Yıkılan camiler üzerine.

Tarihçi İlber Ortaylı şöyle diyor: “Falan mahallelerdeki camilerin depo yapıldığı söyleniyor ama Menderes’in imar &c

2 Mayıs 2012 00:00
A
a
Tarihçi İlber Ortaylı şöyle diyor: “Falan mahallelerdeki camilerin depo yapıldığı söyleniyor ama Menderes’in imar çalışmaları sırasında rölöveleri ve albümleri bile çıkarılmadan tarihe gömülen Mimar Sinan mescitlerinden, Beyazıt’ta yıkılan Kemankeş Kara Mustafa Paşa Camii ve Medresesi’nden bahseden Müslüman yok. Topkapı’daki Kara Ahmet Paşa’nın Mimar Sinan eseri zarif sebilinden (ki bence istisnai bir Rönesans tipi fontanaydı, inşaat makineleriyle yıkılışını gözümle gördüm) bahseden Müslüman da yok. Bu memleketin tahribi şu veya bu grubun işi değildir. Yaptığımız toptan bir kepazeliktir. “Tek Parti” döneminin camiye, mescide, tarihe, vakıf mallarına karşı hoyratlıklarını dillerine dolayanlar, devamı olduklarıyla iftihar ettikleri Demokrat Parti’nin benzer hoyratlıkları karşısında tek bir kelime bile etmiyorlar. Belki de toplumun bir bölümünün içtenlikleri hakkında kuşku duyması, içine düştükleri bu çifte standart nedeniyledir…
Ben kimlere hakkımı helal etmeyeceğim biliyor musunuz? Öncelikle Mustafa Kemal’in yaşama veda ettiği 10 Kasım 1938 sabahı ile birlikte ona ihanet edenlere hakkımı helal etmeyeceğim. Daha sonra Marshall yardımlarını süt tozu olarak beynimizden akıtarak bizi emperyalist bir ülkeye tamamen peşkeş çekenlere hakkımı helal etmeyeceğim. Daha sonra gelen Demirel, Erbakan, Türkeş, Turhan Feyzioğlu, Ecevit gibi bu ülkeyi adım adım darbecilere teslim eden parti liderlerine hakkımı helal etmeyeceğim. Bu ülkenin ilerici gepegenç çınarlarını darağaçlarında sallandıran ve milyonları fişleyen apoletli kâğıt kaplanlara hakkımı helal etmeyeceğim. “Bir kez kural denilse ne olur, ben zengini severim, benim memurum işini bilir” teorilerini bu kolaycı halka benimsetip ülkenin bu günlere gelmesinin en büyük nedenlerinden biri olan, yarattığı prenslerle ülkenin bankalarını hortumlatan şemailsiz birisine hakkımı helal etmeyeceğim. Mustafa Kemal’in partisini barajın altında süründürdüğü halde, kıçını o koltuktan kaldırmamak adına her şeyi, ama her şeyi göze alabilecek kadar ruhunu yitirmiş birisine hakkımı helal etmeyeceğim. Kadınların yüz akı(!)Tansu Çillere, onun karanlık derinliklerindeki kirli yüzlere, Mesut Yılmaz’a, ne olduğunu ve kimden yana olduğunu bir türlü anlayamadığımız Bahçeli’ye hakkımı helal etmeyeceğim…
En çok da Mustafa Kemal’i din düşmanıymış gibi göstermek isteyen Allah’tan korkmaz, kuldan utanmazlara hakkımı asla helal etmeyeceğim. Sanmasınlar ki bu helalleşme ile ruhumu teslim ediyorum. Tam tersine! Bu ülkede kimsenin ötekileştirilmediği, bağımsızlığın baş tacı edildiği, yarınlardan kimsenin kaygı duymadığı günlerde bir bayram namazında saf tutmadan asla!
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi