Nusret Avcı, bir Eskişehir çocuğu. Ve doğup büyüdüğü topraklarda kalarak, sanatın bir neferi olarak Anadolu Üniversitesi Halk Bilimleri Merkezi’nde sanatçı kadrosu ile görevini sürdürmektedir. “Hocam, bir etkinliğimiz var, sana davetiyeni ayırdım” dediğinde günler öncesinden o günü kendime rezerve etmiştim zaten. Şehir Gazetesi spor yazarı ve dostum Osman Cemoğlu ağabeyimi ve çocukluk arkadaşım Turan Akman Erkılıç’ı da yanıma alarak 31 Mart Cumartesi akşamı “Kerem ile Aslı” gösterisini izlemeye gittik. Sevgili Turan da A.Ü Eğitim Fakültesi’nde öğretim görevlisidir…
Yazımın hemen başında şu vurguyu yapmak istiyorum. Anadolu Üniversitesi sadece Eskişehirlilerin değil, tüm Türkiye’nin gurur duyması gereken bir yıldızıdır. Güzel sanatlarından konservatuarına, açık öğretiminden Eğitim Fakültesi’ne dek daha nice başarılı kurumu içerisinde barındıran bir yıldız. Ama bir de Halk Bilimleri Merkezi var ki yakından takip ettiğim, tam bir övünç kaynağımızdır. Müdüründen(Deniz Taşçı), öğretim görevlisine, kostüm tasarımcısından ışıkçısına, ses yönetmenine ve öğrencisine kadar el birliği ile mükemmel bir gösteriye imza attılar. Senfonik uyarlamalarla dinlettikleri türkülerle Anadolu’nun yedi coğrafyası üzerinde adeta uçurdular bizleri. Sinevizyon bağlantılı gölge oyunları sayesinde sanki olayların tam ortasında koyuverdiler seyirciyi. Kostüm tasarımcılarının göstericiler üzerine oturttukları o giysiler bu kadar mı zevkli hazırlanır? Müzik düzenlemeleri bu kadar mı harika olur Yusuf Gençay? Sizleri dinlerken TRT ve Kültür Bakanlığı’ndaki “On dönüm bostan, yan gel Osman” ekürisinin kulaklarını sıkça çınlattım inanın. Ve benim çok değer verdiğim ney sanatçısı Nusret Avcı ve bağlama sanatçısı Ferdi Cansız kardeşlerimle o gece bir kez daha gururlandım. Bizlere bu muhteşem gösteriyi tattıran tüm Halk Bilim Araştırma Merkezi mensupları ile gurur duydum bir Eskişehirli olarak…
Pekiyi, eleştirilecek birkaç ufak konu söz konusu olmadı mı dersiniz? Elbette ki oldu. Atatürk K.M yetkililerine dost eleştiri olarak birkaç ayrıntı sunmak istiyorum. Böylesi muhteşem bir gösteriye kapıdan girerken sıkıntı yaşadık. Davetiyeleri olanlar, yoğun izdihamdan dolayı içeriye yaka paça vaziyetlerde girebildi. İçeride bebek sayılacak çocuklar alınmıştı ve gösterinin çeşitli yerlerinde ciyaklamaları tadımızı kaçırdı. Yine üniversite gençleri ve velilerden oluşan seyirci kitlesi içerisinde dinleme adabından yoksun, sağımızdaki solumuzdaki özellikle bazı genç kızlarımızı susmaları için ikaz etmek zorunda kaldık. Ve fotoğraf makinelerinden zırt pırt patlayan flaşlar konsantrasyonları bozdu. Dinleme adabı da bir öğretidir aslında. Bu gençlerimize öğretilmelidir, şimdi değilse ne zaman olacaktır öyle değil mi? Ama ne olursa olsun, bu muhteşem gösteriyi sunanları ayakta alkışlayarak sevgi ve saygımızı sunduk kendilerine…
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Ahmet Ataç’ın Eskişehir’de yarattığı güç!
Tarkan Demir
Yeni otoparklar trafiği rahatlatacak
Kerem Akyıl
Halk geçim derdinde siyasiler şov peşinde...
Kaan Özcan
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy