TEMA Vakfı Çevre Politikaları Bölüm Başkan Yardımcısı Onur Küçük, ES TV’de canlı yayınlanan “Günaydın Eskişehir” programında gazeteciler Tarkan Demir ile Ayşegül Hümmet’in konuğu oldu. Küçük, Alpagut-Atalan’da planlanan maden projesine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Projenin hem çevresel hem de sağlık açısından ciddi riskler taşıdığını belirterek, sürecin “usule ve tekniğe aykırılıklar” içerdiğini savundu.
Alpagut-Atalan’da yapılması planlanan maden projesinin çok yıkıcı bir proje olduğuna dikkat çeken Küçük, “Çok çelişkilerle, teknik olarak kabul edilemeyecek içerikli bir rapor hazırlandı. Buradaki ÇED sürecinin; Halkın Katılımı Toplantısı, İnceleme Değerlendirme Komisyonu toplantısı, hepsinde usulen aykırılıklar vardı. Bunlar bu projenin olmaması için bir başka sebep. Bir diğeri, bölge çok önemli bir bölge. Orman ekosistemi olan, hayvancılık faaliyetinin yapıldığı, mikroklima özelliği olan; narından zeytinine, seralarında rokasından yeşil soğanına yani Türkiye’yi besleyen bir bölge. Tarımsal üretim anlamında çok önemli. Su, başlı başına ayrı bir konu. Sakarya Nehri geçiyor; Sakarya Nehri 9-10 ili dolaşarak boşalıyor. Burası korunması gereken bir havza. Bölgede bir kuraklık riski var. İçinde bulunduğumuz bu meteorolojik koşullar, iklim paterni aslında bize sinyal veriyor. Eskişehir’e kar yağmıyor, yazlar çok sıcak oluyor, Sarıcakaya'da sıcaklık rekoru kırılıyor.Bunların hepsini birleştirdiğiniz zaman bu proje kesinlikle olmamalı” diye konuştu.
Küçük, 20 Nisan’da Alpagut-Atalan’da gerçekleştirilen bilirkişi keşfine ilişkin davalarda, bilirkişilerin önemine dair değerlendirmelerde bulunarak, “Bu tarz davalarda, dava açıldıktan sonra mahkemeye düşüyor konu. Koza Altın Sarıcakaya projesinde ilk etapta usule aykırılık olduğu için mahkeme bilirkişi keşfi yapılmaksızın oradaki kararı iptal etti, kazanmıştık. Ama daha sonra Danıştay bozdu, tekrardan bir bilirkişi keşfi yapıldı orada ve lehimize bir rapor aldık. Şimdi onun mahkeme kararını bekliyoruz. Alpagut-Atalan dosyasında ise biz davamızı açtık. Mahkeme, ‘Burada birçok teknik husus var, bunun değerlendirmesi alanında uzman kişilerce olmalı’ kararını verdi ve 9 kişilik bir heyet atadı. İtiraz etmedik ama biz ek bilirkişi talep ettik. Çünkü inşaat mühendisi yoktu, arkeolog yoktu ve şehir bölge plancısı yoktu. Normalde biz dava açtığımızda, bu tarz davalarda hekim atamıyordu mahkemeler. Bizim için ilk oldu, bu önemli. Eğer atanmasaydı biz bunu talep edecektik. Çünkü bu projelerin çevresel etkisine ek olarak bir de sağlık etkisi söz konusu” dedi.
Küçük, “Bilirkişi keşfinden önce bir görev dağılımı yaptık. Dava açan kurumlar ve teknik heyet keşfi icra etmek durumundaydı. Ama bir de yöre halkı, Eskişehir’den gidenler, meslek odaları, siyasi parti temsilcileri vardı. Böyle bir ikili gibi düşünebilirsiniz. Sivil toplum ve meslek odaları temsilcisi saydığım bu ekipler aslında keşfe gelmedi. Onlar Alpagut Mahallesi'nde beklediler. Onların tek amacı aslında bilirkişilerin geçerken kamuoyu oluşturmaktı. Ama onun dışında avukat arkadaşlar, teknik ekip, bizler bilirkişi heyetiyle sahaya geldik. Avlamış tarafından bölgeye girdik. Su temin göletinin olduğu yerde keşfin başlamasını talep ettik. Hakim Bey de kabul etti. Yani bizim tüm taleplerimiz zaten makul ve keşfi de hızlandıracak noktada olduğu için anlaşmamak pek mümkün değildi. 6 tane kurumun davası vardı. Ama Baro ve Tabip Odası’nın davaları reddedildi. Ekoloji Derneği’nin davası ise bekletici mesele yapıldı. Başkanlarımız ve vekillerimizin varlığı çok değerliydi. Siyaset üstü bir mesele bu. Oradaki amacımız çatışma değil. Yani şöyle bir çatışma; dosyadaki eksikliklerle olan bir çatışma” ifadelerini kullandı.
Heyete birtakım haritalar oluşturduklarını ve keşif esnasında onları sunduklarını belirten Küçük, “İlgiyle dinledi heyet. Biz uzun bir rota olduğu için aslında belli başlı yerlerde heyetin durmasını, gözlem yapmasını öngörüyorduk. Ama bu da bizim lehimize olan bir tutum oldu; bilirkişi heyeti tüm ünite alanlarını tek tek görmek ve sahayı en başından en sonuna kadar yürümek istedi. Orada 2,5 saate yakın yürüdük. Ben daha önce tüm sahanın yüründüğü bir keşif hiç görmedim. Buralar kurdun kuşun yabanın yuvası. Ormanın içerisinde çok farklı habitatlar var, canlı yaşamı var. Bu da çok önemli bir konu ki bunun için de zaten bilirkişi heyetinde bir biyolog da vardı. O da yine bizim lehimize olan bir uzmanlık alanıydı. Bizim talep ettiğimiz her şey gerçekleştirildi. Hatta bir yerde pasa depolama alanının olduğu yerde eğimli bir arazi vardı. Talep ettik oranın da inilmesini çünkü çok dik bir yerden iniliyordu. Orayı da yürüdü yine bilirkişilerimiz” diye konuştu.
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Eskişehir’in işi eşeği bulunca sevinen Hoca’ya döner mi?
Tarkan Demir
Ölenler öldükleriyle kaldı
Kerem Akyıl
Göz göze gelmeyi unutan nesil
Ümit Polatbaş
ŞAMPİYONLUK AŞKINA
Kaan Özcan
Çocuklar için mücadele edelim
Seval Erci
Sağduyu her şeyden önemli
Ahmet D. Canoruç
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy