“Sevgili Şinasi Kula; Böylesine içten, samimi ve her tümcesi duygu dolu bir mesajdan sonra ancak bu şekilde bir başlıkla yanıt verebilirdim. Baştan sona içtenlik dolu ve sımsıcak mesajınız bana Yunus’ un her biri didaktik değer taşıyan eşsiz dizelerinden birini anımsattığını söyleyebilirim…
Ne diyor büyük ozan; “söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı, söz ola ağulu aşı, yağ ile bal ede bir söz”. Yani bir insan hiç tanımadığı başka bir insana ancak bu kadar içten, bu kadar samimi bir mesaj yazabilir... Hiç beklemediğim kadar detaya inmeniz size olan bakış açımı ( zaten olumsuz değildi) daha müspet hale getirerek en azından sanal bir savaşı, sanal bir ağulu aşı gerçekten bala çevirdi… Benim de yerel medya da bir iki arkadaşım var. Onlar sayesinde kimi zaman hani o köşe başlarını tutan dinozor çoğunluğun iç dünyalarındaki etik çöküşün dışa yansımalarını öğrenebiliyorum…
İki önemli üniversiteye sahip olan ve bir kültür kenti dediğimiz Eskişehir’ de, iletişim teknolojilerinin hızla inkişaf içersinde olduğu bir dönemde bizim yerel medyanın hala primitif çabalarla gazetecilik ve televizyonculuk yapmaya çalışması tamamen kerameti kendinden menkul “züyuf” köşe zontalarından kaynaklanmaktadır… Bunlara argo bir hitapta bulunduğum için lütfen beni bağışlayın. Zira bunları yakından tanıdıkça bu sözcüklerin az bile olduğunu göreceksiniz… Gerçekten yerel medyada ezberleri bozdunuz dahası tekerlerine çomak soktunuz. Karakterlerinde en ufak bir hümanizm kırıntısı olmayan bu oportünistlerin, bu aferistlerin, tipik orta yolcuların sizi kabullenmelerini bekleyemezsiniz. Kendisini hiç sevmediğim ancak şu sözünü çok beğendiğim Engin Ardıç’ ın sözleri sanki yüreği insan sevgisiyle dolu, gerçek vatansever ve Kemalist bir aydın olan Şinasi Kula için söylenmiş gibi… Der ki: “ Üniversiteden mezun olduğumda Bab-ı ali denilen i..e tarlasına düşeceğim hiç aklıma gelmezdi...” Bab-ı âli’ yi bilmem ama eminim Eskişehir’ de nereye düştüğünüzün farkına varmışsınızdır. Gerçekten gelişinizle yerel medyaya renk kattınız. Sabahları da farklı bir soluk olarak, sevecen ve güler yüzlü bir ses olarak evlerimize konuk oluyorsunuz. Sizi eleştirmem tamamen beğeniden kaynaklanan bir saygı tezahürüydü. Sizinle aynı duyguları paylaşmak, ortak sevdaların ve tutkuların kulvarında yan yana koşmak beni ayrıca mutlu etti… Sizi hem izlemeye hem de okumaya zevkle devam ediyorum. Ancak samimi olarak itiraf etmeliyim ki ulusal gazetelere geçtiğinizde ben de başka kanallara geçiyorum. Farklı yazarlara yer vermeniz ve özellikle genç gazetecileri onore etmenizin daha anlamlı olacağını düşünüyorum
Şimdilik sanal âlemde de olsa sizi tanımaktan büyük onur duyuyorum…
Derin saygı ve sevgilerimle… M.A(Okurumun adı bende saklıdır)
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Ahmet Ataç’ın Eskişehir’de yarattığı güç!
Tarkan Demir
Yeni otoparklar trafiği rahatlatacak
Kerem Akyıl
Halk geçim derdinde siyasiler şov peşinde...
Kaan Özcan
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
