Eskişehir’de son zamanlarda tanık olduğumuz bir mesele var. Bir makama aday olan kişilere karşı, yaptıkları icraatlar, elde ettikler başarılar ve temsil ettikleri kitle hesaba katılmadan, “Biz istemezük” anlayışı çerçevesinde “ekarte kültürü” oluşturuluyor.
Eskişehir’de son zamanlarda tanık olduğumuz bir mesele var.
Bir makama aday olan kişilere karşı, yaptıkları icraatlar, elde ettikler başarılar ve temsil ettikleri kitle hesaba katılmadan, “Biz istemezük” anlayışı çerçevesinde “ekarte kültürü” oluşturuluyor.
Mutlak butlan öncesi CHP’de iki kez kongre kazanan, YENİ Parti’nin Kurucu İl Başkanı olarak atanan Talat Yalaz için de…
Yine butlan öncesi CHP’de 3 defa kongre kazanan YENİ Parti Odunpazarı Kurucu İlçe Başkanı Rahmi Çınar için de…
YENİ Parti Tepebaşı Kurucu İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım için de bunu söylemek mümkün.
Son CHP kongrelerinde bu 3 başkan aday oldu, karşılarına rakip çıkmadı, hepsi de kazandı.
Peki bu 3 adayın başarıları nedir?
Bu 3 başkan yerel seçimleri kazanan partinin birer neferi olmakla kalmadı, butlan öncesi CHP örgütüne de Eskişehir’de liderlik yaptı, sahada çalıştı, üyeyle safları sıklaştırdı, çıtayı zirveye çaktı.
2023 yılındaki Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçiminde de Eskişehir’de butlan öncesi CHP’nin birinci parti olmasına emek verdi.
Bu isimlerin başarısını Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ve Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç tescil edip, haklarını teslim etti.
Bunu, CHP kongreleri öncesi dile getirip il ve ilçe başkanlarını kongrelerde desteklediklerini ifade etmelerinden anlıyoruz.
Yargı eliyle siyasetin dizayn edilme çabalarına kurban vermemek adına Talat Yalaz da Rahmi Çınar da Tevfik Yıldırım da belediye başkanlarına adeta siper oldu.
19 Mart sonrası sokakta tepki gösteren üniversiteli gençleri yalnız bırakmadı, yargı süreçlerinde hukuki destekler verdi.
Neyi eksik, neyi kusurlu yaptılar merak ediyorum.
Hadi diyelim belediye başkanları nazarında itibarları var…
Örgütte karşılıkları olmasa bir daha seçilebilmeleri mümkün mü?
Tabii ki mümkün değil.
Fazla lafı uzatmadan gelelim konumuza…
YENİ Parti, devrim niteliğinde bir kararla üyenin belirleyici olduğu bir sistemin kapısını Türk siyasi tarihinde ilk kez araladı.
Üyeyi tek seçen olarak öne çıkardı.
Şimdi bakıyorsunuz…
Sağda solda bu 3 başarılı ismi yıpratmak için çeşitli ayak oyunları oynanmaya çalışılıyor.
Birilerini öne çıkararak, arka planda hesap yapıp, kaçak güreşenlere tanık oluyoruz.
Odunpazarı’nda Emine Cevahir Çalıkuşu Yazıcı, YENİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığı’na aday olduğunu açıkladı, Rahmi Çınar ile yarışacak.
Bugüne kadar ne CHP içinde ne de YENİ Parti’nin kuruluş sürecinde ismini duydum.
Kuşkusuz her üyenin aday olma hakkı var.
Ama yukarıda da bahsettiğim gibi Emine Cevahir Çalıkuşu Yazıcı’yı destekleyen parti içinde birileri olduğunu duyuyoruz, biliyoruz.
Bu ayıp değil, suç değil, kusur değil. Tabii ki olacaktır, olmalı da…
Peki neden bu kişiler Yazıcı’yı desteklediklerini açıkça deklare etmiyor?
Bunun yerine karanlıkta göz kırpıyor...
Talat Yalaz’a karşı da bir veya birkaç aday çıkacağı konuşuluyor. Netleşmediği için, kamuoyuna açıklama yapmadıkları için burada isimlerini zikretmeyeceğim.
CHP’den YENİ Parti’ye geçen “kaçak güreşenler” bir pozisyon alma çabasında.
Ancak bu “kaçak güreşenler kulübü” üyelerinin şunu hesaba katması gerekiyor…
Yalaz da Çınar da Yıldırım da genel ve yerel seçimlerde kazanılan zaferlere imza atan, örgütü diri tutan, iktidarın her türlü baskısına boyun eğmeyen, belediye başkanlarına siper olan başkanlar…
Örgüt bu çabayı kolay kolay unutmaz.
Kim sahadaydı, kim yoktu bilir.
Kim zor günlerde yanında durdu, kim kenarda bekledi hatırlar.
Ve sandık geldiğinde de kararını verir.
Dolayısıyla bugün perde arkasından yapılan hesapların, dün sahada verilen emeği bir anda yok sayacağını düşünmek büyük bir yanılgı olur.
Perde arkasından ince hesap yapanların bunu hesaba katması gerekir.
(ANADOLU GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR.)