CHP’nin başına mahkeme kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçirilmesiyle birlikte kurulan YENİ Parti hakkında çok konuşuluyor. Şu anda yapılan anketleri ciddiye almıyorum. Çünkü tarih bize gösteriyor ki partiler kurulmadan veya hemen kurulur kurulmaz yapılan anketler yanıltıcı olur. Bunun son örneğini İYİ Parti’de gördük.
CHP’nin başına mahkeme kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçirilmesiyle birlikte kurulan YENİ Parti hakkında çok konuşuluyor.Şu anda yapılan anketleri ciddiye almıyorum. Çünkü tarih bize gösteriyor ki partiler kurulmadan veya hemen kurulur kurulmaz yapılan anketler yanıltıcı olur. Bunun son örneğini İYİ Parti’de gördük.
İYİ Parti de YENİ Parti’nin kuruluş sürecine benzer bir aşamadan geçmişti. Parti kurulmadan önce anketlerde yüzde 25’leri gören bir oy oranı vardı. Ancak İYİ Parti katıldığı iki seçimde de yüzde 10 oy aldı. Parti kurulduktan sonra yapılan anketlerde de oy oranları hiçbir zaman yüzde 17’yi geçemedi.
Bütün bunlar anketlerin güvenilir olmadığını göstermez. Bilakis güvenilir olduğunu gösterir. Tabii “Kılıçdaroğlu yüzde 60 oy alıyor” diyen sahte anketleri saymıyorum. Piyasada işini iyi yapan ve namusundan şüphe duymadığımız kamuoyu araştırma şirketleri de var. Zaten kendi köşeme de bu anket şirketlerinin araştırmalarını yansıtıyorum. Beni hiçbir zaman utandırmadılar.
YENİ Parti’nin ne kadar oy alacağını eylül – ekim aylarında yapılacak anketlerle anlarız. Daha önceden yapılan anketler ciddiye alınmamalı.
YENİ Parti’nin, CHP’ye oy veren muhalif seçmenin desteğini alacağını tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yok. Saray CHP’sinden de geriye tabela partisi kalacağını tahmin ediyoruz. Ayrıca YENİ Parti bir diğer muhalif parti olan İYİ Parti’nin oylarının bir kısmını da toplayabilir. Ancak bu oylar YENİ Parti’yi iktidara getirmez. Siz bütün muhalif seçmenin oyunu alsanız da iktidar olamazsınız. İktidar olabilmek için AK Parti’nin oylarından almanız lazım.
İşte burada Türkiye’deki Sosyal Demokratların toplumu tanımıyor oldukları gerçeğiyle karşı karşıya geliyoruz.
Sağcı veya solcu olan muhalifler Tayyip Erdoğan’ı o kadar sevmiyor ki, birilerinin Recep Tayyip Erdoğan’ı sevdiğine ihtimal bile veremiyorlar. Seçmenin bir kısmının Erdoğan’ı çok sevdiğini akılları almıyor. Halbuki ben halkın içinde bir gazeteciyim ve Sayın Erdoğan’ı bir aile büyüğü gibi seven çok seçmen tanıyorum. Dolayısıyla Türkiye’de muhalefet, Tayyip Erdoğan aleyhtarlığıyla, AK Parti’den yüzde 1 bile oy alamaz. 25 senedir bu taktikle oy alamadılar. Denemesi bedava; ilk seçimlerde yine Erdoğan aleyhtarlığı yapsınlar, yine seçimi kaybederler.
Burada iktidara oy veren seçmeni sınıflandıralım.
AK Parti’ye oy veren seçmenin bir kısmı, biraz önce de ifade ettiğim gibi Recep Tayyip Erdoğan’ı aile büyüğü gibi seviyor. Onlar zaten AK Parti’ye oy veriyor.
İkinci grupta olan seçmen de Erdoğan’ı seviyor ancak hakkında bazı tereddütleri bulunuyor. Onlar da MHP’ye veya AK Parti’ye oy veriyor.
Üçüncü grup seçmen ise Erdoğan’ı sevmese de saygı duyuyor. Bu seçmen muhalefete oy vermeye en yakın seçmen grubu ve sayıları da giderek artıyor. Bu seçmen kitlesi, muhalefete güven duymadığı için dönüp yine AK Parti veya MHP’ye oy veriyor.
YENİ Parti, CHP’den farklı bir söylem geliştirmediği müddetçe, seçimleri kazanamaz. Erdoğan’ı hedef alan bir söylem geliştirerek oylarınızı yarım puan yükseltemezsiniz. Bilakis iktidara oy veren seçmenin konsolide olmasını sağlarsınız.
YENİ Parti’nin neler yapacağını hep birlikte göreceğiz. Fakat yukarıda saydığım gerçekleri gördüklerini pek zannetmiyorum.
(ANADOLU GAZTESİ'NDEN ALINTIDIR.)