Şu konuda sanırım tüm Eskişehirliler mutabıktır… Bugün Eskişehir bir Avrupa kenti olarak anılıyorsa…
Şu konuda sanırım tüm Eskişehirliler mutabıktır…
Bugün Eskişehir bir Avrupa kenti olarak anılıyorsa…
Bunu Büyükşehir Belediyesinin önceki dönem Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in estetik ve güçlü mimari anlayışına borçludur.
Sorarım size…
Eskişehir’de Yılmaz Büyükerşen’den başka kim seçilir seçilmez tiyatrolar, kültür ve sanat merkezleri inşa etmeye cesaret edebilirdi?
Hangi belediye başkanı bunu göze alabilirdi?
Bence kimse cesaret edemezdi.
Yılmaz Büyükerşen akademisyenliğin de verdiği özgüvenle bu hamleyi yaptı, olumlu sonuçlarını da aldı.
Bununla da yetinmedi, içinden nehir geçen Avrupa kentlerinden esinlenerek Eskişehir’in çehresini estetik mimari yaklaşımıyla değiştirdi.
Deprem riskini de göz önüne alarak yüksek katlı bina yapımına izin vermedi.
Yılmaz Hoca’nın bu yaklaşımı, sadece bugünü değil geleceği de kurtaran bir vizyondu.
Yılmaz Büyükerşen, Eskişehir’i plansız büyüyen, betonlaşmış bir Anadolu kentinden çıkarıp, kimliği olan, nefes alan, estetik kaygı taşıyan bir şehir haline getirdi.
Ancak gelinen noktada önemli bir riski var…
Şehir büyüyor, nüfus artıyor, arsa değeri yükseliyor. Bu da beraberinde yüksek katlı yapı baskısını getiriyor.
İşte tam da burada Yılmaz Hoca’nın yaptığı şu uyarı anlam kazanıyor:
“Eskişehir’in siluetini bozmayın”
Yılmaz Büyükerşen ile yaptığımız sohbette bu uyarıyı yapma ihtiyacı duydu.
Yılmaz Hoca, kaygısını şu sözlerle ifade etti:
“Son zamanlarda çok fazla yüksek katlı binaların yapımını izin verildiğine tanık oluyoruz.
Eskişehir’in siluetini bozma tehlikesi var.
Şehirler sadece binalardan ibaret değildir. Bir kentin ruhu, sokak dokusu, insan yaşamına uygun yapıları ve nefes alan alanlarıyla oluşur.
Eğer kontrolsüz şekilde yüksek katlı yapılaşmaya izin verilirse sadece Porsuk çevresinde değil şehirdeki estetik bütünlük, Eskişehir’in ‘Avrupai’ kimliği zarar görür.
Trafik, altyapı ve yoğunluk sorunları da katlanarak artar.
Dahası Eskişehir’i Eskişehir yapan o ‘yaşanabilir şehir’ özelliği kaybolabilir.
Bir şehri büyütmek kolaydır ama onu ölçülü ve karakterli büyütmek zordur.
Bugün herkese düşen görev, yeni projeler üretmek kadar geçmişten gelen bu mirası korumaktır.
Çünkü mesele sadece bina yapmak değil, bir şehrin ruhunu yaşatabilmektir.”
Yılmaz Büyükerşen’in bu kaygılarına katılmamak mümkün değil.
Şehri bir bütün olarak ele almak son derece önemli.
CHP’nin Pazar Toplantısındaki sürpriz!
CHP Eskişehir İl Örgütü, Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilip tutuklandığı 19 Mart sürecinden bu yana yani yaklaşık bir yıldır istikrarlı bir şekilde Pazar toplantılarını gerçekleştirmiyor.
Önceliklerin değiştiği bir siyasi konjonktürde CHP’lilerin anlayışla karşıladığı anlaşılan bu durum 12 Nisan Pazar günü sona eriyor.
CHP İl Başkanı Talat Yalaz, konuk olduğu ESTV yayınında bu pazar gününden itibaren partinin klasikleşmiş toplantılarına başlayacaklarını söyledi.
Üstelik Taşbaşı Kırmızı Salon’da yapılacak toplantıda bir sürpriz yapmayı da planlıyor Talat Başkan.
O sürpriz bu Pazar Toplantısı’nda 70 kişinin yakasına CHP rozeti takmak olacak.
Başkan Yalaz, yaklaşık 3 yıl önce göreve geldiğinde Eskişehir’de CHP’nin üye sayısı 15 bin civarındaydı.
Şu anda 23 bin.
Yalaz, 2026 yılı sonu için üye sayısı hedefini de 26 bin olarak açıkladı.
Gelecek hafta itibarıyla tüm Eskişehir’de etkili bir üye kampanyalarına başlayacaklarını da söylemeyi ihmal etmedi.