Eskişehir’de uzun süredir tartışılan Barlar Sokağı’na ilişkin tartışmalar hakkında Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’yle konuşma fırsatı buldum.
Eskişehir’de uzun süredir tartışılan Barlar Sokağı’na ilişkin tartışmalar hakkında Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’yle konuşma fırsatı buldum.
Öncelikle Barlar Sokağı hakkındaki tartışmalar Eskişehir’de güvenlik endişesi nedeniyle yapılıyor. Elbette “İçki içilen her yeri kapatalım” diyen fanatik bir grup Eskişehir’de de var. Ancak onların bu kentte pek bir hükümleri yok.
Burası Eskişehir. Kimse kimsenin yaşam tarzına – en azından şimdilik – karışmıyor. Biz meseleleri kendi aramızda medeni bir şekilde konuşuyoruz.
Her neyse; Sayın Ünlüce’yle telefonda görüşerek Barlar Sokağı hakkındaki gelişmeleri kendi ağzından dinleme fırsatı buldum. Barlar Sokağıyla ilgili en az yetkinin kendilerinde olduğunu ifade eden Ünlüce, “Ruhsatı biz değil, Tepebaşı Belediyesi veriyor. Güvenlik konusu ise Emniyet Müdürlüğünde” ifadelerinde bulundu.
Öte yandan kendilerinin bölgede bulunan pek çok işletmenin yangın yönetmeliklerine uyup uymadığını denetlediğini de ifade eden Ünlüce, “Bölgedeki binaların çoğu eski binalar ve içlerinde yangın yönetmeliklerine uymayan ve bulundukları binanın fiziki şartları nedeniyle yangın yönetmeliklerine uyamayan işletmeler de var. Biz bu işletmeleri tespit ediyoruz. Bu işletmelerin ruhsatlarının uzatılmaması için de Tepebaşı Belediyesi’ne durumu ifade ediyoruz. Tepebaşı Belediyesi de bu konuda anlayışlı davranıyor. Elbette bölgede yangın yönetmeliğine uyan işletmeler de bulunuyor. Zaten onların ruhsatlarının iptal edilmesi gibi bir durum da söz konusu değil” ifadelerinde bulundu.
Bir barda yangın çıkma ihtimali, normal bir eve göre kat be kat fazladır. Çünkü burada kaynar kızgın yağlarla yemekler yapılır. Normalde garson ve aşçıların çalışırken içkiye el sürmemesi gerekse de bazen bu kişiler, “Bir kadehçikten bir şey olmaz” diye düşünebilirler. “Hazır patronun gözü başka bir yerdeyken, şu kadehi yuvarlayıvereyim” diyebilirler.
Bu da dikkatsizliği artırır ve yangın ihtimalini yükseltir. Barlar sokağında onlarca işletmenin yan yana olduğu ve bir yangın çıkması durumunda bu dar sokağa itfaiyenin çok zor müdahale edeceği gerçeğini de ortaya koyarsanız, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin tutumunun doğru olduğunu görürsünüz. Üstelik bu konuda Tepebaşı Belediye Başkanı Sayın Ahmet Ataç’ın da kendisini desteklediğini görüyoruz.
Nitekim Turizm Bakanlığı’nın ruhsat verdiği Grand Kartal Oteli’nde 78 kişinin öldüğü yangın da otelin dördüncü katındaki restoran ve mutfak bölümünde yer alan “grill plate” cihazından çıkmıştı.
Bu arada Sayın Ünlüce Barlar Sokağı’nın açıldığı yıllarda Eskişehir’de bu ihtiyacı karşılayan bir bölge olmadığını, ancak şimdi Eskişehir’in pek çok yerinde nezih ve yönetmeliklere uyan eğlence mekanlarının olduğunun da altını çizdi.
Özetlemek gerekirse vaktiyle CHP’li ve AK Partili Belediye Meclis üyelerinin ortak kararıyla açılan Barlar Sokağındaki işletmelerin ciddi bir kısmı, bir sene içerisinde ciddi bir dönüşüm yaşayacak gibi gözüküyor. Netice itibarıyla Vural Sokak, baştan sona barların bulunduğu değil, içinde az sayıda barın da bulunduğu bir sokak haline dönüşecek.
Berhan Şimşek ve Talat Yalaz
Geçtiğimiz günlerde CHP Genel Başkan Yardımcısı olan Berhan Şimşek, görevden aldıkları ve hatta partilerinden kovdukları Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz hakkında ağzına geleni söylemişti. Berhan Şimşek Talat Yalaz’ın 2023 yılında İl Başkanı olduğu kongrede kendisi sayesinde İl Başkanı olduğunu vurgulamıştı. Yani biraz da Talat Yalaz’ın “Nankör” olduğunu ima etmişti.
Şimdi Berhan Şimşek’e “Yalancı” demeyeceğim. Ancak çok kuvvetli bir hayal gücü olduğu ortada. O kongreyi baştan sona kadar seyreden bir gazeteci olarak Berhan Şimşek’in mikrofonu eline aldığını ve yaptığı konuşmanın da dinleyenler tarafından, “Bu tiyatrocu da nereden çıktı? Bir an önce konuşmasını bitirse de gitse” diye karşılandığını biliyorum.
İşte o Berhan Şimşek’in, 10 yıldır birlikte olduğu Ö. Ş’ye şiddet uyguladığı anların görüntüsü ortaya çıktı. Dayak yiyen Ö.Ş, Şimşek hakkında şikayetçi olduğu, mahkemenin Berhan Şimşek'e önce 2 ay uzaklaştırma kararı verdiği ve bu sürenin dolmasının ardından sürenin 2 ay daha uzaklaştırıldığı öğrenildi.
