TÜLOMSAŞ

  Sevgili spor yazarı ağabeyim Osman Cemoğlu’nun çok güzel yazısını kısaltarak paylaşıyorum sizlerle. Neden di

4 Haziran 2012 00:00
A
a
 
Sevgili spor yazarı ağabeyim Osman Cemoğlu’nun çok güzel yazısını kısaltarak paylaşıyorum sizlerle. Neden diyebilirsiniz elbette. Çünkü bu Perşembe “Kent Ozanı” programının konuğu Tülomsaş Genel Müdürü Sayın Hayri Avcı olacak…
“1894 Yılında Osmanlı Döneminde kurulan küçük bir atölye… Eskişehir’de sanayinin, üretimin ve teknolojinin adeta ruhu, cesur yüreği… Nasıl koruyabilmiş kurumsal kimliğini ve günümüze kadar nasıl gelebilmiş? Ve 117 yıllık bu süreçte neler yaşanmış? ...
Osmanlı’nın trenle yeni yeni tanıştığı yıllarda buharlı lokomotiflerin bakımıyla başlamış tarihi yolculuğuna “TÜLOMSAŞ”… Ulus olma bilincinin filizlendiği, esaretten Cumhuriyete giden yolda Milli Mücadeleye verdiği büyük katkıyla, İnönü’ de, Sakarya’ da, Kocatepe’ de gürleyen o topların, tüfeklerin üretimi ve onarımıyla veriyor ilk ulusal sınavını… Demir ağlar üzerinde hızla kayarak ırakları yakın eden çelik yığınlarına o küçücük atölyelerin ilkel tezgâhlarında can veren Türk İşçisinin ve mühendisinin alın terinin ilk ürünü “KARAKURT” genç Cumhuriyetin gurur abidesi olarak başlamış Anadolu’nun sevdalarını, özlemlerini, hasretlerini buluşturmaya… “1960” ihtilalinin liderleri yeni arayış içine girmişler. Türkiye Cumhuriyeti neleri yapmaya muktedir? Ortaya otomobil yapma fikri atılmış… Ancak dönemin Sanayi Bakanı olmaz diyor. “Bu günkü şartlarda memleketimizin otomobil üretmesi mümkün değildir” diyor…
Bu sözler Hasan Dinçer, Celal Taner, Kemalettin Vardar, Salih Kaya Sağın gibi inançlı, mühendisleri adeta kamçılıyor ve tulumlarını giyerek bir büyük onur mücadelesine başlıyorlar… Sancılı doğum süreci nihayet 1961 Haziran’ın da sona erip “TÜLOMSAŞ” ın nur topu gibi bir çocuğu dünyaya geliyor... Adını da “DEVRİM” koyuyorlar… Yalnızca lokomotif mi, otomobil mi? Yük vagonları, cevher vagonları, büyük sarnıç vagonları birbiri ardına yapılıyor…
Büyük limanların vinçleri, ağır tonajlı kantarlar, yüzlerce küçük istasyonu aydınlatan jeneratör grupları, çeşitli takım ve el aletleri üretilerek ülke ekonomisine ve o yılların küçük çaplı bütçesine büyük döviz katkısı sağlanıyor… “1970” li yıllarda Fransızlar’ la yapılan konsorsiyum ile Türkiye Dizel Elektrikli lokomotiflerin üretimiyle tanışıyor. Ve o zamana kadar ülke ulaşımının yükünü çeken ve halkımızın “kara tren” olarak adlandırdığı buharlı lokomotifler anılarımızın ve edebiyatımızın hüzünlü şiirlerinde ölümsüzleşiyor… “1980” li yılların başında ülke yeni bir askeri darbeyle sarsılıyor, ülkede tam bir Amerikan politikası başlatıyor… Bu politikanın doğal sonucu olarak Demiryollarına yapılan yatırımlar yavaşlıyor. Toplu taşımacılığın giderek göz ardı edilmesiyle Hükümet tüm ağırlığını, petrole tam bağımlı kara taşımacılığına kaydırıyor... “TÜLOMSAŞ” ise o yılların konjonktüründe doğal olarak bir duraklama dönemine giriyor. Bütün olumsuz koşullara rağmen 1 yılı oluşturan 52 haftada 60 dizel elektrikli lokomotif ve 400 adet yük ve cevher vagonu üreterek ülke sanayinde ne kadar önemli bir işleve sahip olduğunu bir kez daha haykırıyor… Bilim çevrelerince yeni yeni telaffuz edilen “İnnovasyon” dedikleri sürekli yenilik sürekli değişim bu gün “TÜLOMSAŞ” ın değişmez parolası olmuştur…”
Osman CEMOĞLU
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi