Türkiye’de barışçıl, şiddete meyletmeyen eylemler Anayasal hak. Anayasa'nın 34. Maddesi, fikirlerin silahsız ve saldırısız, başka bir ifade ile barışçıl bir şekilde ortaya konulabilmesi için toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını güvence altına alır.
Türkiye’de barışçıl, şiddete meyletmeyen eylemler Anayasal hak.
Anayasa'nın 34. Maddesi, fikirlerin silahsız ve saldırısız, başka bir ifade ile barışçıl bir şekilde ortaya konulabilmesi için toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını güvence altına alır.
Öğrencilerin barışçıl eylemlerini de bu kapsamda görmek gerekir.
Hatırlarsınız…
CHP Parti Meclisi Üyesi ve Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, 4. Uluslararası Odunpazarı 3D Gençlik Festivali’ne katılmak üzere Eskişehir’de bulunduğu sırada 18 Mayıs’taki üniversite öğrencilerinin eylemlerine destek vermişti.
Anadolu Üniversitesi (AÜ) Rektörlük binası önünde basın açıklaması yapılacağı sırada binada Atatürk posterinin bulunmamasına tepki gösteren Tanal, öğrencilerle güvenlikten izin isteyerek Atatürk pankartının duvara asılmasını sağlamıştı.
Mesele bu.
Bunun üzerine AÜ Rektörlüğü, Tanal’ın katılımıyla AÜ Yunus Emre Yerleşkesi’nde gerçekleşen eylemlere katılan öğrenciler hakkında disiplin soruşturması başlattı.
Eyleme katılan gençlerden bazılarının Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) öğrencisi olduğu belirlenince AÜ Rektörlüğü, ESOGÜ Rektörlüğüne yazı göndererek disiplin sürecinin başlatılmasını talep etti.
Aradan 70 gün geçti ve ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak imzasıyla haklarında disiplin soruşturması başlatılan öğrencilere, şu tebligat yapıldı:
“2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 54. Maddesinin 1. Fıkrasının b-1 bendi uyarınca ‘Öğrenme ve öğretme hürriyetini engelleyici veya yükseköğretim kurumlarının işleyiş ve huzurunu bozucu eylemlerde bulunduğunuz’ iddiasıyla Rektörlüğümüzce 12.06.2025 tarihinde hakkınızda başlatılan soruşturma sonucunda tarafınıza herhangi bir disiplin cezası verilmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.”
Yani olması gerektiği gibi bir karar verilmiş.
Buradan ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Çolak başta olmak üzere bu kararda dahli olan tüm yöneticileri öğrenciler lehinde aldıkları karar dolayısıyla tebrik ederim.
Böylece, Anayasa’da güvence altına alınan “Herkes fikirlerin silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir” yazılı 34. Maddeye tecavüz edilmemiş oldu.
Peki AÜ Rektörlüğü ne yaptı?
AÜ Rektörlüğü bazı öğrencilere uzaklaştırma cezası verdi, bazıları hakkında ise henüz kararını açıklamadı.
AÜ ve ESOGÜ dışında Eskişehir Teknik Üniversitesi’nden (ESTÜ) öğrencilerin eyleme katılıp katılmadığını bilmiyorum.
Ancak eğer öğrencisi bu eyleme katıldıysa ESTÜ Rektörlüğünün de ESOGÜ Rektörü gibi karar alması gerekir diye düşünüyorum.
Öğrencileri, eylemleri, görüşleri veya muhalif duruşları yüzünden yaftalayıp, hayatlarını zindan etmeye kalkmak; eğitim hayatlarına ket vuracak uzaklaştırma cezaları vermek maharet değil yasakçı zihniyetin ürünüdür.
Azıcık anlayış, farklı düşüncelere saygı ve empati, tüm sorunları çözer.
Tabi siz kraldan çok kralcıysanız işte o başka.
Trafik kurallarına uyulsa şehir içi trafik sorunu çözülecek
Eskişehir’de gündemdeki yerini koruyan şehir içi trafik meselesinde aslında çözüm çok basit.
Var olan trafik kurallarına uyulmasını sağladığınızda trafik falan kalmayacak.
Örnek mi?
Atatürk Bulvarı, Kızılcıklı Mahmut Pehlivan ve Şair Fuzuli Caddesi, Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen Bulvarı, Atatürk, Sakarya ve İkieylül caddelerinde ikili parkın önüne geçin, hatalı park edenlere cezayı yazın bakalım trafik sıkışıyor mu?
Lastik tekerlekli araç trafiğine kapalı Hamamyolu, İkieylül ve Doktorlar caddelerinde zabıtalar elektrikli veya benzinli motosiklet sürücülerini mutlaka denetlemeli ve cezai işlem uygulamalı.
Tren Garı’nın Tepebaşı çıkışındaki Behiç Erkin Caddesi’ndeki kavşaklar, park eden araçlardan geçilemiyor.
Trafik polisi ile zabıta işini yapmalı.
Mesai bitimi yani saat 17.00’den sonra şehir trafik anlamında Allah’a emanet.
Herkes işini düzgün yapsa, kurallara uymayanlara ceza yazılsa bakın bakalım trafik tıkanıyor mu?