CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Türk Kızılay Kanunu Teklifi’ne ilişkin düzenlemelere tepki gösterdi. Kızılay’ın yönetim yapısına müdahale edileceğini savunan Süllü, kurumun bağımsızlığı ve kamu güveninin yeniden sağlanması gerektiğini söyledi.
CHP Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, TBMM Genel Kurulu’nda ele alınan Türk Kızılay Kanunu Teklifi üzerine söz alarak kurumun yönetim yapısı ve son yıllardaki tartışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Kızılay’ın geçmişte toplumun güven duyduğu bir dayanışma kuruluşu olduğunu belirten Süllü, son yıllarda gündeme gelen atamalar, yardım faaliyetleri, ticari girişimler ve 6 Şubat depremlerinde çadır satışı tartışmalarının kurumun itibarını etkilediğini öne sürdü.
Kızılay’ın 11 iştirakiyle birlikte toplam 12 şirketlik bir yatırım grubuna dönüştürülmesini de eleştiren Süllü, kurumun ticari faaliyetlerinin ve siyasi etkilerin dışında tutulması gerektiğini savundu.
Kanun teklifinin 5’inci maddesinde yer alan Kızılay Tüzüğü’nün Cumhurbaşkanı onayına sunulması düzenlemesine dikkat çeken Süllü, bunun kurumun özerkliğini zedeleyeceğini ileri sürdü.
Kızılay’ın gönüllülük esasına dayanan sivil toplum kuruluşu kimliğinin korunması gerektiğini belirten Süllü, tüzüğün Genel Kurul delegelerinin bağımsız iradesiyle hazırlanması gerektiğini söyledi. Söz konusu düzenlemenin siyasi yürütmenin onayına bağlanmasının idari bağımsızlığı ortadan kaldıracağını savundu.
Süllü, düzenlemenin Anayasa’nın 33’üncü maddesinde güvence altına alınan dernek özgürlüğüne aykırı olduğunu da iddia etti. Konuşmasında Anayasa Mahkemesinin 13 Temmuz 2004 tarihli kararını hatırlatan Süllü, Kızılay organlarının Bakanlar Kurulu kararıyla değiştirilmesine imkân tanıyan hükmün daha önce iptal edildiğini belirtti.
Kızılay’ın geçmişte “Karagün Dostu” olarak anıldığını hatırlatan Süllü, vatandaşların kuruma duyduğu güvenin ve gönüllü katkıların önemine değindi. Kurumun yeniden toplumun tamamının güvenini kazanması gerektiğini ifade eden Süllü, siyaset ve bürokratik müdahalelerin Kızılay’ın bağımsız insani yardım kuruluşu kimliğine zarar verebileceğini söyledi.
Son günlerde gündeme gelen fon tartışmasına da değinen Süllü, siyasetin kurumlar üzerindeki etkisinin kurumsal sorunları derinleştirdiğini öne sürdü.
Kızılay’ın bağımsız, tarafsız, liyakatin esas alındığı, şeffaf ve denetlenebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirten Süllü, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Kızılay’ı yeniden tüm yurttaşlarımızın güven duyduğu bir dayanışma çatısı hâline getirmek, siyasetçilerin kurumlara müdahalesini önlemek biz milletvekillerinin sorumluluğudur.”
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
SADECE KÜLLİYEYE ZİNCİR VURULMADI!
Kaan Özcan
İçiniz soğudu mu bari?
Tarkan Demir
Külliye’de olması gereken oluyor
Kerem Akyıl
Eskişehir'in 37 gizli tarifi: Bu lezzetleri biliyor musunuz?
Ümit Polatbaş
MOTİVASYON ANLAMINDA DEĞERLİYDİ
Ahmet D. Canoruç
İsmini Eskişehir halkı belirleyecek
Seval Erci
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
Türkiye'de futbol
Osman Cemoğlu