Bildiğim kadarı ile Cuma namazlarında okunan hutbelerin konusu her hafta il müftülüklerince belirlenmektedir. Bunun dışında konu seçilmesi, her din görevlisinin kendi istediği konuyu işlemesi söz konusu değildir. Ama geçtiğimiz Cuma günü yaşanan olay insanı gelecekle ilgili karamsar etmektedir gerçekten...
“Muğla’nın Fethiye İlçesi'ne bağlı Eşen Beldesi'nde oturan 74 yaşındaki Arif Ekiz, Cuma hutbesinde siyaset yaptığı ve bir siyasi parti lehine konuştuğu için uyarıda bulunduğu köy imamı 28 yaşındaki T.K.'nın kendisini döverek hastanelik ettiği iddiasıyla savcılığa başvurdu. İmamın kendisine tokat ve yumrukla saldırdığını, bununla da yetinmeyip eline geçirdiği tırmığın sapıyla bacaklarına ve kalçasına vurmaya başladığını öne süren Arif Ekiz, yüzünün kanlar içinde kaldığını, kendisini imamın elinden olay yerine koşan eşinin kurtardığını söyledi. Camideki vatandaşların imamı sakinleştirmek için uzun süre uğraştığını kaydeden Arif Ekiz, saldırının ardından özel bir araçla Fethiye Devlet Hastanesi'ne götürüldüğünü anlattı. Fethiye Müftüsü Ömer Faruk Bilgili konunun savcılığa intikal ettiğini, kendilerinin de idari soruşturma başlattıklarını açıkladı... Şimdi bir başka örnek vereceğim. İstanbul’da yaşayan bir Eskişehir sevdalısı kardeşim Arif Yeşilgil yazmış iletisinde. “Biz haftada birde olsa, Cuma namazını eda etmeye gidiyoruz. Çünkü bizim inancımıza göre, 2 defa üst üste gitmeyen dinimizden çıkar, tekrar kelime-i şahadet getirmesi gerek. Yeni Cami'de Cuma namazımı kılayım dedim ve girdim. İmam, seferilikten ve oruç muafiyetinden bahsediyor, eskiden 100 km yere gitmek için, üç gün yol yürünürmüş de, şimdi öyle bir şey yokmuş, sağ olsun hükümetimiz, duble yollar yapmış, İstanbul Ankara arası hızlı tren ile 3 saate inecekmiş de, kazalar azalmış da, daha bilmem ne kadar yol yapım halindeymiş de, resmen siyaset meydanı ve hocada hükümet sözcüsü. Hadi orda hocaya verdim suçu ama Kartal'daki Akşemseddin Camiine gidiyorum iki haftadır, oradaki imamda, Türkiye’de çok güzel şeyler oluyor, 4+4+4 'ün faydaları ve yararları hakkında yarım saatten fazla vaaz verdi. Ayrıca güvenli internetten bahsedip, başvurmamız hakkında bizden söz aldı. Aynı hoca haftaya geldiğimizde, kimler başvurdu el kaldırsın dedi. Gerçek bunlar ya, şaka değil vallahi, komedi gibi ama gerçek. Din hiç bir partinin ya da kişinin tekelinde değildir. Vatanseverlik ve milliyetçiliğin bir partinin ve kişinin tekelinde olmadığı gibi...”
Sahi ya nereye gidiyoruz biz? Ben elli altı yıl önce Müslüman bir ana ve babanın birlikteliğinden doğmuş ve İslamiyet’i en sevgi dolu biçimiyle onlardan öğrenmiş bir Allah kuluyum. Sizin amacınız dinden imandan soğutmak mıdır bu Ulusu? Göreviniz bumudur?