Eskişehir, son günlerde sadece ekonomik krizle değil aynı zamanda yerel uygulamalar üzerinden büyüyen bir tartışmayla da karşı karşıya. Eskişehir Ticaret Odası (ETO) Başkanı Metin Güler’in konuk olduğu ESTV yayınında yaptığı açıklamalar, aslında birbiriyle bağlantılı sorunların görünen kısmını ortaya koyuyor.
Eskişehir, son günlerde sadece ekonomik krizle değil aynı zamanda yerel uygulamalar üzerinden büyüyen bir tartışmayla da karşı karşıya.
Eskişehir Ticaret Odası (ETO) Başkanı Metin Güler’in konuk olduğu ESTV yayınında yaptığı açıklamalar, aslında birbiriyle bağlantılı sorunların görünen kısmını ortaya koyuyor.
Bir tarafta yüksek enflasyonu önleme amaçlı uygulanan sıkı para politikası, diğer taraftan yüksek faiz ve artan maliyetlerle ayakta kalmaya çalışan iş dünyası…
Sayıştay raporları ve şehir düzeni gereği adım atmak zorunda kalan belediyeler…
Eskişehir’de özellikle “pergole” olarak bilinen açılır-kapanır sistemler üzerinden yürüyen tartışma, 3 bin işletmenin sorunu olarak görülüyor.
Güler’in, bu konudaki yaklaşımı “Bu konuyu yok saymak da tamamen yıkmak da doğru değil” yönünde.
Yaklaşık 3 bine yakın hizmet sektöründe iş yapan ticaret erbabını ilgilendiren pergole meselesi, şehirdeki ticari hayatı yakından ilgilendiriyor.
Kaldırımı işgal eden, vatandaşın geçişini engelleyen uygulamalara kimse “devam etsin” diyemez ama bir de işin diğer tarafı var.
Yıllarca yapılmış, göz yumulmuş, hatta dolaylı olarak kabul edilmiş uygulamalar bir anda “kaçak” kapsamına alınırsa ortaya sadece hukuki değil ekonomik de bir sorun çıkıyor.
Bugün gelinen noktada hem belediyeler hem de tüccar kendince haklı.
Belediyeler, “Sayıştay raporları var, mevzuat var, uygulamak zorundayız”, tüccar ise “Yıllardır vardı, neden şimdi?” diyor.
Başkan Güler, Büyükşehir, Odunpazarı ve Tepebaşı belediye başkanları bir araya gelerek bir formül yaratıp, ardından valilik koordinasyonunda ortak bir karar alınırsa “orta yol” bulunabilir önerisini yaptı.
Burada “orta yol” bulunabilir mi?
Neden olmasın.
Umarız bir uzlaşma sağlanır.
DİKKATLİ BORÇLANIN, İYİ PLANLAMA YAPIN
Yaklaşık 18 bin tüccarın temsilcisi olarak iş yaşamının göbeğindeki ETO Başkanı Metin Güler ile mevcut ekonomik durumu, petrol, elektrik ve doğalgaza gelen zamlarla artan enerji maliyetlerinin etkilerini de konuştuk kuşkusuz.
Başkan Güler’in işaret ettiği, “ABD, İsrail-İran savaşının da etkisiyle artan enerji fiyatları, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar, işveren ile çalışan arasındaki dengenin iş barışını sarsacak şekilde bozulması ve en önemlisi bu yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 35’e çıkması” meseleleri olukça önemli.
Tüm bu gelişmelerin ışığında Güler’in, iş dünyasına yönelik şu uyarılarını dikkate almakta fayda var:
“Bu zor sürçte ticaret erbabına soğukkanlı değerlendirmelerle planlama yapmalarını öneriyorum. Borçlanma konusunda her zamankinden daha dikkatli olunmalı. İşimize daha fazla zaman ayırmalı, ticaret kurgusunu daha iyi yapmak zorundayız.”
Eskişehir’de öğrencilerin kurtlu yemekle imtihanı!
Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Yerleşkesi’nde 27 Mart’ta öğrencilere verilen yemekten kurt çıktığına ilişkin iddia halen tazeliğini korurken…
10 gün sonra Eskişehir Gündüzalp KYK yurdunda yine üniversite öğrencilerine verilen yemekten kurt çıktığına ilişkin fotoğraflar, CHP Eskişehir Üniversite Komisyonu tarafından sosyal medyada paylaşıldı.
Komisyon bu durumu, “Açık bir yönetim zafiyeti ve ağır bir ihmal. Gençlerin en temel hakkı olan barınma ve beslenme sorunlarına karşı derhal çözüm bulunmalıdır” ifadeleriyle eleştirdi.
Türkiye’nin en önemli üniversite şehirlerinden Eskişehir’de son günlerde yaşananlar, bu imajı ciddi şekilde zedeliyor. Bu artık “tesadüf”, “bir seferlik hata” olmaktan çıkmışa benziyor.
Bir öğrencinin en temel ihtiyacı barınma ve beslenmedir.
Devlet yurtlarında kalan ya da üniversite yemekhanelerinden faydalanan gençler, zaten sınırlı bütçelerle hayatlarını sürdürmeye çalışıyor.
Dışarıda yemek yemenin maliyeti ortadayken, sunulan yemek hizmetinin güvenilir olması bir tercih değil, zorunluluk değil de nedir?
Bu sadece mide bulandıran bir görüntü değil, denetim eksikliğinin, ihmalin ve belki de umursamazlığın açık göstergesi.
Bir öğrencinin “bugün yemekte ne çıkacak?” diye değil, “yemek kurtlu mu?” diye düşünmesi, kabul edilebilir bir durum değil.
Yetkililerin artık klasik açıklamaların ötesine geçmesi gerekiyor, çünkü “inceleme başlatıldı” cümlesi, kimseyi tatmin etmiyor.