Adının ne anlama geldiğini bildiğine eminim. Beyaz, kırmızı veya sarı renkli güzel kokulu çiçekleri olan ve iki metreye kadar uzayan tırmanıcı bir ağaççıktır. Bir özelliği de, türkülerde anıldığı gibi yücelerde biter. Senin de adından feyiz alarak güzel bir menzile tırmandığını biliyorum. Kadir duygunun, giydiğin elbise gibi yakıştığını görüyorum sana. Köşe yazında benim için yüreğinden geçenleri donatmışsın ve demişsin ki; Memleketlim benim. Atatürk’ün öğrencisi, emekçinin arkadaşı, aydının yoldaşı…
Hepsi de hoş yakıştırmalar ama içlerinden bir tanesi öylesine ısıttı ki yüreğimi. Atatürk’ün öğrencisi yakıştırman göz pınarlarımdan engel olamadığım bir sel oluverdi. Çünkü adını andığın şahsiyete, kalbimin vücuduma pompaladığı her metronomda sevgim ve sadakat duygum kat kat artmaktadır.
Değil öğrencisi, neferi olabilmek için ömrümün geri kalan kısmını gözümü kırpmadan feda edebilirim. “Memleketlim benim” ne sıcak bir ifade! Ulusumun simgesi olan ay yıldızlı bayrağımın dalgalandığı her karış toprak elbette ki memleketim benim. Ama rahmete uğurladığım anacığım ve babacığımın ayak izlerinin olduğu bu kenti yaşamanın bir ayrıcalık olduğunu biliyorum. Kentte yaşamak demedim farkındaysan, kenti yaşamak dedim bilerek.
Bu kentte doğup, daha Türkmen dağlarına çıkmayan, Gürleyik köyünün güzelliklerini görmeyen, bir Çerkez düğünündeki birliktelik ruhuna tanıklık etmeyen, Yazılıkaya anıtının gölgesinde serinlemeyen, Sivrihisar saat kulesinden Ulu cami ve kiliseyi seyretmen, Behiç Erkin’in anıt mezarının yerini bilmeyen değerli aydınlarımızı, yazarlarımızı biliyoruz. Daha tiyatro salonundan, opera ve bale salonundan adımını henüz atmamış lakin kültürel etkinliklerin başına getirilen güzide insanlarımızı tanıyoruz. Demem o ki, memleketlin olarak senin yakıştırmana layık olmaya çabalamaktayım. Memleketimi, yani kentimi, yani güzel Eskişehir’imi yaşamaktayım ruhumla, yüreğimle.
Emekçinin arkadaşı olmam ise yakışanı. Çünkü bu gördüğün “bir garip Orhan Veli’de” şunca yaşına dek emekçidir. Ama “aydının yoldaşı” yakıştırmanı ne denli hak ediyorum emin değilim. Çünkü Bağımsızlık uğruna, halkının özgürlükleri uğruna kendi özgürlüklerini feda etmiş yiğitlerimiz gözlerimin önüne geldiğinde onlara karşı mahcup olduğumu düşünüyorum. Onlar kadar koca yürekli olamasam da mangalda kül bırakmayıp, iş pratiğe döküldüğünde ödleri …okuna karışan çakma aydınlardan olmamak için sadece “kendim” olmaya çabalıyorum. Rüzgârgülü olmak yerine, rüzgâra karşı durmaktır tüm çabam. Ve senin gibi canların sevgisini hak etmek, hepsi bu...