Eskişehir'deki Süllü protestosu kriz yarattı: Hatice Kılıç özür bekliyor

ABONE OL:google news abone ol butonu
Videoyu Aç Eskişehir'deki Süllü protestosu kriz yarattı: Hatice Kılıç özür bekliyor
A
a

DİSK Emekli-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hatice Kılıç, 3 Temmuz'da Emekli Sendikaları Platformu'nun basın açıklaması sırasında yaşanan gerginliğe ilişkin konuştu. Kendisine hakaret edildiğini ve hedef gösterildiğini öne süren Kılıç, Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Ali Paşa Şanlı'dan özür beklediğini, aksi halde hukuki yollara başvuracağını açıkladı.

DİSK Emekli-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hatice Kılıç, 3 Temmuz 2026 tarihi Emekli Sendikaları Platformu tarafından yapılan basın açıklası esnasında yaşanan gerginliğe ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü'nün açıklamaya destek amacıyla alana gelmesi üzerine yaşanan gerginliğe ilişkin konuşan Kılıç, Tüm Emeklilerin sendikası Eskişehir Şube Başkanı Ali Paşa Şanlı'nın kendisine hakaretler ettiğini öne sürerek kendisinden özür dilenmesini beklediğini aksi halde Şanlı hakkında hukuki yollara başvuracağını vurguladı.

BAŞKANIN YANINDAYIZ

DİSK Eskişehir şube binasında yapılan açıklamaya DİSK Genel Başkanı Cengiz Yavuz da katılarak Kılıç'ı desteklediğini vurguladı. Yavuz, "Biz sadece emeklileri değil toplumu ilgilendiren her konuyu konuşuruz. Bu anlamda CHP'de yaşanan mutlak butlan sürecine biz de karşıyız. İlk tepki veren de bizim sendikalarımızdan arkadaşlardır. Durum bu iken şube başkanımızı 'butlancı' diye suçlamak kimsenin harcı değildir. Kendisine yapılan haksız saldırıyı kınıyoruz ve kabul etmiyoruz. Önce ayrıştılar sonra birleşmek istiyoruz' dediler. Bizim gündemimizde birleşmek yok çünkü samimi bulmuyoruz. Ama mücadele birliğinde varız. Bir devrimciye yakışır bir hareket değil. Bir çok arkadaşımız bizi arayıp 'mutlak tavır sergilenmeli' dedi. Bunu yapanlardan öz eleştiri bekliyoruz aksi halde Hatice Başkan'ımızın alacağı her kararda yanındayız" dedi.

BANA HAKARET ETTİ!

Kamuoyuna yapılan çağrının herkese açık olduğuna dikkat çeken Kılıç, Şanlı'nın kendisine hakaret ettiğini söyledi. Kılıç, "Yaptığımız çağrıda 'Butlancı', 'Kılıçdaroğlu'cu' gibi hiçbir ayrım yoktu. Herkesi davet ettik. Çünkü amacımız toplumun tüm kesimlerini çağırmak, emeklilerin sorunlarına herkesin sahip çıkmasını sağlamaktı. Sonra alana geldik.Tam o sırada, ismini vermek istemediğim bir arkadaşın hiç ahlaka yakışmayacak tavırlarıyla karşılaştım. Gerçekten ismini dahi söylemek istemiyorum. Acaba birilerini mi bekliyorlar diye düşünüyorum. En sonunda, 'Birini mi bekliyorsunuz?' diye sordum. O ise bana, 'Geç oradan. Sen yaklaşma buraya' dedi. Ben de, 'Ne biçim konuşuyorsun?' dedim. Çünkü ikimiz de aynı konumdayız. Sadece basın açıklamasını sen okuyacaksın, sonra da hep birlikte dağılacağız. O kadar büyük bir şok yaşadım ki... Bana hakaret ediyordu. Çevredeki insanların çoğu bunları duymadı. Benim kendi üyelerim bile arkada oldukları için duymadı" diye konuştu.

KİMSENİN ARKA BAHÇESİ DEĞİL

Jale Nur Süllü'nün alana kendisinin geldiğini Kılıç'ın bir davette bulunmadığını söyleyen Kılıç, "Tam o sırada 'Butlancı' dedi. Ben de dönüp baktım. O sırada Jale Hanım'ın geldiğini gördüm. Sen tek başına orada karar veremezsin. Bu kelimeleri kullanamazsın. 'Git basın açıklamanı yap, ne konuşacaksan konuş." dedim. Ama o sürekli beni ittiriyor, üzerime geliyor. Bana, 'Seni buraya çivilerim' diyor. 30 yıldır beraber olduğumuz bir milletvekili oraya gelmiş olabilir. Seversiniz, sevmezsiniz, o ayrı. Ama ben orada hiçbir siyasi kimlik görmedim. Ben sadece oraya gelen bir kadın gördüm. Hiçbir an aklımdan 'Bu Butlancıdır' ya da 'Şucudur, bucudur' diye bir düşünce geçmedi. Kadın sessizce bir köşede duruyordu. Ben de, 'Bu kadını kim getirdi?' sözünü duyunca şaşırdım. Bana, 'Sen getirdin' dedi. Ben getirmedim ama 'Getirmiş de olabilirim. Sana ne oluyor?' dedim. Benim söz hakkım yok mu orada? Çünkü burası kimsenin arka bahçesi değil. Buraya herkes gelebilir. Jale Hanım kendi duymuş gelmiş. Jale Hanım da kendisi anlattı" ifadelerini kullandı.

SENİN HADDİNE DEĞİL

Olaya ilişkin hala öfkeli olduğunu belirten Kılıç, "Ama beni asıl yaralayan, bir kadın olarak maruz kaldığım tavırlardı. O olaydan sonra Sosyalist Kadınlar Platformu'ndan beni aradılar. Bana, 'Orada sana yapılan düpedüz kadına yönelik şiddettir' dediler. Şimdi siz hem kadına yönelik şiddete karşı olduğunu söyleyeceksiniz, demokrasiden bahsedeceksiniz, hem de bunu bana ve oraya gelen başka bir kadına yapacaksınız. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Ben de artık dayanamadım. Kendisine, 'Yeter artık. Ağzını köpürterek konuşma' dedim. 'Önce insan ol. Önce insani değerlerden bahset. Bir kadınla nasıl konuşacağını öğren. Senin burada söz hakkın varsa benim de aynı şekilde söz hakkım var' dedim. Orada Talat Başkan da vardı. Talat Bey'i kendi çağırdı. Sonra dönüp, 'Hatice Kılıç butlancıdır. DİSK budur. Gerekeni yapın' dedi. Bunu orada nasıl söylersiniz? Senin haddine mi benim ne olduğumu söylemek? Sen kimsin ki bunu ilan ediyorsun?" diye konuştu.

MAHKEMEYE BAŞVURURUM

Kılıç, olaya ilişkin açıklamalrını şu sözlerle noktaladı: "Kibarca konuşulsa belki her şey düzelirdi. Ama sen bunu yapmadın. Bunu resmen nemalanmak için yaptı.  Sonra bana mikrofonu vermedi. Elime alınca mikrofonu doğrudan kendi kapatmadı ama arkadaşına koluyla işaret etti, kapattırdı. Arkasından il başkanına söz verdi ama bana vermedi. İl başkanı da konuşmasını yaptı. Ben Talat Başkan'ın herhangi bir basın açıklamasına gidip elinden mikrofonu alsam, onu itsem, kendisi buna ne der? Böyle bir davranış olabilir mi? CHP'nin iç meseleleri Ali Paşa Şanlı'ya mı kaldı? İnsanları galeyana getirdi. Böyle davranarak CHP'yi mi korumuş oldu? Yoksa CHP'yi yerin dibine mi soktu? Ben gerçekten çok üzgünüm. Bu kadar basit hesapların içine düşülmesine çok üzgünüm. Biz DİSK Emekli-Sen olarak her zaman ezilenin, sömürülenin, yoksulun yanında olduk. Bizim tek amacımız onların sesini duyurmaktı. Ben 65 yaşına geldim. Hayatım boyunca böyle bir seviyesizlik görmedim. Böyle bir saygısızlıkla karşılaşmadım. Benim beklentim çok açık. Kendisi çıkacak ve özür dileyecek. Eğer dilemezse ben hukuki yollara başvuracağım.  Bir gün önce bana, 'Birlikte hareket edeceğiz. Hiçbir sorun olmayacak' diyorsunuz. Ertesi gün çıkıp DİSK'i hedef gösteriyor, 'Butlancı' diyerek yaftalıyorsunuz. Ben artık bunu kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Çünkü oradaki asıl mesele bir oyun kurulması ve bundan siyasi prim elde edilmeye çalışılmasıydı. Amaç buydu. Hiç yakışmadı. Bir de kendisine eğitimci diyor."
 
Kaynak : HABER MERKEZİ
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...