Herkes tarafından sevilen biri olmak ister miydiniz? Herkesle çok iyi geçinen, anlaşan ve yaşamınızda hiç kimseyle sorunu olmayan birisi olmak ister miydiniz? Ya da böyle bir durum söz konusu olabilir mi? Rahmetlik anacığımın sıkça kullandığı bir terim vardı. Sürekli sırıtan, yavşayan, herkese mavi boncuk dağıtan kişilerden nefret ederdi ve onlara “yalacan” derdi. İşte ben de anamdan bu mirası devralan kişi olarak aynı görüşü savunanlardanım. Herkes tarafından sevilmek söz konusu olamaz. Hele ki felsefesi, ilkesi, inançlarında tutarlı insanlar için asla olamaz. “Suya sabuna dokunmadan, sinameki gibi yaşayan” insanların bile herkes tarafından sevilmek gibi bir lüksü yoktur. Böylesi gayret içerisinde olan medya maymunlarını şöyle gözünüzün önünden bir geçirin. Zamanla ne adları ne de ünlerinden eser kalmamıştır. Tarihin sayfalarında yeri olmayan bu zavallılar unutulup, tarih çöplüğündeki yerini almışlardır...
Rahmetlik babam başta olmak üzere tüm sülalem, demokrat parti başta olmak üzere “sağ gelenek” olarak nitelenen dünya görüşünü kanıksamışlardı. Sülalede ilk yüksek okul okuyan kişi olarak, tek çıbanbaşı bendim onlara göre. Solcu, komünist, devrimci gibi tanımlamalarla anıldım onlar tarafından. Çok iyi futbol oynamam, müzikte başarılı olmam çoğunun sempatisini kazanmamı sağlardı. İmrenilerdi lakin bu solcu olmam var ya, işin tadını kaçırırdı! Babacığım ölümüne çok az kala bir süreçte bana ve dünya görüşlerime çok yaklaşmıştı ne yazık ki...
Elime hiçbir zaman silah almadım biliyor musunuz? Silahla çözümü savunan dünya görüşlerinden hep uzaktım. Ve ilkokul öğretmenim Nevin hanımın yüreğime kalıcı olarak ektiği Mustafa Kemal sevgisini büyüterek yaşadım ülkemde. Yüksek okul yıllarımda Atatürk düşmanı solcu bozuntularından daima uzak düştüm. Onlar beni sevmedi, ben de onları... Gün oldu devran döndü o solcu bozuntularının bir kısmı başkalaşıverdi. İş adamı, bürokrat vs sıfatlarında siyasete atıldılar. Devrimi yapmak üzere yola çıkan bu ucuz tabanlar gün geldi gömlek değiştirenlerin saflarına girerek cukkaları uğruna taklalar attılar. Onlar beni, ben de onları şimdilerde de hala sevmeyiz. Ayna tutarım bu çirkin insanlara olanak buldukça. Satılmışlıklarını sıkça vurgularım yazılarımda bu alçakların. Mustafa Kemal’e olan sadakatimden her daim vurgu yaparım, delirtirim onun adından dahi tırsan bu sahtekârları. Kısacası beni omurgalı insanlar daima sevmiştir. Geri kalan “değiş tontonlar” da şeyimde bile değildir(umurumda)!
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Ahmet Ataç’ın Eskişehir’de yarattığı güç!
Tarkan Demir
Yeni otoparklar trafiği rahatlatacak
Kerem Akyıl
Halk geçim derdinde siyasiler şov peşinde...
Kaan Özcan
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