Bu uzaklaştırma Şimşek’in ilk uzaklaştırması olmayacak gibi gözüküyor. Muhtemelen yakında CHP yönetiminden de uzaklaştırılacaktır.
Talat Yalaz ise YENİ Parti’nin kurucu İl Başkanı olarak mücadelesine devam ediyor. Yoldaşları arasında saygıyla karşılanıyor. Bakalım Berhan Şimşek’in arkasından kaç kişi üzülecek?
CHP hakkını aldı
Sinan Özeçoğlu’nun oğlu olan CHP’li meclis üyesi Çağrı Özeçoğlu’nun meclis üyeliğinden istifa etmesiyle birlikte boşalan koltuğa YENİ Partili Kasım Aktaş getirilmişti. Belediye Meclis üyeliklerinde böyle istifalar veya – Allah saklasın – ölüm gibi olaylar olduğu zaman, hangi parti kayıp yaşadıysa, yeni üye o partinin yedek listelerinden tamamlanır. Normal koşullar altında CHP – YENİ Parti ayrışması yaşanmasaydı, CHP’li Kasım Aktaş Odunpazarı Belediye Meclis üyesi olurdu. Ancak Kasım Aktaş daha evvelden CHP’den istifa etmişti. Dolayısıyla üyelik CHP’nin sıradaki yedek üyesine, yani Bahar Güngör’e geçti. Böylece de CHP hakkını almış oldu.
Siyaset tuhaf bir şey; eğer ki Kasım Aktaş CHP’den istifa etmeseydi, Özeçoğlu’nun istifasından sonra CHP’den meclis üyesi olur, akabinde istifa ederek YENİ Partiye katıldığı zaman da buna kimse gıkını çıkartamazdı.
Ama elbette Sayın Özeçoğlu’nun istifası hesapta olmayan bir şey olduğu için Bahar Güngör’ün de önü açılmış oldu. Kendisine ve CHP ailesine hayırlı olmasını dileriz.
Pişmiş Toprak Eskişehir’e lig atlatıyor
ES TV ekranlarında yayınlanan Günaydın Eskişehir programının Perşembe günkü konuğu Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’tı. Ahmet Ataç’la yalnızca bu sene 18’incisi düzenlenen Uluslararası Pişmiş Toprak Sempozyumunu konuştuk. Üstelik programımızın sürpriz konukları da vardı. Seramik sanatçıları Ayşegül Veryeri, Japon Sanatçı Mariko Okuba ve Çinli sanatçı Çang Yin de programa renk kattılar.
Pişmiş Toprak Sempozyumu hakkında çok şey söylenebilir. Ancak bana kalırsa bu sempozyumun en önemli özelliği Eskişehir’e lig atlattığıdır.
Elbette belediyecilik altyapı çalışmaları, çöp işleri ve benzeri çalışmaları içeriyor. Ancak Türkiye’de hiçbir ilde yapılmayan ve Tepebaşı Belediyesi’ne maddi yük oluşturmayan böyle bir sanat sempozyumu, kentimizin itibarını yükseltiyor. Başta Ahmet Ataç olmak üzere emeği geçen tüm yetkililere teşekkür ederiz.
Tarihte Bu Hafta
Tarih fesli bir maymundan öğrenilmez
Bundan tam 104 yıl önce 30 Ağustos 1922 tarihinde Başkomutanlık Meydan Muharebesi, Türk Ordusu'nun kesin zaferiyle sonuçlandı. 26 Ağustos gece sabaha karşı başlayan Türk Taarruzu, açık bir ova olan Eskişehir üzerinden değil de, dağlık bir bölge olan Afyon tarafından yapıldı. Aslında ve normal olarak ordular saldırmak için düz ovaları tercih eder. Çünkü düşman kuvvetlerini bir kere yardılar mı, onları durduracak bir doğal engel kalmaz. İşte tam da bu yüzden Yunanlılar cephenin Kuzey tarafında çok sayıda asker barındırıyor, cephenin dağlık olan güneyinde ise arazi şartlarına güvenerek ihtiyat kuvveti barındırmıyordu. Bu yayılımı fırsat bilen Türkler, “Yapılamaz” denileni yaptı ve Afyon Dağlarını aşarak ve düşmanı Kütahya dağlarına sıkıştırarak, müthiş bir zafer elde etti.
Dumlupınar’da bizzat Mustafa Kemal’in yönettiği savaş çok kanlı oldu ve Türkler kelimenin tam anlamıyla Yunanlıları kılıçtan geçirdi. Yunan Başkomutanı bu katliam gibi savaştan kaçarak kurtulsa da 2 Eylül’de Uşak yakınlarında esir edildi.
Şimdi Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin gibi isimler, “Kurtuluş Savaşı” kelimesini kullanmamak istiyor. Onun gibi düşünen tarikat mensupları “Biz Osmanlı’dan mı kurtulduk?” diyorlar.
Eğer ki tarihi fesli bir maymundan öğrenirseniz, işte böyle düşünmeniz normaldir. Biz Polatlı’ya kadar gelen ve tak gayesi Anadolu’daki İslam ve Türk nüfusu yok etmek olan gaddar Batı zihniyetinden kurtulduk.
Bu zaferi unutmamalı, çocuklarımıza da anlatmalıyız. Yoksa çocuklarımız “Keşke Yunan kazansaydı” diyen zibidilerin eline düşer.
Haftanın Sözü
Yüzyıllar nadir olarak dâhi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki 20. yüzyılın dâhisi Türklere nasip oldu ve kader onu bizim karşımıza çıkardı.
David Lloyd George, İngiltere Başbakanı
(ANADOLU GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR.)