İklim krizi Eskişehir için de tehdit: Porsuk Çayı'nın kuruması...

ABONE OL:google news abone ol butonu
Videoyu Aç İklim krizi Eskişehir için de tehdit: Porsuk Çayı'nın kuruması...
A
a

Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği, yaşam savunucuları ve iklim aktivistleri ile eşzamanlı olarak İklim İçin Güç Ve Küresel Eylem Günü’nde, iklim ve çevre krizine dikkat çekmek için basın açıklaması yaptı.

Sütiş Eskişehir
Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği, yaşam savunucuları ve iklim aktivistleri ile eşzamanlı olarak İklim İçin Güç Ve Küresel Eylem Günü’nde, iklim ve çevre krizine dikkat çekmek için basın açıklaması yaptı.

 “İLK ADIMIMIZ HAZIR”

ESÇEVDER Başkanı Sadık Yurtmanbasın açıklamasında “Olağandışı zamanlardan geçiyoruz. Savaşlarla, küresel adaletsizliklerin her geçen gün derinleşmesiyle, ekolojik eşiklerin aşılmasıyla ve iklim kriziyle nefes almak her geçen gün zorlaşıyor. Üstelik nefes alamayan bir tek bizler değiliz, evimiz yeryüzümüz hasta. Ve kaynaklar sınırsızmış gibi hareket ederek sadece ekonomik büyümeyi el üzerinde tutan sistemimiz yeryüzünü her geçen gün daha da hasta ediyor. Her yaz yaşadığımız kontrol edilemeyen orman yangınları, kuraklık, sıcak dalgaları, aniden bastıran yağışlar, Şehrimizin yaşam kaynağı Porsuk Çayı’nın zaman zaman kurumaya yüz tutması, Sakarya Nehri’nin debisinin son zamanlarda azalması, Seyitgazi ilçemizde de olduğu gibi ülkenin birçok yerinde yaşadığımız sel felaketleri, Sivrihisar’da ve ülkenin başka birçok yerinde çok sayıda obruklar oluşması, sıcaklıkların artık neredeyse her zaman mevsim normalleri üzerinde seyrediyor oluşu hep bu hastalığın semptomları.
 
Birleşmiş Milletler IPCC 6. Değerlendirme raporunu yazan bilim insanları şu gerçeğin altını çiziyor: Şayet küresel ortalama sıcaklık artışlarını 1,5 derece sınırında tutarak daha büyük felaketlerin önüne geçmek istiyorsak 2030 yılına kadar karbondioksit salınımlarını %48 azaltmamız gerekiyor. Öyleyse ilk adımımız hazır: Sera gazı salınımlarının baş faili fosil yakıtlardan çıkışa yönelik politikaları bir an önce geliştirmemiz gerekiyor. Küresel iklim hareketi olarak kömüre, gaza, petrole daha fazla finansman sağlanmamasını istiyoruz. Ayrıca fosil yakıt şirketlerine verilen teşviklerin sonlandırılmasını ve bu şirketlerin elde ettikleri aşırı kazançların da iklim çözümlerine yönlendirilmesini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
 
“İKLİM DOSTU BİR GELECEK İÇİN…”

“İklim dostu bir gelecek için ülkemizin de üzerine düşen sorumluluklarını hatırlatmak istiyoruz” diyen Yurtman açıklamasına şöyle devam etti:
“Türkiye’de elektriğin en büyük üretim kaynağı halen iklim krizinin baş failleri kömür ve gaz. Payları sırayla %35 ve %25. Bununla birlikte kömürlü termik santraller geçtiğimiz 55 yıl içerisinde 196 bin 91 erken ölüme ve yaklaşık 5 trilyon TL’lik sağlık maliyetine sebep oldu.
Türkiye’de 20 bin 331 megavat kurulu güce sahip 68 kömürlü termik santral bulunmakta. Bu santrallerin 16’sı ithal kömürle çalışıyor ve yaklaşık 9 bin megavat kurulu güce sahipler. Kömürlü termik santrallere verilen teşvikleri yok saysak bile bu durum kömürün bütçeye ciddi bir yük getirdiğini gösteriyor.
Yapılan araştırmalar Türkiye’nin 2030’a kadar kademeli olarak kömürden çıkışı gerçekleştirebileceğini söylüyor. İhtiyacımız olan ise bugünden başlayarak politikalar geliştirmeye başlamak ve adil bir enerji dönüşümünü sağlamak.
Üstelik araştırmalar yenilenebilir enerji projelerine harcanan her bir dolarlık teşviğin, fosil yakıt proje yatırımlarının üç katı kadar istihdam yarattığını da gösteriyor. Kısaca enerji dönüşümüne ve iklim çözümlerine yatırım yaparak istihdamı da artırabiliriz.  
 
Tüm bunların yanında Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesi hızla gelişmekte. Ancak şirketlerin tekelinde olan bu süreç demokratik bir enerji dönüşümünün de önünü kapıyor. Oysa güneş potansiyeli muazzam olan ülkemizde topluluk odaklı yenilenebilir enerji çözümleri geliştirilebilir, mevzuat engellerinden dolayı istenen düzeyde olmayan yenilenebilir enerji kooperatiflerinin önü açılabilir. Böylece toplulukların kendi elektriğini ürettiği, ucuz enerjiye ulaşım da garanti altına alınabilir.”
 
“YAPACAK ÇOK İŞİMİZ VAR”

Yurtman sözlerini şöyle bitirdi: “Yapacak çok işimiz var ama iki ana talebimiz net: 
Fosil yakıt çağının sonlanmasını, başta güneş ve rüzgar enerjisini merkezine alan, yenilenebilir enerjiye dayalı adil bir enerji dönüşümünü talep ediyoruz. Herkesi fosil yakıtların olmadığı bir dünyaya, adil, demokratik enerji dönüşümüne, iklim için güç vermeye davet ediyoruz.”
 
Ercan Kardeşler Kuyumculuk
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi