alexa

'Yüzde 50 garanti'

Videoyu Aç 'Yüzde 50 garanti'
A
a

ES TV’de yayınlanan Ekstra Gündem’de konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “2019 seçimlerinde hedefim yüzde 50’yi geçmek. Yüzde 50 artı 1’i geçeceğiz. Ben onu iddiayla söylüyorum. Taviz vermeden çalışacağız ve bunu da alacağız. Yaptığımız araştırmalarda bu görünüyor” dedi

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, ES TV’de yayınlanan Ekstra Gündem programının konuğu oldu. ESGROUP Genel Koordinatörü Ali Baş, Köşe Yazarlarımız Cihan Yıldırım ve Arif Anbar’ın sorularını yanıtlayan Kurt, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.  2019 seçimlerinde hedefinin Odunpazarı’nda yüzde 50’yi geçmek olduğunu vurgulayan Kurt, “Kaç oy kullanılır bilemem. Odunpazarı’nda benim tahminim 300 bin civarında seçmen olur, 250 bin civarında oy kullanılırsa yüzde 50 artı 1 koyalım. Hedef budur ve bunu da alacağız. Yüzde 50 artı 1’i geçeceğiz. Ben onu iddiayla söylüyorum. Taviz vermeden çalışacağız ve bunu da alacağız. Yaptığımız araştırmalarda bu görünüyor. Yaptığımız araştırmalar şu; öncelikle bir doğrudan seçim anketi gibi olmuyor ama memnuniyet anketi şeklinde. Memnuniyet oranları oldukça yüksek. Dolayısıyla bu yüzde 50’den fazla oy almayı garantiliyor gibi duruyor. Belediyeyi aldığımız yerle şu anda getirdiğimiz yer kıyaslanamaz, mümkün değil. Şunu bütün Eskişehir çok iyi biliyor, buradan bir haram lokma geçmedi. Böyle bir iddiayı kimse ileri süremez. Bu işte 4 buçuk yıl iktidarın yoğun baskısı altında olmanıza rağmen, bir tek şaibenin duyulmamış olması bile başlı başına bir özelliktir. Ben bunları Eskişehirlilerin değerlendireceğini düşünüyorum.  

Kurtulmanın yolunu aradılar
Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Devlet Bahçeli’nin yerel seçimde ittifak olmayacağı açıklamalarını değerlendiren Kurt, “Seçimden önce ilkesiz koalisyonlar yapıldı ve o beklenmedik bir anda dağıldı. Şu anda Recep Tayyip Erdoğan’ın en çok ihtiyacı olduğu bir noktada sayın devlet Bahçeli hangi düşünceyle olursa olsun ben yokum dedi. Bu da gayet doğal bir şey. İki bağımsız siyasi parti bir noktada uzlaşamadığı zaman ayıracaklar yollarını. Halbuki koalisyon olsaydı bir hükümet protokolü çerçevesinde bu işler olurdu ve bu kadarı da sürpriz olmazdı. Adalet ve Kalkınma Partililer kendilerinde olmayan gücü ittifak sayesinde yakalayarak Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı seçtirdiler. Aslında bence o andan itibaren MHP’den kurtulmanın yollarını aramaya başladılar. Ancak parlamentodaki aritmetik onları MHP’ye mahkum etti. Bundan sonra da MHP’nin isteği olmadığı sürece parlamentoda hiç kimse yasa yapamaz. MHP çok ciddi anlamda kilit bir parti rolünü aldı. Cumhurbaşkanının işi çok zordur. Zaten ben sürekli şunu da söylüyordum; bu belediye seçimlerinden sonra mutlaka Türkiye’de erken seçim olacak ve bu rejimden kurtulacağız” diye konuştu. 

Millet İttifakı İyi Parti'ye yaradı
Genel Seçimlerdeki Millet İttifakı’yla ilgili açıklamalarda bulunan Kurt, “Millet İttifakı Recep Tayyip Erdoğan’ı indirmek üzere kurulan bir ittifaktı. Çünkü partilerimizin aldıkları oya baktığımız zaman tek başına AKP’yi indirme şansı yoktu. Ona karşı olanlar, onun bu sistemini istemeyenler bir Cumhurbaşkanlığı adayı meselesinde yan yana gelebilir mi diye bir çalışma yaptılar. Olmadı. Olmayınca Cumhuriyet Halk Partisi demokrasiye inancı gereği barajları ortadan kaldırabilmek için, daha çok partinin mecliste temsilini sağlamak için bu ittifak meselesini gündemde tuttu ve nitekim İYİ Parti’nin de Saadet Partisi’nin de Demokrat Parti’nin de seçime girmesini sağlamış oldu. İttifak büyük partilere yarayan bir uygulamaydı. Cumhuriyet Halk Partisi 10-12 tane fazladan milletvekili çıkarmış oldu. İttifak yasası olmasaydı biz Kütahya’dan, Maraş’tan Yozgat’tan çıkaramazdık. Böyle avantajları oldu büyük partilere. Ama Eskişehir’de de İYİ Parti’ye yaradı ittifak” ifadelerini kullandı. 

En iyi ittifakı Büyükerşen kurar
Yerel seçimde AK Parti ile MHP arasında ittifak olmayacağı kararının CHP’yi nasıl etkileyeceğini değerlendiren Kurt,  “Her parti en iyi adayıyla seçime girer. Eskişehir’de ben Adalet ve Kalkınma Partisi’nin de diğer partilerin de en iyi adayları bularak bizim karşımıza çıkacağını düşünüyordum. MHP İstanbul örneğinde olduğu gibi biz aday çıkarmayacağız derse ancak Eskişehir’de MHP’lilerin oy verecekleri yer arama endişesi başlardı. Böyle bir şey dememişler Eskişehir’de. Bizim duyduğumuz kadarıyla MHP de iyi adaylarıyla temas içerisindeydi. Dolayısıyla bu bir pazarlıktı, bir satrançtı. Ya ilçenin birini isteyecekti MHP, Büyükşehir ile diğer ilçeler de ona destek olacaktı filan. Şunu biliyorum ben; iki artı iki her zaman dört etmez. Eskişehir’deki yerel seçim psikolojisi farklıdır. Eskişehir’de yasal bir ittifak olmasa dahi en iyi ittifakı kuran kişi Yılmaz Büyükerşen’dir. 20 yıldır bu ittifakları zaten pratikte gerçekleştirmişti. Eskişehir’de hoca etrafında bir doğal ittifak her zaman söz konusuydu. Bu seçimde de öyle olacaktı. Uykularımız çok kaçmıyordu. Ama şu anda pratik anlamda MHP en iyi adayıyla, AKP en iyi adayıyla, diğer partiler en iyi adaylarıyla çıktığı takdirde oylardaki dağılmalar çok farklı noktalara gelecektir. O nedenle korkumuz yok, rahat rahat uyuyoruz” dedi.

Türk Milleti denilince rahatsız oluyorlar
Son günlerde gündemde olan Andımız ve af meseleleriyle ilgili konuşan Kurt, “Bir hukukçu olarak affı savunamam. Adil yargılanmayı savunurum. Adil yargılanmayı iyileştirme yolunda yapılacak adımları savunurum ve her zaman da olması gerektiğini düşünürüm. Ama yargılaması bitmiş, mahkumiyet kesinleşmiş, infaza başlanmış olayı birileri istedi diye hadi buyur sen cezaevinden çık, tutsaklığı bırak demek, üstelik de kişisel haklara taalluk edilen suçları da bu işin içine sokmak çok beğenilen ya da istenilen bir şey değildir. Türkiye’de son 20 yılda iki üç kere bu iş işlendi, yasalaştı ama cezaevleri hala dolu. Yani önemli olan suçu işletmemek, normal hukuk sistemini kurabilmektir. Bu hükümet bunu kuramamıştır. MHP’de bunun kurulmadığını görerek bir af çıkarılması gerektiğini dayatmıştır ve koalisyonun çatlamasına da sebep olmuştur” ifadelerini kullandı. Andımız için “insanları ortak noktada birleştiren bir olgu” tanımlamasını yapan Kurt, “Bunun aynı ulusal marşlar gibi etik özelliği ve değerleri vardır. Bunu tartışırsanız o zaman ulus olmayı tartışmaya başlarsınız. Türki milleti demeye cesaret edemezseniz, ne yapacağız? Yani biz birlikte yaşamayacağız mı? Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan herkes Türk vatandaşıdır, Türk’tür. Almanya’da yaşayan vatandaşlara Alman vatandaşı diyorlar. Bundan rahatsız olunmuyor. Türk vatandaşı, Türk milleti denilince rahatsızlık hissi ortaya çıkıyor. Bunu ben doğru bulmuyorum. Biz andımızla, okullarda bunu söyleyerek çocuklarımıza bir millet olma şuurunu anlatmaya çalışmışız. Ben bundan da şimdiye kadar hiçbir zarar görmedim” dedi. 

AK Partililer engel oldu
Küçük Sanayi Sitesi’nin durumundan bahseden Kurt, “Küçük Sanayi Sitesi Eskişehir için bir kangren. Orasının düzelmesi gerekir. Eskişehir’in çağdaş bir kent olabilmesi için oranın mutlaka dönüşmesi gerekir. Şimdiki yasaya göre bu işin yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda. Ben belediye meclisinden geçiremeyince gerekli görüşme ve girişimleri yaptım. Projeleri sunduk. Yapılabilir ve uygulanabilir olduğuna kanaat getirdiler AKP’li bakanlar. Ama ne yazık ki Eskişehir’den bir baskı gitti. Eskişehirli bazı politikacılar burasını CHP’liler yaparsa biz kaybederiz biz yapalım gibi bir havaya girdiler ve engellediler. Doğrudan bakan bey dedi ki bizi aşar, saraydan çözün. Saraydan da çözemedik. Burada bizim bir kusurumuz yok. Biz çözmek istiyoruz ama çözdürmeyen Adalet ve Kalkınma Partili politikacılar ve onların yereldeki yandaşları. Ne kazandı? Burayı yapamadık. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin eline ne geçti? O zamanki maliyeti ile şimdiki maliyetini bir düşünün. En az üç katı. Bu Eskişehirlilerin zararıdır. Şimdi Eskişehirlilerin bu seçimde bunun hesabını sormaları gerektiğini düşünüyorum. Hesabı sorulacak yer de ben değilim. Adalet ve Kalkınma Partili bu işe engel olan politikacılar. Onun da kim olduğu çok net belli. Kimsenin kıvırmasına gerek yok. Çünkü o kararın altında Sayın Nabi Avcı’nın imzası var” dedi. Belediye meclisinde çoğunluk sağlandığı takdirde dönüşümün daha kolay olacağını söyleyen Kurt, “Belediyelere devredildiği için, belediye meclisi kararlarıyla biz onu daha verimli hale getirebiliriz. Buradan bütün hemşerilerimize de şunu belirmek istiyorum; önümüzdeki dönemde dışardaki ilçelerde mutlaka bize destek olunması lazım. Geçen seçim toplamda 700 oyla dört tane ilçe kaybettik. Bu sefer o dağılımı biz sağla
yacağız, ona göre çalışacağız. Ama hemşerilerimiz de köydeki, ilçedeki akrabalarını uyarsınlar. Bize oy vermelerini sağlasınlar. Bizim bir 5 belediyeyi daha almamız gerekiyor ve alacağız. Biz belediye meclisinde çoğunluğu aldığımız anda Gündoğdu Mahallesi’ndeki üç tane belediyeye ait olan dönüşüm, afet riskli alan dönüşümü, sanayi çarşısının dönüşümü, Karapınar ikinci etap dönüşümü ve merkezdeki 8 mahalledeki dönüşüm çok kolay çözülür. Biz çağdaş şehirciliği rant hesabı yapmadan gerçekten kentleşme mantığıyla çok kolay çözeriz” ifadelerini kullandı

Büyük sergi 3 Kasım'da
Dalyancıoğlu Konağı’nın Eskişehir’in en güzel konaklarından birisi olacağını vurgulayan Kurt, “Bu konak ve o konağın etrafında bulunan sokakların iyileştirme çalışmalarını bitirdik. Bir model geliştirmek suretiyle bizden önceki belediye başkanı devletin imkanlarını kullanarak bu işleri yaptı. Ama yaptığı işleri topluma değil de ticarete tahsis etti. Biz bunun doğru olmadığını düşünüyoruz. Bizden önce Sayın Burhan Sakallı’nın Türk Dünyası Vakfı’na satmış olduğu konakları geri aldık biz. Sevgili Ali Eldem burayı sanat merkezi haline getirip işletecek. Yap, işlet, devret modeliyle 25 yıllığına ona verdik ve onunda Eskişehir sanatına ve kültürüne bu katkısı nedeniyle ayrıca teşekkür etmemiz gerekiyor. 3 Kasım günü bunu da büyük bir sergiyle açıyoruz. Türkiye’nin en önemli ressam ve heykeltıraşlarının katılacağı bir sergi olacak” ifadelerini kullandı.

Eskişehir'e bayram hediyesi
Cumhuriyet Parkı’nın Eskişehirlilere Cumhuriyet bayramı hediyesi olmasını istediklerini belirten Kurt, “Park modern bir park ama özelliği şu; bir cumhuriyet anıtı var. Metin Yurdanur hocanın yapmış olduğu bir anıt. Her türlü sosyal donatısı olan, çocuklar için, kadınlar için ve gençler için fırsatlar imkanlar yaratan dinlenme alanıdır. Eskişehir’de rekreasyon alanları eksikti. Bunları tamamlamaya çalışıyoruz. Her üç belediyemiz de ciddi anlamda bu konuda adımlar atıyor. 28 Ekim günü bütün Eskişehirlileri bu parkımızın açılışına bekliyoruz. Akşam da ünlü sanatçı Volkan Konak konserinde buluşmak üzere diyorum” dedi. Gökmeydan’daki spor tesisinin akıbetiyle ilgili konuşan Kurt, “Spor tesisleriyle ilgili aslında Vakıflar Genel Müdürlüğü’yle biz uzlaştık, anlaştık ama burada Kütahya’daki bölge müdürlüğü, yerel politikacıların ve yandaş basının pompalamasıyla bize karşı bir değerlendirme içinde oldular. Umuyorum seçime kadar ellemeyecekler, seçimden sonra da çözülür diye düşünüyorum” diye kaydetti. 

Hamamyolu 7 ciddi ödül aldı
Hamamyolu Projesi’nin kazandığı ödüllerle ilgili eleştirilere yanıt veren Kurt, “Bu tartışmalar yandaş medyada AKP borazanlığı yapan kalemlerin bize karşı saldırısı, başka bir şey yok. Eskişehir’deki Kent Konseyi’nin kurmuş olduğu bir Hamamyolu çalışma grubu tarafından planlanıp programlanan bir proje. Biz Odunpazarı Belediyesi olarak bu projeye sahip çıktık. Taviz vermedim. Çünkü sivil toplum örgütlere söz verdik. Bazı eleştiriler oldu, ağaç kesildi dediler, yeşil budandı dediler. Bir kere bazen gerekiyorsa ağaç sökülebilir, kesilebilir. Bunlar doğal şeyleri normal şeyler. Burada bizim haksız yere eleştirildiğimiz kesin. Proje şu ana kadar 7 tane ciddi ödül aldı. Ben eğer bu ödüller parayla alınıyorsa o zaman herkesin aldığı ödülden kuşkulanırım. Bir kurum 15’incsini düzenliyor ödülün. Bu parayla olmaz. Parayla alınan ödüller çağrılanlardır. Yani bir sefer yapar tokatlar gider. Ama bu öyle değil. Adam 16’ncısını bize verdi ödülün. Odunpazarı Belediyesi’nin böyle bir şeye ihtiyacı yok. Para verip de Dubai’den ya da İngiltere’den ödül almak bana bir şey kazandırmaz. Bu mimarımıza karşı duyulan bir sempatinin sonucunda verilen ödüllerdir. Dolayısıyla bunların palavra olduğunu gördü Eskişehirliler” diye konuştu.

 
Kaynak : Anadolu Gazetesi - Hilal KÖVER
1000
icon
Esnaf 25 Ekim 2018 10:28

Odunpazarina su ana kadar gelen en iyi baskan Kazim Kurt dur.Hicbir sekilde adi yolsuzluga hirsizliga bulasmayan Kazim Kurt a ,yedigiyle ictigiyle ozeliyle ilgili camur atmak Son derece terbiyesizliktir.Adami isinden dolayi elestirecek birsey bulamayinca uzerine pislik atiyorlar.Secimlerde yine hava alirlar......

6 5 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat