerek, ülkemiz ekonomisine ve özellikle ülkemiz döviz gelirine katkı sağlamak amacıyla faaliyetlerinin aktif olması ve işletme kapasiteleri ile sınırlı olmak kaydıyla sanayici-ihracatçılara 20 bin ton fındık satışı için 24 TL/kg fiyat belirlenmiştir. Başvuru sırasında yüzde 25 peşin ödeme yapılması şartını yerine getiren 81 firmadan talep gelmiş olup, tahsis süreci devam etmektedir. TMO, kooperatif, birlik veya üretici örgütü değil, iktisadi devlet teşekkülüdür. Kuruluşumuz kendine ait sermayesiyle alım, satış, ithalat ve ihracat faaliyetleri yürüterek üretici ve tüketici arasında denge sağlayan, piyasaları düzenleyen bir iktisadi devlet teşekkülüdür. Kamu iktisadi teşekküllerinin kanun gereği kar payı ödeme veya zarar ettiğinde zararı üreticiden tahsil etmeleri söz konusu değildir. TMO, bugüne kadar olduğu gibi önümüzdeki süreçte de iç ve dış piyasaları yakından takip edecek, çiftçimiz ve ülke ekonomimiz yararına her türlü önlemi alacaktır” denildi.

4-5 inek besleyene İŞKUR'dan istihdam desteği isteği

Kırsal kesimde ekonomik kalkınma sağlanırken, buna dayalı olarak nüfus göçünün de önlenmesi için köylerde yaşayanlara devletin istihdam desteği sağlaması istendi.

Trabzon Ticaret Borsası (TTB) Yönetim Kurulu Başkanı Eyyüp Ergan, TOBB Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu’nun Karadeniz Bölgesi’ndeki oda ve borsa başkanları ile video konferans sistemi ile yaptığı son toplantıda konuyu dile getirerek teklifini tekrar iletti.

Borsa olarak 4 ay önce başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere devlet kademesindeki yetkili ve ilgililere konuyu rapor halinde iletip gerekli düzenlemelerin yapılmasını istediklerini hatırlatan Ergan “ Dünyada organik ve kaliteli hayvansal ürünlere olan talep giderek artıyor. Trabzon’da, özellikle de Tonya ve çevresinde coğrafi işarete de sahip meşhur Tereyağı üretilmektedir. Ancak süt temininde son yıllarda büyük bir azalma yaşandığı için mamul üretiminde güçlük çekilmektedir” dedi.

“Eğitimde taşımalı sistem ile birlikte İŞKUR’un Toplum Yararına Programının da olumsuz etkisiyle kırsaldan kentlere nüfus göçü yaşanmıştır” diyen Ergan, “Bu tablo kırsalda evinde 2 ila 5 tane süt ineği bulunduranların da şehirlere göç edip, üretimi sonlandırmalarına vesile olmuştur. Bunun önlenmesi, hatta tersine döndürülmesi gerekiyor. Çare Trabzon ve yöresinde ev ekonomisi işletmeciliği şekliyle hayvansal üretimin desteklenmesidir. Bunun için köylerindeki evlerinde, arazilerini kullanarak 4-5 inek besleyip, süt üretimi yapan-yapacak ailelerde bir kişinin tıpkı İŞKUR’un Toplum Yararına Programı’nda olduğu gibi SGK lı olarak, asgari ücretle desteklenerek istihdam edilmesi yeterlidir” diye konuştu.

Yörede yaptıkları araştırmalar ve görüşlerini aldıkları köylülerin isteklerinin de bu yönde olduğunu ifade eden Ergan “Kentlerdeki kamu kuruluşlarında yapılan Toplum Yararı Program (TYP) istihdam şeklinin bir kısmının buralara aktararak uygulamaya geçmek mümkündür” diyerek, 2 yıldan beri talep edip gündeme taşıdıkları sorunu, AK Parti milletvekili Salih Cora’nın da destekleyip parlamento gündemi de getirdiğini ancak şimdiye kadar olumlu bir sonuç alamadıklarını sözlerine ekledi.

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat