Mahalle düğünleri ve havai fişekler!

En son diyeceğimi baştan diyen bir yapım vardır. Bunun kimi zaman sıkıntısını çektiğim için daha sakin bir üslupla yazacağım b

5 Haziran 2012 00:00
A
a
En son diyeceğimi baştan diyen bir yapım vardır. Bunun kimi zaman sıkıntısını çektiğim için daha sakin bir üslupla yazacağım bu yazımı. Çünkü ülkem insanının çıkarlarına ters gelmeye görsün söyledikleriniz. Vatan paydasındaki sorunlar karşısında sus pus olur “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” der geçeriz. Lakin iş bireysel çıkarlara dokunduğunda hasiyetimiz tavan yapar adeta! İnsan yaşamında unutulmayacak önemli günleri vardır ve bu özel günlerin başında elbette ki düğün günüdür. Bu evlilik de olabilir, sünnet de olabilir. Bu özel gün yaşantımızda bir kerelik olduğundan(tabii alışkanlık yapıp üç beşe çıkaranları ayrı tutuyorum)ne gerekiyorsa yaparız güzel geçmesi adına. Ekonomik olanaklarımıza göre tercihlerimiz birinci sınıf bir salon da olabilir, mahalle arasında mütevazı bir düğün de olabilir. Bu özel günü yaşayanlara saygı duymamak olası değil elbet ama güzel ülkemde bazen öyle işlere tanıklık ediyoruz ki bu kadar da olmaz yahu dedirtecek cinsten oluyor. Hani tabiri caizse bokunu çıkartıyoruz işin…
Yenikent Mahallesi Şoförler Camii yanından geçmekte olan Uluçam Sokak akşam saatlerinde tamamen kapatılmış plastik sandalyelerle. Gözlerime inanamadım önce, bir de yolun bir başında, bir de diğer başına kırmızı beyaz plastik şerit çekilmiş boydan boya. Belediye otobüs şoförü şaşkın bakışlarla geldi dayandı şeride kadar. İnanması zor ama düğün sahipleri valilikten izin aldık diyerek bastılar isyanı. Yani buradan geçemezsiniz, izin aldık düğün için diyorlar inatla. Yemin ederim önce kamera şakası sandım, lakin ülkemden gerçek bir manzaraydı bu tanıklık ettiğim olay. Yolcuların isyanı, 155 tehdidi sonrası bir de beni fotoğraf çekerken görünce yolu açtılar bir araç geçidi olsun. Koca bir ana yol kapatılıyor ve bunu hak sayıyorsak eyvah ülkem eyvah demekten başka söz kalmıyor geriye. Bir de Açıkhava düğün salonlarından gecenin bir yarısında insanın aklını alan havai fişek görgüsüzlüğünü anımsatalım. Bunu da hak sayıyor benim insanım. Yasak olmasına rağmen hiç korkusuzca hak sayıyor, hem de pişkince ve görgüsüzce! Ve bir Türk evliliği klasiği; vakit gece yarısını gösterirken evli çiftin aracı en başta, kafalar zurna biçimde kornalar çığlıklar atarak gerdek evine gidiliyor. Datdiri datdiri datdiri, daaaaaatttttt. Yine hak sayarak, gelenek sayarak ve yine görgüsüzce… Kim hasta, kim yarın erkenden sınava girecek, kim en derin uykusunda umursamaksızın…
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi