Türk toplumunun yaşamına dair gösterdiği ilk refleks başını sokacak bir ev ve otomobil almak olmuştur.
Türk toplumunun yaşamına dair gösterdiği ilk refleks başını sokacak bir ev ve otomobil almak olmuştur.
Hemen hemen her aile dünya evine giren çocuklarına gelir durumlarına göre bir ev almalarını öğütler.
“Ev alamazsanız bari otomobiliniz olsun” tavsiyesinde bulunur.
“Hayaller Paris, gerçekler Somali. Sen ne diyorsun kardeşim, ne evi ne arabası… Millet geçim derdinde sen evden, arabadan bahsediyorsun” dediğinizi duyar gibiyim.
İşte ben de tam o konuya size hak vermekle birlikte ucundan değinmek istedim.
AK Parti iktidarından önceki dönemlere gidip örnekler vermeyeceğim.
Yanlış ekonomi politikaları sonucu son 10-15 yılda yurttaşın nasıl gelir kaybına uğradığı, düşük gösterilen enflasyon rakamlarına göre yapılan maaş zamlarıyla nasıl yoksullaştığını görmeyen yoktur diye düşünüyorum.
Evlenen, iyi bir maaşla işe başlayan gençlerin ilk hayali yeni bir otomobil veya ev sahibi olmaktı.
Ancak bugün hiçbir gencin ne ev ne de yeni bir otomobil alma şansı var. Evi geçtim, artık o mümkün değil zaten de... Otomobili de geçmek durumundayız çünkü artık o da hayal.
Türkiye'nin nüfusuna oranla otomobil satışları bir değer oluşturması açısından önemli.
Bu aslında alım gücünü, ülke ekonomisinin durumunu özetliyor.
Otomotiv yazarı Emre Özpeynirci’nin paylaştığı bilgilere göre, Türkiye 488 bin ile haziran ayında toplam satışlarda Avrupa'da 6. sırada yer aldı. Ama bin kişiye yapılan satışlarda 32 ülke arasında 29. sıraya geriledi. Türkiye’de bu yılın ilk 6 ayında her bin kişiden ancak 5,7'si yeni bir otomobil alabilmiş.
Türkiye'den sonra Romanya, Bulgaristan ve Estonya geliyor. AB ortalaması bin kişide 11,1 yeni otomobil. Türkiye ile aynı nüfusa sahip Almanya 17 yeni otomobil düzeyinde.
Neden gençlerin otomobilin hayalini bile kurma şansı yok?
Çünkü başta faiz yüksek. Kredide de vade kısa. En ucuz yerli otomobilin fiyatı 945 bin lira.
Bundan 10 sene önce yüzde 1-1,5 oranlarla 48 ay vadelerle maaşınızın belki de 4'te birini ödeyerek otomobil alma imkanınız vardı.
Şu anda böyle bir şansınız yok. İyi bir yerde işe başlasa da ortalamanın üzerinde maaş alsa da yüksek ÖTV ile KDV oranlarıyla yükselen fiyatların yanı sıra kredi imkanı olmadığı için gençlerin uzun bir süre otomobil alma şansı yok.
945 bin lira ile en ucuz otomobil FİAT Egea Easy model otomobilin KDV ve ÖTV eklenmemiş çıplak fiyatı 500 bin lira bile yok. Yaklaşık 445 bin liralık ÖTV ve KDV ile fiyat 945 bin liraya yükseliyor.
0-5 yaş ikinci el otomobil pazarında da de fiyatlar çok yüksek.
Sonuçta gençler toplu taşımayla hayatlarını devam ettiriyor. Durum bu.
Sonra da “Bu gençler neden mutsuz, niye ilk fırsatta ülkeyi terk etmek istiyorlar?” diye eleştiriyorlar.
Geleceği ellerinden alınan gençler artık hayal bile kuramıyorlar.
Siz neden bahsediyorsunuz…
Bu işte bir gariplik var!
İYİ Parti Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erhan Usta’nın, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım, Türkiye’de yurttaşın vergi yükü altında nasıl ezildiğini göstermesi açısından son derece anlamlı.
Bu paylaşım, otomobil özelinde bir örnek ve mukayese oluşturuyor.
Usta, Türkiye-Almanya kıyası falan yapmamış, Tayvan’dan şu örneği vermiş:
“Tayvan’ın yerli elektrikli otomobili: Menzil: 500 km. Fiyat: 1 milyon 370 bin TL. Tayvan kişi başı gelir: 33.440 dolar (1.360.000 TL)
Türkiye’nin yerli elektrikli otomobili: (TOGG) Menzil: 520 km. Fiyat: 2 milyon 172 bin TL. Türkiye kişi başı gelir: 15.460 dolar (628.600 TL)
Tayvan’ın kişi başı geliri Türkiye’nin iki katından fazla ama yerli otomobilleri bizimkinden 800.000 TL daha ucuz.”
Sizce de bu işte bir gariplik yok mu?